İnsan hakları savunucusu Eren Keskin, Almanya'da 2026 Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü'nü aldı. Keskin yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu için törene katılamadı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve insan hakları avukatı Eren ...
01.06.2026
0
Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte İstanbul'un merkezi ilçelerindeki kafelerde "Mekan dolu ama ciro düşük" şikayetinde bulunan işletmeciler, yeni önlemler almaya başladı. Artan maliyetler ve düşen masa devir hızı nedeniyle birçok ...
01.06.2026
0
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel'in cuma günü Silivri'de gerçekleştirilen görüşmesiyle ilgili kulis bilgilerini paylaştı. Hürriyet yazarı Selvi, "Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu, mutlak butlan ...
01.06.2026
0
CHP'nin resmi internet sitesinden, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimleri kaldırıldı. CHP'nin resmi internet sitesinden Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimlerinin yer aldığı sekmeler ...
01.06.2026
0

Fehmi Koru: Kurşun bazen adres de sorar; İYİ Parti ve CHP için hangisi söz konusu?

“Umarım, bu düzensizlikte ortamı karıştıracak öteki yeni gelişmelerle karşılaşmayız”

Fehmi Koru: Kurşun bazen adres de sorar; İYİ Parti ve CHP için hangisi söz konusu?
Yayınlama: 07.04.2023
6
A+
A-

Fehmi Koru*

İYİ Parti’nin İstanbul kent başkanlığı binasının nerede olduğunu bilmiyordum, haberlerden öğrendim. Çok geniş bir bulvar üzerinde o bina.

CHP’nin İstanbul kent başkanlığı binasını ise önünden sıkça geçtiğim için biliyorum. O da geniş bir bulvarın üzerinde. Çok Önemli bir futbol kulübünün stadına ve dev bir AVM’ye de komşu.

Her iki binanın bulunduğu bulvarların üzerinden gece-gündüz binlerce araç geçiyor.

‘Kurşun adres sormaz’ diye bir sinema ve ‘Kurşun adres sormaz ki’ diye birkaç sanatçı tarafından seslendirilmiş bir müziğimiz var.

Bu sefer kurşunlar adresi bildiler. Birkaç gün önce İYİ Parti’nin kent binasına kurşunlar isabet etti, dün de CHP’nin kent binası önünden geçen bir araçtan etrafa kurşunlar saçıldı.

“Ne oluyor?” sorusu sorulmaz mı bu türlü bir durumda, elbette sorulur. Gerçekten başta iki parti ve daha geniş olarak da kamuoyu ilk olaydan bugüne o soruyu soruyor.

Alınan yanıtlar ise tatmin edici bulunmuyor.

İYİ Parti’nin camından girip makam koltuğuna saplanmış olan kurşun oraya bulvarın tam karşısındaki bir inşaattan atılmış. Açıklama bu türlü. Hırsızların dadandığı bir inşaatmış ve bekçisi hırsızları kovalarken şarjörünü rastgele etrafa boşaltmış. Kurşunların bir-ikisi tesadüfen bayağı uzaktaki binaya isabet etmiş…

Anlatımı makul bulunmuş olmalı ki, belinde silahıyla dolaşıp rastgele etrafa şarjör boşaltan inşaat görevlisini, Emniyet, bir gece bile konuk etmeden serbest bırakıverdi. 

CHP binasının önünden geçerken havaya sıkılan kurşunlarla ilgili resmi açıklama daha da enteresan.

Okuyalım:

“Elde edilen kamera imgelerinde Ali Sami Yen Spor Kompleksi Nef Stadyumundan TEM Otoyolu Edirne istikametine otoyolun 2. şeridinde süratle seyreden bir araçtan havaya ateş edildiği tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalarda, yol kenarında 9mm çapında (2) adet kovan bulunmuştur. Bu Bahis İle ilgili başlatılan incelemeler devam etmektedir.”

Tesadüflere inanıyorsanız, ikisi de tesadüf yapıtı olmuş şeyler.

İnşaat görevlisinin silahından çıkan kurşunlar tesadüfen İYİ Parti binasına isabet etmiş…

Açıklamaları makul bulmak mümkündü, ülke süratle seçime doğru yol alıyor olmasaydı…

Nitekim, kurşunların isabet ettiği binada bulunan İYİ Parti ile önünden geçilirken etrafa kurşun saçılan binada bulunan CHP olayların tesadüfle açıklanmasından tatmin olmuş görünmüyor.

Partiler bunları birer eylem ve gayesinin da partililere ve seçmenlerine göz dağı vermek olduğu görüşünde.

Devletin resmi ağızlarının, Emniyet yetkililerinin her iki olaya yaklaşımlarıyla muhalefetin bahse yaklaşımları birbirinden farklı.

Ne olacak şimdi?

Eskiden -2017’de yapılan halkoylamasıyla sistem değişikliğine gidilene kadar- buna benzeyen olaylarda meydana gelebilecek baş karışıklığının önüne geçmek için alınmış bir önlem söz konusuydu: Seçime iki ay kala, içişleri, adalet ve ulaştırma bakanları yerlerini terk eder, onların boşalttığı koltuklara tarafsız isimler otururlardı. 

Cumhurbaşkanı hükümet sistemi ile birlikte bu uygulamaya son verildi. O üç hayati koltukta seçimler öncesinde bir değişikliğe gidilmesi gerekmiyor artık.

Keşke eski uygulamadan vazgeçilmeseydi. O denli bir durumda, benzeyen hareketlerin akabinde yapılacak açıklamalara daha fazla güvenilirdi. O denli olsaydı, muhtemelen her iki olayın akabinde yapılan açıklamalar da daha farklı olurdu.

Şimdi yapılabilecek fazla bir şey yok. İktidar cephesi bu ve bundan sonra olabilecek benzeyen olayları tesadüfen olmuş bitmiş görmeye ve göstermeye devam edecek, muhalefet cephesi de resmi açıklamalara prestij etmeyip onları kendilerine dönük eylemler olarak değerlendirmeyi sürdürecek.

Kamuoyu da, pek çok diğer olayda olduğu benzeri bu olaylarda da, iktidar ve muhalefete yakınlıklarına göre bir hal alacak.

Her sosyal ortamda -bu ortada sosyal medyada da- yeni bir ayrışma konusu halinde tartışılacak bu olaylar.

İyi bir şey mi bu?

Sanmıyorum.

Eylemler rastlantısal değil de muhalefeti sindirme amaçlıysa, olanın siyaseten ziyanını muhalefetten fazla iktidarın görme ihtimalini de hesaba katmak gerekiyor.

Güvenlik eksikliği manzarası oyların istikametini muhalefet lehine çevirebilir.

Kafa karışıklığını ortadan kaldırmanın yolunu iktidarın -resmi çevrelerin- bulması gerekiyor.

İngiltere’de asayişle ilgili olmasa bile iktidar tarafından hafife alınan bir olayı muhalefetin farklı değerlendirdiği ortaya çıkınca, medyanın da zorlamasıyla, mevzuyu araştırmak üzere bir özel temsilci görevlendirilmişti. 

‘Partygate’ diye anılan olayda.

Covid günlerinde sıkı önlemler uygulanan İngiltere’de hükümet her türlü sosyal yakınlaşmaya sonlar getirmiş, konutlarda bile belli sayının üstünde insanların bulunmasını, insanların yaşlı anne-babalarını ziyaretlerini yasaklama kararı almıştı.

Bu sınırlamaları sıkı sıkıya uygulatan Başbakan Boris Johnson’un başbakanlık konutunda yaşgünü partileri düzenlediği ortaya çıkınca ortalık karıştı. İktidarın inkarına karşılık muhalefet ve büyük çapta medya mevzunun üzerine gitti.

Johnson, kendisi ismine yapılan açıklamalar inandırıcı bulunmayınca, tarafsız bilinen birini mevzuyu araştırmayla görevli temsilci olarak atadı.

Sanıyorum, o denli bir sistem, şimdikine benzeyen durumlarda devreye alınmak üzere, bizde de sisteme entegre edilebilir.

O vakte kadar ne olacak?

Hiçbir şey. Seçime kadar baş karışıklığıyla gidilecek. Bir taraf “Tesadüf” diyecek, öbür taraf da buna itiraz edip işin içinde diğer işler olduğunda ısrar edecek.

Umarım, bu karışıklıkta ortamı karıştıracak diğer yeni gelişmelerle karşılaşmayız.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.