DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Ertuğrul Özkök: Dün gece bir de Zekeriya Öz bulsalardı bu sabah nasıl bir Türkiye’ye uyanacaktık?

“Bilelim ki, bu teşebbüs başarılı olursa, artık hiç birimizin sığınacak hiçbir şeyi kalmayacak… Fransız İhtilali’ndeki benzeri bir yargıçlar diktatörlüğü başlamış demektir…”

Ertuğrul Özkök: Dün gece bir de Zekeriya Öz bulsalardı bu sabah nasıl bir Türkiye’ye uyanacaktık?
Yayınlama: 09.11.2023
9
A+
A-

Ertuğrul Özkök | Vaktin Ruhu

Haberi dün Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ünden geçerken radyodan öğrendim.
Çok tuhaf…
Bir anda 7 yıl geriye döndüm.
Bir 15 Temmuz gecesi bu köprüyü zıt yönde geçerken de aynı duyguya kapılmıştım.
O gün içimden gelen ses şuydu:
“Bu darbeyi yapanlar başarırsa hepimiz mahfolduk…”

Yemin ediyorum dün aynı duyguyu yaşadım

İnanın dün aynı duyguyu yaşadım.
İçimden gelen ses tekrar birebirdi:
“Bu darbeyi yapanlar muvaffakiyete hepimiz mahvolduk…”
Yargıtay 3. Ceza Dairesi aldığı kararla resmen “Ben Anayasa Mahkemesi’ni ve Anayasa’da yazılı o maddeyi tanımıyorum…” dedi.
Bana göre açıkça Anayasayı ortadan kaldırma suçu…
Orada da kalmıyordu.
Suç duyurusunda bulunuyordu.
Şu yazıyı yazdığım stlerde ne olacağını bilemiyordum

15 Temmuz gecesi ilk işim Aydın Bey’i aramak olmuştu

76 yıllık hayatımda ilk sefer bir sivil yargı darbe teşebbüsüne şahit olmuyormuşum benzeri bir his vardı içimde.
15 Temmuz gecesi konutuma döndüğümde ilk işim Aydın Doğan’ı arayıp, “Aydın Beyefendi bu bir darbe teşebbüsü. Buna karşı çıkmalıyız” demiştim.
O da bana ‘Ben de aynı fikirdeyim’ demişti.
Ce o gece CNN ve bütün öteki Doğan Medya Grubu yayın organları bu darbe teşebbüsüne karşı çıkmıştık.
Bu kez daha çaresizdim.
Artık yönetici değildim.
Yazacak bir gazete bile yoktu.
Dönüp “Şunu yapalım” diyeceğim kimse yoktu.
Gözümün önünde devletin hepimiz açısından en çok önemli anayasal kurumuna resmen etkisiz hale getirme teşebbüsü yapılıyordu.

Akşam yemekte Mustafa Koç merasiminden gelen bir iş insanı

Akşam bir yemekteydim.
Gece Mustafa Koç Spor Mükafatı merasimi vardı.
Oradan kalkıp gelen ünlü bir iş adamı bizim masamıza gelip şunu söyledi:
“Bu bir hukuk rezaleti…”
İnanamadım bu sözlere…
“Ne yani sen bunu sıradan bir hukuk rezaleti olarak mı görüyorsun” dedim.
Sonra düşündüm.
Türkiye burjuvazisi bu olayı sahiden kolay bir “Hukuk rezaleti” benzeri mi görüyordu acaba…
Böyle ise bu iş bitmiştir demektir.
Yazık olmuş bu ülkeye…
Benim gözümde dün bu ülkenin yargı sisteminde olan olayın 27 Nisan muhtırasından, 17-25 Aralık teşebbüsünden, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden, hatta 12 Eylül’den hiçbir farkı yoktu…

Gözümün önüne “yetmez ama evetçi”ler geldi

Aklıma, 2017 Referandumu’ndaki “Yetmez ama evetçiler” geldi…
Türkiye’de yargının bu hale gelmesi süreci o referandumla başlamıştı.
Yetmez ama evetçileri bulup onlara haykırmak istedim.
Farkında mısınız? Sizin evet oylarınızla değiştirilen o anayasa ile gelen yargı sistemi ülkemizi ne hale getirdi.
Biliyorum… Çoğu farkında…

Bu sefer birtakım AKP’liler de işin çok farkında

Ama sanki bugün AKP’nin önde gelenleri bunun farkında ve şuurunda mı…
Yani dün bu ülkede olan bu yargı teşebbüsünün ne olduğunu fark ediyorlar mı…
Aynı stlerde içimi biraz olsun ferahlatan bir mesaj geliyor.
AKP’nin kurucu babalarından Hayati Yazıcı bir tweet atarak “Hiç ve asla olmaması gereken bir olay yaşıyoruz” dedi.
‘İşte budur’ dedim içimden.
Böyle bir teşebbüse iktidar partisinden bu türlü bir tepki gelmeli…
Ama dün gece televizyonlara bakıyorum…
Çoğunda hala “CHP tartışılıyor…”

Yargıçlara seslenmek istiyorum

Oysa aynı stlerde biz sonuçları itibariyle, 27 Nisan muhtırasından çok daha vahim bir durumu yaşıyorduk.
Ve buradan bütün siyasi partilere seslenmek istiyorum…
Darbe dediğiniz şey yalnızca askerlerden mi gelir sanıyorsunuz…
Bu ülkenim yargıçlarına seslenmek istiyorum…
Gerçekten içinize sindirebiliyor musunuz bunu…
Yoksa siz de kolay bir hukuk ve yetki ihlali olarak mı görüyorsunuz …

Ey Ankara’dakiler durumun ne olduğunun farkında mısınız?

Yargıtay 3. Dairesi bu teşebbüsü yaparken, daha da vahim bir şey yapmış.
Bir de suç duyurusunda bulunmuş…
Demek ki o malum periyottaki benzeri bir polis müdürü ve bir de Zekeriye Öz bulsalar…
Bu sabah Anayasa Mahkemesi’nin bütün yargıçları sabah kapılarına dayanmış polislerle uyanacaktı…
Alıp Silivri’ye götüreceklerdi hakimleri…
Beyler…
Bu dejavuyu yeniden yaşamaya hazır mıyız…
Bunun artık şu partiyle, bu partiyle ilgisi kalmadı…
Bilelim ki, bu teşebbüs başarılı olursa, artık hiç birimizin sığınacak hiçbir şeyi kalmayacak…
Fransız İhtilali’ndeki benzeri bir yargıçlar diktatörlüğü başlamış demektir…
Allah’tan şu ana kadar bir Zekeriya Öz bulamadılar…
Ama 3. Daire’nin paletleri hala kapımızda…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.