7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e hücumuyla başlayan, akabinde Gazze’ye yönelik İsrail bombardımanıyla son yılların en büyük insani krizine dönüşen savaşta yeni bir ateşkes ihtimali ufukta belirdi. Söz konusu planda altı haftalık çatışmasızlık ve …
7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e akınıyla başlayan, akabinde Gazze’ye yönelik İsrail bombardımanıyla son yılların en büyük insani krizine dönüşen savaşta yeni bir ateşkes ihtimali ufukta belirdi.
Söz konusu planda altı haftalık çatışmasızlık ve Hamas’ın elindeki İsrailli rehinelerle, İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin karşılıklı serbest bırakılması benzeri maddeler olacağı bildirildi.
Reuters’a konuşan bir Hamas yetkilisi de ilk etapta Hamas’ın rehin aldığı sivillerin serbest bırakılmasını içeren üç kademeli bir plan üzerinde çalışıldığını dile getirdi.
Hamas’ın siyasi lideri Haniye, bu doğrultuda İsrail, ABD, Katar ve Mısır’ın değerlendirdiği bir formülü tartışmak üzere Mısır’ın başşehri Kahire’ye davet edildiğini kaydetti.
Hamas lideri, “Gazze’ye yönelik hücumun durdurulması, yerinden edilen Filistinlilere inançlı bölge sunulması, Gazze’nin yeniden inşası ve rehinelerin karşılıklı serbest bırakılması” doğrultusunda yeni inisiyatiflere açık olduklarını dile getirdi.
Haniye önceliklerinin kalıcı ateşkes ve İsrail’in “tamamen geri çekilmesi” olduğunu söylese de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu türlü bir seçeneğin masada olmadığını savunuyor.
Aşırı sağcı Ben-Gvir’den ‘koalisyonu dağıtma’ tehdidi
Netanyahu, “mutlak zafer” olmadan savaşın sona ermeyeceğini, bunun da Hamas’ın ortadan kaldırılması ve tüm rehinelerin serbest kalması olduğunu söylüyor.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Hamas ile “sorumsuzca bir anlaşmanın” sağlanması durumunda koalisyon hükümetini dağıtacakları tehdidinde bulundu.
7 Ekim’deki Hamas atağında 1300 kişi öldürülmüş, yaklaşık 250 rehine Hamas tarafından Gazze’ye götürülmüştü. Kasım’daki süreksiz ateşkeste 105 İsrailli ve yabancı rehine serbest bırakıldı. Karşılığında İsrail hapishanelerindeki 240 Filistinli de serbest kaldı.
Savaşın en çok etkilediği Gazze’de 7 Ekim’den bu yana 26 bin 700’den fazla kişi, İsrail taarruzlarında hayatını kaybetti. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı’na göre bunların çoğunluğu bayan ve çocuklar.
Son günlerde hem Gazze’de hem de Batı Şeria’da çatışma ve gerginlik epey yüksek.
Dün Batı Şeria’da bir hastanede tabip ve sivil görünümlü İsrailli askerlerin silahlı baskın yapması üzerine, Filistin Yönetimi Sağlık Bakanlığı, İsrail’i “hastanelerde yeni katliamlar” düzenlemekle suçladı.
Geçtiğimiz hafta Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Güney Afrika’nın açtığı davada ara karar vererek, İsrail’in Gazze’deki soykırım eylemlerini engellemek için tüm tedbirleri almasının mecburî olduğuna hükmetti.