Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nın (2026-YDS/1), 5 Nisan Pazar günü 20 farklı dilde yapılacağını duyurdu. ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre; 5 Nisan Pazar günü 81 ilde toplam 87 sınav ...
04.04.2026
0
İstanbul’daki Sultanahmet ve Cağaloğlu Kız liselerinde güçlendirme çalışması bitti ama öğrenciler dönemedi. İki okula Milli Eğitim Akademisi tabelaları asıldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın İstanbul ve Ankara’daki tarihi okul binalarını “depreme ...
12.04.2026
0
Türkiye'de 2026-2027 eğitim-öğretim yılı için açıklanan özel okul ücretleri 1.5 milyon TL sınırını aşarak rekor kırdı. Türkiye'deki ücretler, Avrupa'nın en elit, tarihi ve yatılı okullarının fiyatlarıyla yarışır hale geldi. Sadece eğitim bedeli ...
14.04.2026
0
Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) ve Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen), Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırının ardından 1 günlük iş bırakma kararı aldı. Şanlıurfa’da ...
15.04.2026
0

Eğitim-Sen’den MEB’e Ensar Vakfı tepkisi: Okullarda, dini içerikli tüm etkinlik ve fliyetlere derhal son verilmelidir

Eğitim-Sen’den MEB’e Ensar Vakfı tepkisi: Okullarda, dini içerikli tüm etkinlik ve fliyetlere derhal son verilmelidir

Eğitim-Sen’den MEB’e Ensar Vakfı tepkisi: Okullarda, dini içerikli tüm etkinlik ve fliyetlere derhal son verilmelidir
Yayınlama: 26.03.2024
3
A+
A-

Eğitim ve Bilim İşçileri Sendikası (Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Ensar Vakfı’na Türkiye genelinde tüm ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik olarak ”Sana Emanet” başlıklı bir bilgi müsabakası düzenleme müsaadesi vermesine tepki gösterdi. 

Eğitim-Sen tarafından yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Türkiye’de okullar başta olmak üzere yaygın ve örgün eğitim kurumları, eğitim-öğretim fliyeti yürütme sürecinde, Ulusal Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) dini dernek ve vakıflarla yapmış olduğu protokoller üzerinden dini etkinlik ve fliyetlerin yerleri haline getirilmiştir. MEB aracılığıyla, Diyanet İşleri Başkanlığı başta olmak üzere, dini vakıf ve cemtler eliyle okullarda yürütülen ÇEDES ve gibi uygulamaların yanı sıra, çeşitli yarış ve etkinlikler yapılmaktadır. MEB, 7 yıl önce Karaman’da 9-10 yaşında 45 çocuğun cinsel istismara uğradığı skandala ismi karışan ve sanıkların 508 yıl hapis cezasına çarptırıldığı Ensar Vakfı’na ülke genelinde tüm ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik olarak ‘Sana Emanet’ başlıklı bir bilgi müsabakası düzenleme müsaadesi vermiştir. Ensar Vakfı’nın ‘Sana Emanet’ isimli müsabakasına katılacak olan öğrenci ve öğretmenlere öncelikle vakfa ait Ensar Yayınevi’nce bastırılan, ‘40 Derste Hadis’ ve ‘40 Derste Kuran-ı Kerim’ kitapları okutulması amaçlanmaktadır. Ensar Vakfı, ortaokul ve liselerin katılacağı ‘Sana Emanet’ yarışının amacıyla ilgili olarak ‘Ortaokulda seçmeli, Peygamberimizin Hayatı dersini daha tesirli hale getirmek. Siyer dersine ilgiyi artırmak. Hz. Peygamber’in hoş ahlakının tanınmasını sağlamak. Peygamberin hoş ahlakının öğrencilerde faziletli davranışlara dönüşmesini sağlamak. Öğrencilerde kitap okuma alışkanlığını arttırmak. Kuran-ı Kerim derslerini tesirli bir şekilde öğretmek’ olarak ifade etmiştir.

Yarışmaya Türkiye’deki tüm resmi ve özel ortaokulların 6. ve 7. sınıf öğrencileri ile lise 9. ve 10. sınıf öğrencileri ile imam hatip liseleri hazırlık sınıfları katılacaktır. Dereceye girecek 608 öğrenciye 681 bin TL, 36 öğretmen ve müdüre 114 bin TL olmak üzere toplamda 795 bin TL para mükafatı dağıtılacağı açıklanmıştır. MEB çeşitli dini vakıf ve derneklerle ‘iş birliği’ protokolleri yapılmakta, okullarda MEB onaylı müsabakalar düzenlenmektedir. Bunun son örneği Ensar Vakfı’nın ‘Sana Emanet’ isimli yarışıdır ve söylediği söz edilen yarış için bütün ortaokul ve liselere yazı gönderilmiştir. Müsabakanın toplam ödül pahası 795 bin olarak duyurulurken, okunacak kitaplar Ensar Vakfı’nca basılmıştır.  Ensar Vakfı’nın mayıs ayında yapacağı, ‘Sana Emanet’ isimli yarışını resmi yazıyla tüm Türkiye’deki teşkilatına duyuran MEB, öğrenci ve öğretmenlerin müsabakaya katılmasını ve etkinlik sonrasında etkinlik raporu oluşturularak MEB Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesi talimatı vermiştir. Yıllardır okullarda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in tabiriyle ‘sivil toplum kuruluşu’ ismi altında fliyet yürüten dini dernek ve vakıflar okullarda dini içerikli müsabakalar yapmakta, vakıf vazifelileri ‘dini pahalar eğitimi’ dersleri vermektedir. Türkiye’de uzun yıllardır eğitimin dinselleştirilmesi, okullar ve öğrencilere yönelik çeşitli dini fliyetlerin artmasını beraberinde getirmiştir. Okullarda, öğretme-öğrenme sürecinde kullanılan formüller, telaffuzlar ve gereçlerin büyük ölçüde dini kural ve referanslara göre düzenlenmesi, okulları eğitim kurumu olma niteliğini olumsuz etkileyen önemli sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. 

MEB kent ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinin Ensar Vakfı benzeri dini vakıfların etkinliklerini yaygınlaştırmak için yıllardır ne kadar ağır uğraş gösterdikleri bilinmektedir. Dini vakıf ve cemtlerin okulları temel etkinlik alanları olarak belirlemiş olmaları, yıllar içinde süratle dinselleştirilmiş olan eğitim sistemi içinde farklı bir dinî eğitim sisteminin inşa edilmesinin önünü açmaktadır. Türkiye’nin pek çok vilayetinde çocukların bilişsel ve duygusal gelişim seviyeleri göz gerisi edilerek düzenlenen buna benzer aktifliklerin asıl gayesi, çeşitli eğitim kademelerindeki öğrencilere yönelik dini propaganda manasını taşımaktadır. Toplumda ve okullarda bütün din ve inançtan insanlar, eşit şartlarda yaşamak ve aynı kurallara uymak durumundadır. Laiklik, herhangi bir gruba yahut mezhebe dinî ayrıcalık ve üstünlük tanınmamasının, farklı inanç ve dinlerdeki insanlar arasında eşitliğin sağlanmasının temel şartıdır. Bunun gerçekleşmesi için devletin ve devlet kurumlarının tüm din, mezhep ve inançlara aynı uzaklıkta durması, eğitim ve dini içerikli fliyetleri asla birbirine karıştırılmaması gerekmektedir. MEB’in görevi çocukları ve gençleri insanlığın ortak kozmik pahaları doğrultusunda yetiştirmek, temel insan hakları ve çocukların faydasını gözetecek, çocukların ve gençlerin kendilerini gerçekleştirebilmesi için mevcut bilgi birikimine ulaşmasına ve eleştirel fikir mahareti kazanabilmesine imkan sağlayacak somut adımlar atmak için çalışmaktır.  Devlet, eğitimi ve toplumsal hayatı örgütlerken bunu dini kurumlara, dini kurallara, telaffuzlara yahut referanslara göre yapmamalıdır. Bilhassa eğitim sistemi ve okullar, dini kurallar yahut fliyetlerle değil, üniversal ve bilimsel gerçeklere, toplumsal gereksinimlere göre düzenlenmesi gereken kurumlardır. MEB’in görevi dini dernek ve vakıfların okullardaki fliyetlerini organize etmek değil, eğitimin yapısal sıkıntılarına kalıcı tahliller üretmektir. Okullarda hangi isim altında olursa olsun, dini içerikli tüm etkinlik ve fliyetlere derhal son verilmeli, eğitim öğretim süreci eğitim biliminin temel prensipleri ve çocukların üstün faydası gözetilerek yürütülmelidir.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.