DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Mansur Yavaş: AB üyeliği temel hedeflerimiz arasında

Mansur Yavaş: AB üyeliği temel gayelerimiz arasında

Mansur Yavaş: AB üyeliği temel hedeflerimiz arasında
Yayınlama: 25.04.2024
5
A+
A-

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bundan ötürü düzenlediği resepsiyonda yabancı ülkelerin Ankara’daki büyükelçilerini ve misyon temsilcilerini ağırladı. Yavaş, “Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği bizim de temel maksadımız arasında yer almaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler düzeyine ulaşma yolunda Avrupa Birliği’ne giriş projesine büyük değer veriyor, bunun ülkemiz için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Fakat, son dönemde, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilgilerinde, üye statüsü yerine ‘dış ilişkiler’ çerçevesinde yer alması hayli düşündürücüdür. Benzer şekilde, geçtiğimiz hafta Avrupa Kurulu liderler zirvesinde, Türkiye’nin Kıbrıs tahlili çerçevesinde ele alınması da cüret kırıcıdır” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bundan ötürü farklı ülkelerin Ankara’daki büyükelçilerine ve misyon temsilcilerine Mogan Park Konukevi’nde resepsiyon düzenledi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, resepsiyonda yaptığı konuşmasına davetine katılanlara teşekkür ederek başladı. Konuşmasında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ehemmiyetine dikkat çeken Yavaş, “Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zor kurallar altında milleti bir araya getirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığı ve ulusun geleceğini çocuklara adadığı özel bir gün. Bu manada, dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramını kutlamanın gururunu yaşıyoruz” tabirlerini kullandı.

31 Mart’ta gerçekleşen yerel seçimlerde yüzde 60,4 oy alarak seçildiğini belirten Yavaş, “Bu başarıda hiç elbet geçtiğimiz 5 yılda ortaya koyduğumuz adil, tarafsız, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı, insan ve çevre odaklı yönetim anlayışımız çok önemli rol oynadı. Betona ve ranta değil vatandaşlarımızın gereksinimlerini merkeze alan projelerimiz Ankara halkı tarafından kabul gördü. Bundan ötürü önümüzdeki dönem de aynı anlayışla halkımıza hizmete devam edeceğiz” diye konuştu.

“İş birliği geliştirmekten memnunluk duyacağız”

Mansur Yavaş’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Tüm bu çalışmaları yaparken dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak sizlerle yakın işbirliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Sizlerin de bir Ankara sakini olarak ülkelerinizdeki deneyimleri bizimle paylaşmanızdan ve işbirliklerimizi artırmaktan büyük memnunluk duyacağımızı bir kere daha belirtiyoruz. Kapımızın çoğu zaman sizlere açık olduğunun, ülkelerinizdeki yerel idareler başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla teknik, sosyal, kültürel ve ticari alanlarda işbirliklerimizi geliştirmekten memnunluk duyacağımızın altını çiziyorum.

“Avrupa Birliği’ne giriş projesine çok ehemmiyet veriyoruz”

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği bizim de temel amacımız arasında yer almaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler düzeyine ulaşma yolunda Avrupa Birliği’ne giriş projesine büyük kıymet veriyor, bunun ülkemiz için vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz. Ancak, son dönemde, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan bağlantılarında, üye statüsü yerine ‘dış ilişkiler’ çerçevesinde yer alması hayli düşündürücüdür. Benzer şekilde, geçtiğimiz hafta Avrupa Kurulu liderler zirvesinde, Türkiye’nin Kıbrıs tahlili çerçevesinde ele alınması da yürek kırıcıdır.

Ne yazık ki, Avrupa Birliğinin Türkiye’ye yönelik adımları, geleceğe dair net bir yol göstermiyor ve önemli bir jeostratejik vizyon ya da dengeli bir eylem planı içermiyor. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin stratejik çıkarları, Gümrük Birliği’nin siyasi kurallara bağlı kalmadan ve daha fazla gecikme olmadan, yeşil ve dijital siyasetler doğrultusunda modernize edilmesini gerektiriyor. Bu, sadece Avrupa Birliği ve Türkiye’nin rekabet gücünü ve stratejik özerkliğini artırmakla kalmayacak, aynı vakitte zorlu siyasi ve jeopolitik meselelerin üstesinden gelinmesi için gerekli olan karşılıklı inancın oluşmasına da destek olacak.

“Türkiye coğrafyasındaki müstesna rolünün bilincindedir”

Diğer yandan, 18 Mart 2016’da gerçekleşen Türkiye – Avrupa Birliği Tepesi’nde alınan kararlar, Türkiye’nin üzerindeki sığınmacı yükünü güzelce artırdı ve denetim edilemeyen bir göç akışına yol açtı. Türkiye artık yalnızca göçmenler için bir geçiş ülkesi olmaktan çıkıp, bir kalış ülkesi haline gelmiştir. Bunun yarattığı toplumsal huzursuzluk, demografik baskı, sosyo-kültürel ve ekonomik çatışmalar, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu bakımdan, milletimizin telaşları gözetilmelidir. Türkiye coğrafyasındaki müstesna rolünün şuurundadır. Tam da bu sebeple milletimiz ‘bir mülteci tampon bölgesi’ fonksiyonunu reddetmektedir. Ülkemizin üzerine yüklenen bu yük, hakkaniyetle ve rasyonellikle bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan mültecilerin kendi ülkelerinde, doğru bir planlama ve insan haklarına uygun şekilde yeniden iskan edilmesi konusunu önemsiyorum.

“Çocuk ve sivillere yapılan bu ataklarda Filistin halkının yanında olduğumu belirtiyorum”

Ülkemiz bugün, bir ateş çemberiyle çevrili zorlu bir coğrafyada bulunmaktadır. Türkiye’nin stratejik pozisyonu ve jeopolitik değeri, barış ve istikrar yönünde atacağımız adımların ne kadar hayati ve değerli olduğunu göstermektedir. Etrafımızda yaşanan savaşlar ve çatışmalar ülkemizi etkilese de Atatürk’ün ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ ilkesi çoğu zaman yol göstericimiz olmuştur ve olmaya devam edecektir. 21. yüzyılda çocukları, sivilleri öldürmek, susuz ve elektriksiz yaşamaya zorlamak yalnızca savaş değil, insanlık kabahatidir. Çocuk ve sivillere yapılan bu akınlarda Filistin halkının yanında olduğumu belirtiyorum. İsrail hükümetini sağduyulu hareket etmeye davet ediyorum. Gazze’de, Filistin ve İsrail’in her yerinde en kısa sürede savaşın sona ermesini ve daha fazla çocuk ve sivilin hayatını kaybetmemesini umuyorum.

“Ankara, barışın ve karşılıklı anlayışın simgesi olmaya devam edecek”

Savaşların gölgesinde barışın değerini bir sefer daha anlamamız ve içselleştirmemiz gerekmektedir. Barışı korumak ve barışın yeniden tesisini sağlamak, yalnızca ulusal bir görev değil, aynı vakitte uluslararası bir sorumluluktur. Uluslararası toplumun bir kesimi olarak, Türkiye’nin barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik gayretleri, dünya genelindeki barış gayretlerini destek veren bir role sahip olduğunu düşünüyorum. Bizler, belediye başkanları olarak, bölgesel çatışmalara, insani açıdan, barışçıl açıdan bakmaya devam edeceğiz. Ankara, barışın ve karşılıklı anlayışın simgesi olmaya devam edecektir. Uluslararası toplum olarak barışın sağlanması için yapan katkılarda bulunmak, hepimizin sorumluluğundadır.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.