Temelli’den “geri gönderme” eleştirisi: Suriye’de devlet varmış benzeri göndererek işkence görmelerine mahal veriyorsunuz
TBMM Genel Şurası’nda 2025 yılı bütçeleri görüşülüyor. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “28. dönem başladığından bu yana 39 kanunu ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesini Anayasa Mahkemesi’ne taşımışız. Yalnızca bu yeni yasama döneminde yarın yeni öğretmenler kanunu başta olmak üzere çıkartılan 8 kanunun tamamını Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz” dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise iktidarın Suriyeli sığınmacıları “geri gönderme” siyasetini eleştirerek; “Geri gönderme merkezlerinde yaşanan sorun çok önemli bir sorun. Cezaevlerinden tahliye olunup neden geri gönderme merkezlerine getiriliyor? Aileleri burada neden ailelerinin yanına gitmiyorlar yahut bu insanlar öteki bir ülkeye gitmek istemlerine karşın neden ısrarla Suriye’ye teslim ediliyor? Suriye’de hangi muhattaplığınız var da gönderiliyor? Suriye’de güya şu an bir devlet var, hukuk varmış benzeri bu insanları göndererek neden işkence görmelerine mahal veriyorsunuz?” tabirlerini kullandı.
TBMM Genel Konseyi’nde; TBMM, Anayasa Mahkemesi, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın 2025 yılı bütçeleri görüşülüyor.
“Meclis’in bu yasama kalitesini düzeltmesi lazım”
CHP grubu ismine konuşan Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, iktidarın torba kanun tekliflerine tepki gösterdi. Günaydın şunları söyledi:
“TBMM, torba kanunlar üzerinden bir yol geliştirdi. Profesyonel hukukçuların bile kanun metinlerini işleyemediği, takip edemediği bir tertibi ısrarla sürdürüyoruz. Her eleştirimizde AKP grubu ‘bu sefer son’ diyor ama karşımıza bir öbür torba kanun teklifi çıkıyor. 1 Haziran 2023’ten bu yana yani 28. dönem başladığından bu yana 39 kanunu ve cumhurbaşkanlığı kararnamesini Anayasa Mahkemesi’ne taşımışız. Yalnızca bu yeni yasama döneminde yarın yeni öğretmenler kanunu başta olmak üzere çıkartılan 8 kanunun tamamını Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz. Arkadaşlar evvelce ‘bu CHP Anayasa Mahkemesi önünde yatıyor’ derlerdi. Siz kanuna, yasaya uygun olmayan düzenlemeleri birbiri gerisine yaparsanız biz mlesef mevcut milletvekilliği misyonumuza bir de Anayasa Mahkemesi dilekçesi hazırlama sorumluluğunu eklemek zorunda kalıyoruz. Anayasa Mahkemesi 1 Nolu Cumhurbaşkanı kararnamesini lime lime edip önünüze bıraktı üstelik ‘altı yıl önce çıkmış, bunun bütün kararları hukuksuzdur’ dedi. Ben soruyorum; bu yakışıyor mu bu memlekete? Meclis’in bu yasama kalitesini düzeltmesi lazım.
“Adalet Bakanlığı ve mahkemelere güven yüzde 1,4”
Anayasa Mahkemesi önüne gelen bahislerde toplumun hassasiyetini oluşturan kanunlara öncelik vermesi lazım. Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlar her ne hikmetse altı ay sonra Resmi Gazete’de yayınlanıyor bundan ötürü iş işten geçmiş oluyor. Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelen evrakları kıymet sırasına göre ele almasını ve değerlendirip karar vermesini diliyoruz.
Adalet Bakanlığı ile ilgili de söyleyecek çok söz var. Kurumlara itimatla ilgili bir liste var buna göre Diyanet’e güven yüzde 2’ye düşmüş, Adalet Bakanlığı ve mahkemelere güven yüzde 1,4. Türkiye’de daha sağlam olmayan bir kurum sayın derseniz vatandaş sayamıyor. Bu vatandaşın şayet eğitim seviyesi artarsa Adalet Bakanlığı’na güveni düşüyor ve ne kadar gençleşirse bu güven düşüyor.”
AK Parti sıralarından kendisine yönelik reaksiyonlara Günaydın, “Burada milletvekilinin garip bir şekilde bağırması mı yoksa buradan bir ders çıkartması mı gerekiyor? Bu memlekette size oy verenler de dahil olmak üzere vatandaşlar mahkemelere güven duymuyor bu adam bunu sorun etmek yerine benim sözümü kesmeye uğraş ediyor” dedi.
Gökhan Günaydın, yarın (11 Aralık Çarşamba) Anayasa Mahkemesi’ne “Öğretmenlik Meslek Kanunu” hakkında yürürlüğü durdurma ve iptali istemiyle st 11.00’da müracaat yapacak.
“Suriye’de güya şu an bir devlet var, hukuk varmış gibi”
DEM Parti milletvekilleri sıralarına ‘hasta tutsaklara özgürlük’, ‘siyasi yargılamalara son verin’ yazılı pankartlar koydu. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise şunları söyledi:
“İki çok önemli bakanlığın aynı günde görüşülüyor olması çok önemli bir sorun. Birikmiş çok devasa problemler var. Geri gönderme merkezlerinde yaşanan sorun çok önemli bir sorun. Cezaevlerinden tahliye olunup neden geri gönderme merkezlerine getiriliyor? Aileleri burada neden ailelerinin yanına gitmiyorlar yahut bu insanlar öbür bir ülkeye gitmek istemlerine karşın neden ısrarla Suriye’ye teslim ediliyor? Suriye’de hangi mahattaplığınız var da gönderiliyor? Suriye’de güya şu an bir devlet var, hukuk varmış benzeri bu insanları göndererek neden işkence görmelerine mahal veriyorsunuz?” (ANKA)