2 Nisan sabahında altın fiyatlarında geri çekilme öne çıktı. Spot gram altın 6 bin 705 liradan, ons altın 4 bin 685 dolardan işlem gördü. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a ilişkin sert açıklamalarının ardından petrolün yeniden 105 doların üstüne ...
02.04.2026
0
İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kuru bugün itibarıyla 29,11 TL'ye çıkarıldı. Böylece 12 Mart'tan bu yana ilaç fiyatları yüzde 14,9 oranında artmış oldu. İlaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan Euro kuru güncellendi. 12 Mart ...
02.04.2026
0
Almanya’da tüketici fiyatları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısının etkisiyle 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Enflasyon oranı yıllık yüzde 2,7 olarak açıklandı. Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık nedeniyle Almanya’da akaryakıt litre ...
02.04.2026
0
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yürürlüğe konulan kredi ve kredi kartı borçlarına yönelik 48 aya kadar yapılandırma imkanında 3 aylık başvuru süresi 29 Nisan'da sona eriyor. Hangi borçlar kapsamda? Sabah'ın haberine göre ...
02.04.2026
0

Zirt Odaları Birliği: Temel gıda ürünlerinde marketlerde tavan fiyat uygulansın

Zirt Odaları Birliği: Temel besin eserlerinde marketlerde tavan fiyat uygulansın

Zirt Odaları Birliği: Temel gıda ürünlerinde marketlerde tavan fiyat uygulansın
Yayınlama: 09.02.2025
2
A+
A-

Türkiye Zirt Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’ne ilişkin, son 10 yılda kuru fasulye, nohut ve mercimekte ithalat ölçüsünün yüzde 55 oranında arttığını ifade ederek, “En çok önemli protein kaynaklarından baklagilde ithalatçı olmamız kabul edilemez. Halkımızın sağlıklı beslenmesi için temel besin eserlerinde üretim artırılmalı, ithalattan vazgeçilmelidir. Bu benzeri temel besin eserlerinde marketlerde tavan fiyat uygulanmalıdır” denildi.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’ne ilişkin açıklama yaptı.

Türkiye’de yetiştirilen 7 çeşit yemeklik baklagil arasında en fazla üretilenlerin nohut, kuru fasulye ve mercimek olduğunu, bunların her birinin başka bir besin kıymeti bulunduğunu aktaran Bayraktar, şunları kaydetti: 

“Fastfood ve hazır besin tüketiminin arttığı son yıllarda tabipler ve diyetisyenler tarafından da baklagiller sıklıkla öneriliyor. Ayrıyeten baklagiller, topraktaki organik madde birikimine yardımcı olmaları ve toprak yapısını düzeltmeleri nedeniyle ekim nöbetinde sıklıkla tercih ediliyor. Bu durum baklagillerin ziraî üretimdeki kıymetini artırıyor. Bu doğrultuda Birleşmiş Milletler tarafından 2016 yılı ‘Uluslararası Bakliyat Yılı’ olarak ilan edildi ve takip eden süreçte her yıl 10 Şubat gününün ‘Dünya Bakliyat Günü’ olması kararlaştırıldı.

Ülkemizde baklagil üretimi ülke geneline yayılmış olsa da Güneydoğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nin güneyinde ağırlaşıyor. Genel olarak, kırmızı mercimek Güneydoğu’da, yeşil mercimek İç Anadolu’da, bakla Ege ve Güney Marmara’da, nohut ve kuru fasulye ise birçok bölgemizde yetiştiriliyor. Toplam yemeklik baklagil üretiminin, yüzde 42,7’sini nohut, yüzde 30,1’ini kırmızı mercimek, yüzde 20,7’sini kuru fasulye, yüzde 5,3’ünü yeşil mercimek oluşturuyor. Geri kalan yüzde 1,1’ini ise diğer bakliyatlar oluşturuyor. Ülkemizde 1990 yılında toplam 20,3 milyon dekar olan baklagil ekim alanı bugüne geldiğimizde 8,7 milyon dekara geriledi. Yani ekim alanlarımızda yüzde 56,6 oranında azalma yaşandı. Aynı şekilde üretimde de yüzde 33,2 oranında bir gerileme gerçekleşti.”

“Baklagillerde üretim tüketimi karşılamıyor”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2016’da Uluslararası Bakliyat Yılı ilan edilmesinin akabinde, 2024’e kadar yapılan çalışmalar ve üreticilerin uğraşıyla bakliyat üretiminin yüzde 24,5 oranında artarak toplam 1 milyon 345 bin tona çıktığını ifade etti.

Bayraktar, şöyle devam etti:

“Bu artışa karşın nohut dışında en çok ürettiğimiz baklagillerde arz açığımız devam ediyor. İstatistikler yeşil mercimekte yüzde 39,8, kırmızı mercimekte yüzde 14,1, kuru fasulyede ise yüzde 8,6 oranında açığımız olduğunu gösteriyor. Son 10 yılda kuru fasulye, nohut ve mercimekte ithalat miktarı 379 bin 869 tondan yüzde 55 oranında artarak 587 bin 500 tona çıktı. İthalat bedeli ise yüzde 28 oranında artarak 321 milyon dolardan 412 milyon 200 bin dolara yükseldi. Böylece son on yılda toplamda 5 milyon 44 bin ton ithalata karşılık 3 milyar 629 milyon dolar para ödedik. En çok önemli protein kaynaklarından baklagilde ithalatçı olmamız kabul edilemez. İnsanımızın protein muhtaçlığının karşılamasında çok önemli bir yere sahip olan baklagillerin üretimini artırmak zorundayız. Halkımızın sağlıklı beslenmesi için temel besin eserlerinde üretim artırılmalı, ithalattan vazgeçilmelidir.

Bu benzeri temel besin eserlerinde marketlerde tavan fiyat uygulanmalıdır. Baklagil üretimini artırmaya yönelik teşvikler artırılmalı, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkı makul düzeylere çekilmelidir. Hasat periyoduna yakın ithalat yapılarak piyasa istikrarı bozulmamalıdır. Üreticilerimizin şad olacağı bir fiyat siyaseti oluşturulmalıdır. Üreticilerimizin üretimini sürdürebilmesi için yetkililerin bu problemleri görmezden gelmemesi ve yerli üretimi destek veren siyasetler geliştirmesi gerekiyor. Bu vesile ile Dünya Bakliyat Günü’nü kutluyor, emeğiyle bakliyat üretimimize değer katan çiftçilerimize teşekkür ediyorum.”

(ANKA)

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.