Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte İstanbul'un merkezi ilçelerindeki kafelerde "Mekan dolu ama ciro düşük" şikayetinde bulunan işletmeciler, yeni önlemler almaya başladı. Artan maliyetler ve düşen masa devir hızı nedeniyle birçok ...
01.06.2026
0
Mersin’in Silifke ilçesindeki “Dünyanın En Güzel 13. Koyu” arasında gösterilen Tisan Koyu’nda devam eden “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı yürütülen hukuki mücadelede kritik bir aşamaya gelindi. TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ...
01.06.2026
0
İnsan hakları savunucusu Eren Keskin, Almanya'da 2026 Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü'nü aldı. Keskin yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu için törene katılamadı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve insan hakları avukatı Eren ...
01.06.2026
0
CHP'nin resmi internet sitesinden, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimleri kaldırıldı. CHP'nin resmi internet sitesinden Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimlerinin yer aldığı sekmeler ...
01.06.2026
0

AKP’li Mehmet Metiner: PKK Türkiye’nin gücüne dönüştürülmelidir

AKP’li Mehmet Metiner: PKK Türkiye’nin gücüne dönüştürülmelidir

AKP’li Mehmet Metiner: PKK Türkiye’nin gücüne dönüştürülmelidir
Yayınlama: 16.05.2025
3
A+
A-

Eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner, yeni çözüm süreciyle ilgili yazısında, “Asıl yapmamız gereken, PKK’yı üzerine oturduğu geniş toplumsal tabanıyla birlikte Türkiye gücüne dönüştürecek o büyük demokratik entegrasyon projesini hayata geçirmek olmalıdır. Türkiye Yüzyılı’nın inşa sürecinin anlamı budur” dedi. 

Mehmet Metiner, “PKK’yı Türkiye’nin gücüne dönüştürmek…” başlıklı yazısında şu ifadeleri kullandı:

Türkiye Yüzyılı ne kadar Türk Yüzyılı ise bir o kadar da Kürt Yüzyılı olacaktır.

Türk de Kürt de farklı kavim gerçekliğinin ötesinde aynı damarda dolaşan kan misali bir vücudun farklı azaları mesabesinde olacaktır.

Türk tanımı da Kürt tanımı da, her ikisini de yekvücut kılan millet tanımı da değişecek.

Türk kendini Kürt, Kürt kendini Türk görmekten onur duyacak.

Her ikisi aziz Peygamberimizin dediği gibi bir tarağın dişleri gibi eşit olacak.

Türk milleti tabiri de Türk vatandaşlığı tabiri de etnikçi-ırkçı bir anlam içermediği, tersine kapsayıcı ve eşitlikçi bir kardeşlik ve vatandaşlık pratiğiyle buluştuğunda asla sorun teşkil etmeyecek.

Zarfa hiç kimse takılmayacak.

Herkes/hepimiz mazrufu esas alacağız.

PKK’nın kendini Türkiye’nin gücüne dönüştürmesi, işte bu anlayış temelinde inşa edilecek Türkiye Yüzyılı için hayati öneme sahip.

xxxxx

PKK sadece silahlı unsurlardan ibaret bir örgüt değildir.

Milyonlarca taraftarı olan bir siyasi ve toplumsal harekettir aynı zamanda.

Sadece Türkiye’de değil, Irak, İran ve Suriye’de ölümüne bağlı taraftarları olan, hakeza Avrupa ülkelerinde de azımsanmayacak miktarda yandaşı olan bir harekettir.

Suriye’deki halk desteği ve silahlı gücü biliniyor.

Avrupa’daki militanlarını ve taraftarlarını Türkiye karşıtlığı ekseninde nasıl mobilize edebildiği de sır değil.

O yüzden sorunun çözümünü yalnızca fesih ve silah bırakma ekseninde düşünenler bence yanlış ve sorunlu bir bakış açısına sahiptirler.

Asıl yapılması gereken, gönüllü bir birlikteliği ve bütünleşmeyi sağlamaktır.

Bu bir büyük entegrasyon hamlesidir.

Benim ‘PKK Türkiye’nin gücüne dönüştürülmelidir’ derken kastettiğim işte budur.

Arkamızda sorun alanları bırakmamak istiyorsak, tabiri diğerle, o sosyolojiyi ilerde başka güçlerin enfekte etmesini istemiyorsak, asıl yapmamız gereken, PKK’yı üzerine oturduğu geniş toplumsal tabanıyla birlikte Türkiye gücüne dönüştürecek o büyük demokratik entegrasyon projesini hayata geçirmek olmalıdır.

Türkiye Yüzyılı’nın inşa sürecinin anlamı budur.

Gayrısı günü kurtarmak anlamına gelir.

Fesih ve silah öngörülen şekilde gerçekleşse bile şayet bu gönüllü bütünleşmeyi sağlayacak yeni Türkiye’yi veya Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek konusunda korkaklık gösterilirse, verili sorun alanlarından beslenen farklı PKK’larla ilerde tekrar karşılaşmak kaçınılmaz hale gelir.

Yakalanan bu tarihi fırsatı kalıcı bir kazanıma ve yıkılmayacak bir sütuna dönüştürecek inşa süreci o yüzden büyük bir cesaret istiyor.

Erdoğan ve Bahçeli de bu cesareti görüyorum.

Bilinmelidir ki Türkiye’nin güçlü geleceğini gönüllü bir beraberlikle inşa etmemize fırsat sağlayan bu tarihi süreci günü kurtarma politikalarına alet edenler veya politik ikbal arayışlarına kurban edenler Türkiye’ye en büyük kötülüğü etmiş olurlar.”

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.