Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, 30 Mayıs Dünya MS Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Multiple Skleroz’un bağışıklık sisteminin beyin ve omuriliği hedef almasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirtti. Tarlacı, MS’in genellikle 29 ...
01.06.2026
0
Sınavdan önce yemeniz gereken şeyler konusunda hiç tavsiye aldınız mı? Tuhaf gelebilir ama bu tavsiyelerin arkasında gerçekten bir mantık olabilir. Sınavdan önce ne yiyip içtiğiniz; odaklanmanızı, hafızanızı ve enerji seviyenizi etkileyebilir. Ama ...
09.06.2026
0
Hürriyet yazarı Dr. Furkan Burak, nefes darlığının tek nedeninin astım olmadığını yazdı. Burak, akciğerdeki yağlanmanın nefes darlığına yol açabildiğini belirterek, "Kilonuz varsa akciğerinize iyi davranın; obeziteyi tedavi edelim ki akciğerlerimiz ...
08.06.2026
0
Kemoterapi ve immünoterapiye yanıt vermeyen baş-boyun kanseri hastalarında denenen yeni bir ilaçla ilgili araştırma sonuçları, onkoloji dünyasında dikkat çekti. Uluslararası çalışmada bazı hastalarda tümörlerin tamamen ortadan kalktığı bildirildi ...
01.06.2026
0

Uzmanlar yanıtladı: İşlenmiş et ürünleri kansere yol açar mı?

Uzmanlar yanıtladı: İşlenmiş et ürünleri kansere yol açar mı?

Uzmanlar yanıtladı: İşlenmiş et ürünleri kansere yol açar mı?
Yayınlama: 31.10.2025
9
A+
A-

Hürriyet yazarı Fulya Soybaş, İngiliz bilim insanlarının işlenmiş et ürünleri üzerine “kanser riski” uyarısı konulması çağrısını gündeme taşıdı. Soybaş, sucuk, salam, pastırma ve jambon gibi ürünlere tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi uyarı etiketi basılması yönündeki öneriye dair uzman görüşlerine yer verdi. Soybaş, Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Tayar‘ın “Her şey zehirdir, önemli olan miktarıdır” sözleriyle dengeli tüketimin önemine vurgu yaptığını belirtti. Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras ise Türkiye’deki üretim süreçlerinin İngiltere’den farklı olduğunu, yerli üreticilerin gıda güvenliği kurallarına uyduğunu ve denetimlerin önem taşıdığını ifade etti.

Soybaş, uzmanların görüşlerini şöyle aktardı:

“Uludağ Üniversitesi, Besin-Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Tayar, ‘Her şey zehirdir. Önemli olan miktarıdır’ diyerek giriyor söze, şöyle devam ediyor:

‘Şimdi ben sana ‘su da zehirler’ dersem, inanmazsın ama doğrudur. Çünkü bir insanın günlük su ihtiyacı en fazla 3 litredir. Fakat ‘faydalı’ diye, her gün 5-10 litre içersem 1 haftaya kalmaz, böbrek yetmezliğinden ölürüm. Et ve işlenmiş et ürünlerinde de durum böyle. Detaylandırayım; et çabuk bozulan bir üründür, muhafaza etmek adına ise bazı işlemler uygularız. Bu işe, teknoloji girince de yani et işlem görünce, bir bakteri (clostridium botulinum) riski oluşur, ki bunu önlemek için de tuz, nitrat (NO3) ve nitrit (NO2) kullanılır. Bu kimyasallar, işlenmiş et ürünlerine pembemsi-kırmızı rengi vermeye, antioksidatif etki oluşturmaya, aroma vermeye de yarar. Ancak bu kimyasallar, avantajları yanında ‘kanserojen bileşikler’ oluşmasına da neden olabilir. İşte bu noktada, bu kimyasalların ‘doğru teknik’ ve ‘uygun miktar’da kullanımı çok önemlidir.’

(…)

Konu pastırma, sucuk olunca Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras’ı da aradım. Diyor ki:

‘Türkiye’de pastırma, sucuk başta işlenmiş et ürünleri İngiltere’ye göre farklı üretilir, doğal üretim yapılır bizde, kullanılan nitrit miktarları Gıda Koteksine uygundur. Oradaki gibi jel ile işlem yapılmaz. Baharat, salça, çemen, biber gibi doğal ürünler kullanılır. Tarım Bakanlığı denetimindeki hiçbir firma, belirlenen sınırları aşamaz, içinde ne varsa etiketine de yazmak zorundadır. Dolayısıyla ‘pastırma, sucuk kanser yapar’ gibi bir söylemi kesinlikle kabul etmiyoruz. Merdiven altı üreten, bize ‘zehir’ yedirmeye çalışan var mı? Var tabii. Ama bunu denetlemek yetkililerin, uyanık olmak ve ne yediğini bilmek de vatandaşın görevi.'”

Yazının tamamı için .

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.