DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

İstanbul Barosu Başkanı Saraç’tan 25 Kasım açıklaması: Şiddetle mücadele topyekûn bir mücadeledir; ortak mücadele gerektirir

İstanbul Barosu Başkanı Saraç’tan 25 Kasım açıklaması: Şiddetle mücadele topyekûn bir çabadır; ortak mücadele gerektirir

İstanbul Barosu Başkanı Saraç’tan 25 Kasım açıklaması: Şiddetle mücadele topyekûn bir mücadeledir; ortak mücadele gerektirir
Yayınlama: 26.11.2023
6
A+
A-

İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç, Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan bayana yönelik şiddetle mücadele ile ilgili genelgeye ilişkin, “Genelgedeki Bayana Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu için, ‘Koordinasyon Kurulu, çalışmalarına, bu husus ile ilgili kamu kurum kuruluşları ile meslek kuruluşlarını davet edebilecektir’ denilerek meslek örgütlerini davet bir heyetin inisiyatifine bırakılmıştır. Bu tavır şiddete uğrayan bayanın adalete erişimini sağlayan barolar başta olmak üzere meslek örgütlerinin bayana şiddetle mücadelede kıymetinin dahi kavranmadığını göstermektedir. Meğer şiddetle mücadele topyekûn bir çabadır. Ulusal ve uluslararası planda ortak mücadele gerektirir” açıklamasını yaptı.

İstanbul Barosu BaşkanıSaraç, 25 Kasım Bayana Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne dair bayan meslektaşlarıyla birlikte açıklama yaptı. Saraç, şunları söyledi:

“Ülkemizde bayana yönelik şiddet ve bayan cinayetleri artarak devam etmektedir. Bayana yönelik şiddet toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden ve bayana yönelik ayrımcılıktan kaynaklanmaktadır. Bayana yönelik şiddetin önlenmesinde can güvenlik sağlanmasında yükümlülük devletindir. Şiddeti önlemek için çıkarılan mevzuat, verilen önlem kararları aktif, uygulanmamaktadır. Şiddet hareketinin cezalandırılmasında, çıkartılan af niteliğindeki infaz düzenlemeleri, şiddet faillerinde Cezasızlık algısı oluşturmakta, şiddet uygulayanları, cesaretlendirmektedir. O yüzdendir ki çıkartılan hiçbir kanun, yönetmelik ya da genelge artan bayan cinayetlerini önleyememektedir. 6284 sayılı yasa bayanların ömür hakkını garanti altına alan, şiddet mağdurunu koruyan ve şiddetin önlenmesi için gerekli önlemleri içeren en çok önemli yasal mevzuattır. 20 Mart 2021 tarihinde ülkemizin 6284 sayılı yasanın desteklerinden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden hukuken yok kararında sayılan bir kararla çekilmesi kamuoyunda 6284 sayılı yasanın faal uygulanmasını olumsuz yönde etkilemiş. Güya yasanın da kaldırıldığı yönünde bir algı oluşmasına da neden olmuştur.

“Aile hukukunda arabuluculuk asla kabul edilebilecek bir kuruluş değil”

Son periyotlarda aile hukukunda zor arabuluculuk getirileceğine yönelik telaffuzları de son derece tehlikeli buluyoruz. Arabuluculuk görüşmeleri sırasında bayan için can güvenliği riski oluşabilecek ekonomik taraftan daha fakir olan bayanın ara buluculuk sonucunda dini ve toplumsal referanslar gösterilerek büyük hak kayıplarına açık ve nettir. Aile hukukunda arabuluculuk asla kabul edilebilecek bir kuruluş değildir. Şiddete uğrayan bayanın adalete erişimi şiddetle mücadelede son derecede kıymetlidir. Adalete erişimde ise baroların adli yardım ofisleri kıymet taşımaktadır. Fakir yurttaşlara şiddete uğrayan bayanlara baroların adli yardım ofislerince hizmet verilmektedir. İstanbul Barosu adli yardım sistemi içerisinde 8 bin 550 meslektaşımız görev yapmaktadır. 2023 yılında Kasım ayına kadar yapılan müracaat sayısı 6 bin 905. Bu müracaat sayısının 6 bin 172’si kadınlardandır. 6284 sayılı kanun kapsamında adli yardım ofislerine yapılan müracaatların tamamı ise bayanlar tarafından yapılmış. Bayanların adalete erişiminde adli yardım sisteminde görev yapan avukatlara bakanlık bütçesinden taban tarifeye göre ödeme yapılmakta. Avukatlar özveriyle görev yapmaktadırlar. Adil yardımda görev yapan avukatların ülkedeki enflasyona karşın ve yönetmeliğe göre ödenmesi gerekirken aslında minimum tarifeye göre olan bu vekalet fiyatları ise 2.5 yıldan beri ödenmemiştir. Yani iktidar hala bayana yönelik şiddette adalete erişme bütçe ayırmamakta, kurumsallaşmış ve meslektaşlarımızın özveriyle yürüttükleri avukatlık hizmet yapılamaz hale getirmektedir.

“Şiddetle mücadele topyekün bir mücadeledir”

Bugün ise Cumhurbaşkanlığı tarafından 2023/16 sayı ile bayana yönelik şiddetle mücadele bahisli bir genelge yayınlanmıştır. 2011 yılında İstanbul Mukavelesi’ni imzalayarak yapmayı thhüt ettiğimiz konuların bu soyut şekilde yer aldığı görülmektedir. Aslında bu durum yıllardır şiddetle mücadelenin kâfi olmadığının hala aynı konuların dile getirildiğini getirildiğinin de teyididir. Genelgedeki Bayana Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu için, ‘Koordinasyon kurulu çalışmalarına bu bahis ile ilgili kamu kurum kuruluşları ile meslek kuruluşlarını davet edebilecektir’ denilerek meslek örgütlerini davet ise bir konseyin inisiyatifine bırakılmıştır. Bu tavır şiddete uğrayan bayanın adalete erişimini sağlayan barolar başta olmak üzere meslek örgütlerinin bayana şiddetle mücadelede değerinin dahi kavranmadığını göstermektedir. Meğer şiddetle mücadele topyekün bir çabadır. Ulusal ve uluslararası planda ortak mücadele gerektirir. Bayanlar gerek kamusal alanda gerek sözel alanda şiddet ve ayrımcılığa uğramaya devam etmektedir. Uzlaştırma kararı, uzaklaştırma kararları aktif uygulanmamaktadır. Verilen kararlar kısa müddetli olmakta, şiddete uğrayan yahut uğrama riski olanı tekrar tekrar müracaat yapmaya mecbur bırakmaktadır.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.