“O listede isimleri yer alanların geceleri uykularının kaçtığından eminim”
Fehmi Koru*
İngiltere kraliçesinin oğlu… Birkaç ABD başkanı ve ülkenin öndegelen neredeyse her eğilimden, her ilgi alanından insanları… Avrupalılar… Ortadoğulular…
Bunların hepsi, geçtiğimiz günlerde bir bayanla ilgili davada, özel hayatın saklılığı gereği kapalı zarf içerisinde tutulan bir listeyle ilgili mahkeme yargıcının açıklanma kararı vermesi sonrasında isimleri öğrenilen 150’den fazla bireyden en fazla dikkat çekenler…
Liste ‘Dünyada kim kimdir’ kitabı benzeri bir şey…
‘Dünya devleti’ diye bir şey varsa, o insanların çoğu, onun içinde yer alabilecek çapta isimler…
Oysa görülen dava siyasi değil, tamamen ismi bir hatayla ilgili… Bu insanlar dünyanın şimdiye kadar tandığı en müptezel bir sübyancı olan Jeffrey Epstein’in sağ kolu durumundaki Ghislaine Maxwell isimli bayanın, hazırlığı birkaç yıl sürmüş yargılanması sırasında isimleri deşifre olmuş kişiler…
Konu ülkemizde, savcılığın yüzlerce sayfalık iddianamesinde ismi geçtiği için, daha çok, “Türkiye’den kaçırılmış çocuklar da bu ismi insanlara peşkeş çekildi mi?” merakıyla ele alınıyor…
Jeffrey Epstein kendisini ‘zenginlerin paralarını değişik yatırımlarda kullanan bir finans dahisi’ olarak tanıtıyordu. O denli biri olmadığı zaman içerisinde ortaya çıktı. Ona parasını emanet etmiş yalnızca bir kişi bulunabildi.
Oysa şahsına ait bir serveti olduğu bilinmeyen Epstein’in dünyanın dört bir tarafında, herbiri yüzmilyonlarca dolar pahasında sayısız emlakı bulunuyordu.
Malikaneler yanında bir de adası vardı Epstein’in…
Ünlü dostlarını kendisine ait uçaklarla kıtalar arası cinslere çıkartıyor, sonunda malikanelerinden birinde ya da kendine ait adada konaklanıyor ve orada alemler yapılıyordu.
Yaşları çok küçük kız çocukları ile tanıştırılıyordu ünlüler…
O küçük yaştaki kızları müptezel Epstein ve dostlarına sunan da Ghislaine Maxwell’di…
Konu dünyanın dikkatine 2018 yılında geldiği halde, aslına bakılırsa, Epstein Amerikan polisinin ve yargısının radarına ondan çok önce, 2005 yılında, yakalanmıştı.
Donald Trump’ın da oturduğu Florida eyaletinin Palm Beach kentinin polisi, kendilerine 14 yaşındaki bir kız çocuğunun Epstein’e ait malikanede cinsel tacize uğradığı şikayetiyle başvurulması ile birlikte bahsin üzerine gitmiş, öteki kız çocuklarının da benzer muameleye maruz kaldıkları ortaya çıkınca, yargı devreye girmişti.
Sonuçta, bu kadar önemli savlara muhatap biri için mahkemeden cılız sayılabilecek bir karar çıktı. Kısa hapis cezasını Epstein gündüz ofisine gidip gece cezaevine dönerek tamamladı.
Miami Herald gazetesinden Julie K. Brown’ın, mevzuyu, sonradan ‘Perversion of Justice: The Jeffrey Epstein Story’ (Adaletin Saptırılması: Jeffrey Epstein Olayı) ismiyle bir kitaba da dönüşecek biçimde derinliğine araştırması ve ısrarla gündemde tutması sonrasında duyulur oldu.
Gözaltına alınan ve tutuklanan Epstein mahkemede hesabını vermeden kaldığı cezaevinde intihar etti (10 Ağustos 2019).
O zaman yazdığım yazıda Epstein’in hayatının sona erişini ‘intihar ettirildi’ olarak değerlendirmiştim.
Ghislaine Maxwell’in babası Robert Maxwell İngiltere’nin en büyük medya patronuydu. Bir dönem kolu Türkiye’ye de uzanmış ve Hürriyet’i Erol Simavi’den satın almak için pazarlığa da başlamıştı.
Hürriyet’i ona satamadı Simavi…
Kızının ismini taşıyan devasa yatıyla seyahat ederken bir sabah bulunamadı Maxwell, yattan düştü dediler… Birileri ‘intihar ettiğini’ söyledi.
Robert Maxwell de intihar ettirilmişti.
Ölümü sonrasında işyerlerinde çalışan binlerce kişinin emeklilik primlerini iç ettiği ortaya çıktı. Rezillendi Maxwell, ama İsrail yalnızca çok çok önemli Yahudilere tahsis edilen Zeytin Dağı eteklerindeki özel mezarlığa gömülmesini sağladı Maxwell’in…
Ülkeye hizmetlerinden ötürü…
Ve devlet merasimiyle gömüldü Maxwell…
Hakkında ‘İsrail casusu’ yakıştırması vardı zati Maxwell’in…
Epstein’in kendisine ait olmayan ve nereden elde edildiği bilinmeyen bir serveti harcayarak sayıları 150’yi aşan dünya ünlüleriyle kurduğu bağ de bir casusluk fliyeti miydi? Davetlilerin ilişkileri kayda alınıp sonradan baskı ögesi olarak kullanılıyor muydu? Şantaj materyali yapılıyor muydu?
Ghislaine Maxwell davası şimdi başladı, bakalım buna benzer mevzulara girilecek mi?
Yoksa, tıpkı 2005’te ortaya çıkan ilk şikayetlerin ört bas edilmesi gibi, bu davanın da üstü kapatılacak mı?
Onu bilmem ama o listede isimleri yer alanların geceleri uykularının kaçtığından eminim.
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.