Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in, ülkedeki 900 binden fazla Suriyelinin yüzde 80'inin 3 yıl içinde vatanlarına döneceğine ilişkin açıklaması tepkiyle karşılandı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Almanya'ya yaptığı ziyaret sırasında, Merz'in ...
01.04.2026
0
İran'da Devrim Muhafızları, İranlı üst düzey yetkililere yönelik "hedefli suikastların" sürmesi halinde misilleme olarak Çarşamba akşamından itibaren bölgede faaliyet gösteren önde gelen Amerikan şirketlerini hedef alacaklarını duyurdu. Fransız ...
01.04.2026
0
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin İran’a yönelik olası kara harekatına ilişkin, "Her türlü kara harekatına karşı koymaya hazırız. Umarız düşman bu hesap hatasını yapmaz" dedi. Arakçi, Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’tan ...
01.04.2026
0
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’a büyük bir saldırı düzenlendiğini, çok sayıda İranlı askeri liderin öldürüldüğünü ileri sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada, İran’ın başkenti Tahran'a büyük bir saldırı gerçekleştirildiğini ...
05.04.2026
0

İşte haritalarla 15 aylık savaşın Gazze Şeridi’nde yarattığı yıkım

İşte haritalarla 15 aylık savaşın Gazze Şeridi’nde yarattığı yıkım

İşte haritalarla 15 aylık savaşın Gazze Şeridi’nde yarattığı yıkım
Yayınlama: 20.01.2025
11
A+
A-

Gazze’de ateşkes mutabakatına varıldı fakat 15 ay süren çatışmalar Filistin topraklarında büyük bir yıkıma neden oldu.

Gazzeliler ateşkesin, sonunda bir barışı getirebileceğini umuyor lakin Birleşmiş Milletler bölgenin toparlanmasının onlarca yıl alabileceği konusunda uyarıyor.

BBC Görsel Gazetecilik Ekibinin hazırladığı görsel rehber, 7 Ekim’de başlayan savaşla birlikte Gazze’de hayatın sarsıcı değişimini gözler önüne seriyor.

Yıkımın boyutları

Hamas savaşçılarının sivil nüfus arasına saklandığını iddia eden İsrail’in bombalama kampanyası önce Gazze’nin kuzeyine odaklandı.

Kuzey sonundan 2 km içerideki Beyt Hanun İsrail ataklarında ilk vurulan yerlerden biri oldu ve ağır darbe aldı.

11 Ocak itibarıyla Gazze’nin büyük bir kısmı İsrail hücumları nedeniyle hasar almıştı.

İsrail, Ekim ayı sonunda kara harekatına başlamadan önce Gazze Kenti’ni ve kuzeydeki diğer kent merkezlerini bombalamaya devam etti.

İsrail ordusu, sivillerin Gazze Irmağı’nın güneyindeki ”güvenli” bölgelere tahliyesini istedi.

Ancak İsrail, yüz binlerce Gazzelinin kaçtığı güney kentlerine de hava hücumları düzenliyordu.

Kasım ayı sonuna kadar, Gazze’nin kuzeyinin büyük kısmı ve güneyinin bir kısmı harabeye dönmüştü.

Ocak ayına kadar Gazze’deki binaların yarısından fazlası hasar görmüş ya da yıkılmıştı.

ABD’de CUNY Lisansüstü Merkezi ve Oregon Eyalet Üniversitesi’nden uydu datalarını tahlil eden uzmanların varsayımlarına göre, 15 aylık çatışma Gazze Şeridi’ndeki binaların yaklaşık yüzde 60’ına zarar verdi.

Gazze Kenti ise yıkımın en ağır olduğu yerdi.

BM, Gazze’deki konut ünitelerinin yüzde 90’ından fazlasının hasarlı binalar arasında yer aldığını, 160 bin konutun yıkıldığını ve 276 binin de önemli ya da kısmen hasar gördüğünü tahmin ediyor.

Devasa çadır kent

Gazze’de savaştan önce de hayat zordu.

İsrail ve Mısır’ın doğudan ve güneyden ablukası, Gazze’ye giriş çıkışları çok önemli ölçüde sınırlıyordu

İki ülke de bu ablukanın güvenlik için gerekli olduğunu savunuyordu.

Dünya Bankası’na göre Gazze nüfusunun neredeyse üçte ikisi fakir.

Savaş öncesi de binlerce kişi BM’nin mülteci kamplarında yaşıyordu. Buna rağmen yeniden de Gazze Şeridi’nde hastane, okul ve işyerleri vardı.

Ancak sadece 41 kilometre uzunluğa, 10 kilometre genişliğindeki Gazze Şeridi büyük ölçüde yaşanamaz hale geldi.

Bazı semtler tamamen yerle bir olmuş durumda.

Bir vakitler seraların bulunduğu tarım için kullanılan alanlar, İsrail’in yol açma operasyonlarında kullandığı ağır araçlar ve askeri tankların hareketleriyle yerle bir oldu.

Savaştan önce 2.2 milyon nüfusun çoğu dört ana kentte yaşıyordu.

Güneyde Refah ile Han Yunus, merkezde Dayr el-Balah ve 775 bin kişinin yaşadığı Gazze Kenti. Fakat bu nüfusun çoğunluğu yerinden oldu.

İsrail askeri operasyonunun tartı merkezlerini değiştirdikçe aileler yerlerinden ayrılmak zorunda kaldı.

İlk etapta kuzeydeki halka, Gazze Şeridi’ni aşağı yukarı ikiye ayıran ırmak yatağının güneyine geçmeleri söylendi. Akabinde da güneydeki birtakım bölgelerin tahliyesi başladı.

İsrail’in Ekim 2023’te sivillerin yerleşmesi için “insani alan” ilan ettiği Akdeniz kıyısındaki el-Mawasi’nin uydu imgelerinde yerlerinden edilen bireylerin kurduğu çok sayıda çadır görülüyor.

İsrail Mayıs ayında yaklaşık bir milyon kişinin sığındığı Refah’taki amaçlarına yönelik kara saldırısını başlattıktan sonra, Han Yunus ve Dayr el-Balah’ın kimi kısımlarını de “genişletilmiş insani yardım bölgesi” ilan etti.

Ancak İsrail, Hamas militanlarının halk arasında saklandığı iddiası ile ataklarını genişletmesiyle, insani yardım bölgeleri daraldı.

Birleşmiş Milletler’e göre Ağustos ayında el-Mawasi’de 1.2 milyondan fazla kişinin sığınmış halde yaşıyordu.

Kritik altyapı ve temel hizmetlerin mevcut olmadığı benzeri bu kamp bölgesinin boyutu da bu süreçte 7 kilometrekareden 72 kilometrekareye genişledi.

BM kamplardaki aşırı kalabalığın telaş konusu halinde geldiğini duyurmaya başladı.

Açlık sorunu

Kıtlık çekilen bölgeleri tespit üzerine çalışan IPC isimli kurum, Gazze’de 1.8 milyon kişinin yüksek düzeyde besin ıstırabı çektiğini, 133 bin kişinin ise yıkıcı tesirleri olabilecek şekilde besine ulaşma kahrı içinde olduğunu duyurdu.

IPC’nin Eylül 2024-Ağustos 2025 periyoduna yönelik tahlillerine göre akut besin problemi düzeyleri savaş öncesine göre 10 kat arttı.

Savaş öncesi de Gazze’deki nüfusun neredeyse yüzde 80’i insani yardıma muhtaçtı.

7 Ekim’den sonra İsrail ve Mısır’ın hudutlarını kapamasıyla yaklaşık 10 gün boyunca yardım materyallerinin sevkiyatı da durdu.

Sevkiyat yeniden, çok daha düşük düzeylerde başladı ve BM’ye göre Ocak’ta her gün ortalama 50 yardım kamyonu Gazze’ye girdi.

İsrail BM verilerine karşı çıksa da kendi bilgileri de Ocak ayında sırf 140 kamyonun Gazze’ye girdiğini, en fazla günlük kamyon girişinin de Nisan’da 226 günlük kamyon ile gerçekleştiğini gösteriyor.

Mart ayında açıklama yapan Dünya Besin Programı, temel besin muhtaçlıklarının karşılanması için Gazze’ye her gün en az 300 kamyonun Gazze’ye girmesi gerektiğine işaret etmişti.

Bu sayıya savaşın başından beri ulaşılamadı.

BM yetkilileri, besin kamyonlarının engellenmesi ile ilgili olarak İsrail ordusunun kısıtlamalarını, süregelen şiddeti ve kanun ile nizamın çökmüş oluşunu gösteriyor.

İsrail ise BM kurumlarını suçluyor ve engelleme yapmadığını savunuyor.

Ayrıca İsrail Hamas’ı da yardım gereçleri çalmakla suçladı. Örgüt bu iddiaları reddediyor.

Yoksulluk artıyor

Çatışmaların aynı vakitte Gazze’nin ekonomisi üzerinde de yıkıcı bir tesiri oldu.

Dünya Bankası’na göre Gazze ekonomisi 2024’ün ilk çeyreğinde yüzde 86 daralırken bu “kayıtlara geçen en büyük ekonomik daralma” oldu.

Dünya Bankası’na göre Gazze’deki nüfusun neredeyse yüzde 100’ü yoksulluk içinde yaşarken bu oran savaştan önce yüzde 64’tü. Temel gereksinimlerin fiyatı da neredeyse yüzde 250 arttı.

BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) raporuna göre, savaşın yarattığı hasarın maliyeti 18.5 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Bu sayı Gazze’nin 2022’deki gayrisafi yurtiçi hasılasının neredeyse yedi katı.

Dünya Bankası, bir ateşkes sonrası Gazze’nin iktisadını 2022 düzeyine çıkarmanın 350 yıl sürebileceğini açıklamıştı. 2007’den beri süren kısıtlamaların kaldırılması halinde bu durum değişebilir.

Birçok sağlık kurumu hasardan, gereç ve yakıt eksikliğinden ötürü işleyemez hale geldi.

Birçok hastane de İsrail güçleri tarafından basılırken İsrail ordusu bu binaların Hamas tarafından askeri gayelerle kullanıldığını iddia etti. Hamas ve hastane yetkilileri bu iddiaları reddetti.

Gazze Şehri’nin El Şifa Hastanesi bir vakitler Gazze’nin en büyük tıp kurumuyken yıkıldı. Bugün ayakta olan tek kısmı acil servisi.

İsrail ordusu, hastaneye yönelik iki operasyonunda “hastanenin her yerinde” yüzlerce “terörist” öldürdüğünü yahut esir aldığını, silah ile istihbarat ele geçirdiğini iddia ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze’deki 36 hastaneden sırf 18’inin kısmen işlediğini, 11 sahra hastanesinin işler halde olduğunu kaydediyor.

Uzun bir yeniden imal süreci

İnsani bilançosunun yanısıra, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Gazze’deki yeniden inşa sürecinin uzun zaman alacağını kaydediyor.

Su ve kanalizasyonu sistemlerinin “neredeyse tamamen devredışı” olduğunu açıklayan UNEP, kampların ve sığınakların yakınındaki çöp yığınlarına da dikkat çekiyor.

Kurum, patlatılan güneş panellerinden ve cephaneden yayılan kimyasalların da su kaynaklarını kirleteceği ihtarında bulunuyor.

UNEP yıkımın sonucunda 50 milyon ton enkaz oluştuğunu tahmin ediyor.

Yalnızca savaşın arkasında bıraktığı enkazı ve patlayıcıları temizlemenin 21 yıl sürebileceği belirtiliyor.

UNEP Yöneticisi Inger Andersen, “Gazze’deki önemli ve büyüyen çevre hasarı halkı acılı, uzun bir toparlanma sürecine mahkum etme riski taşıyor” diyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.