İlahiyatçı Prof. Dr. Filiz: Diyanet, simülatif cahiliye kafasıyla Türk kadınının haklarını tartışmaya açmayı zannınca dindarlığın gereği gibi göstermeye çalışmaktadır
Diyanet’in geçen cuma hutbesindeki “Kişinin kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” ifadelerine tepkiler gelmeye devam ediyor. İlahiyat Profesörü Şahin Filiz “Türk kadını, Türk topraklarında Cahiliyenin bin bir suratla yeniden hortlamasına izin vermeyecektir. Diyanet İşleri Başkanlığı, laik, özerk ve çağdaş bir din kurumu olarak kuruluş ayarlarına dönmek ve Türk milleti ile barışmak zorundadır,” dedi.
Korkusuz yazarı İpek Özbey‘e konuşan Prof. Şahin Filiz konu hakkında şu yorumlarda bulundu:
‘Kur’an’daki paylaşım oranını mutlak ve tartışılamaz ‘ilahi adalet’ olarak sunmak, modern hukuk sistemlerinin getirdiği ‘eşit paylaşım’ ilkesini dolaylı olarak eleştirmektir. ‘Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmamanın’ da kul hakkı olduğunu söylemek, kadınların eşitlik taleplerini dini bir itaatsizlik olarak konumlandırmakta ve mevcut eşitsizliği meşrulaştırmaktadır.’
‘Bir önceki iki hutbede daha çok kadınları baskılamaya dönük çarpık yorumlar yapmışken, bu son hutbede hepimiz yanılttı ve asıl vermek istediği mesajın, kadınlara tanınan miras hakkı değil, erkeğe göre daha azına katlanmaya itiraz etmelerini önleyici tedbir sadedinde verildiğini görüyoruz. Düşen mirastan mahrum olmakla erkeğe göre daha azını almak arasında miktar farkı değil, insanlık, adalet ve çağdaşlık farkı vardır. Cumhuriyetimizin çağdaş kazanımları kuşkusuz en çok Türk kadınlarında hayat bulmuştur. Miras da Türk Medeni Hukuku’nda bu kazanımlardan biri olarak tescil edilmiştir. Diploma sahteciliği, giderek çekilmez hale gelen hayat pahalılığı, çözüm süreci oyunuyla şımartılan etnikçi bölücü terör örgütünün şımarıklığı, Türk yargısını tartışılır hale getirecek iddialar, başta Diyanet olmak üzere tepeden tırnağa lüks ve şatafatlarla hiçe sayılan tasarruf tedbirlerinin dönüp dolaşıp halkın sırtına yüklenmesi… Daha nice ‘kul hakları’ varken, Diyanet, simülatif cahiliye kafasıyla Türk kadınının haklarını tartışmaya açmayı zannınca dindarlığın gereği gibi göstermeye çalışmaktadır.’
‘Türk kadını, Türk topraklarında Cahiliyenin bin bir suratla yeniden hortlamasına izin vermeyecektir. Diyanet İşleri Başkanlığı, laik, özerk ve çağdaş bir din kurumu olarak kuruluş ayarlarına dönmek ve Türk milleti ile barışmak zorundadır.'”
Yazının tamamı için .