“Şam, Halep ve Humus’ta insanlar dans ederken Kobani’deki insanlar nefeslerini tuttu”
Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Beşar Esad yönetimi döneminde Suriye’nin büyük acılar yaşadığını ifade ederek, ülkenin huzura kavuşması için toplumda ehemmiyet taşıyan tüm grupları kapsayan, kendi içinde bir diyalog süreci başlatılmasını, bu kapsamda Almanya’nın 8 maddelik planın uygulamaya geçirilmesini istedi. Kuzey Suriye’de Suriye Milli Ordusu (SMO) ile PYD/DSG (Demokratik Suriye Güçleri) grupları arasında yaşanan çatışmalara da dikkat çeken Baerbock, “Şam, Halep ve Humus’ta binlerce insan katil Esad kaçtıktan sonra sokaklarda dans ederken, Kobani’deki insanlar ilk rahatlamadan sonra tekrar nefeslerini tuttular. Yeni bir şiddetten korkuyorlar” dedi.
“Daha barışa çok var”
Berlin’den Ankara’ya hareketinden önce Suriye’de yaşanan gelişmelere ve Türkiye’de yapacağı temaslara vurgu yapan Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock, Kobani (Ayn el Arap) bölgesinde devam eden çatışmalara dikkat çekti. Suriye’de barışın pamuk ipliğine bağlı olduğunu ifade eden Baerbock, şöyle konuştu:
“Bu günlerde bütün gözler Suriye üzerinde. Yıllardır bitmek bilmeyen yabanî bir iç savaşın sonunda Suriye’deki insanlar, hangi etnik ya da dini kökenden olursa olsun, bayanlar ve erkekler için güven içinde bir ortada yaşama umudu nihayet yeniden yeşerdi.
Şam, Halep ve Humus’ta binlerce insan katil Esad kaçtıktan sonra sokaklarda dans ederken, Kobani’deki insanlar ilk rahatlamadan sonra tekrar nefeslerini tuttular. Yeni bir şiddetten korkuyorlar. Bu da bize şunu gösteriyor: Daha barışa çok var. Suriye’nin geleceği hala pamuk ipliğine bağlı.”
8 maddelik plan
Suriye’nin huzura kavuşması için kendi içinde bir diyalog süreci başlatması gerektiğini ifade eden Baerbock, Almanya’nın önerdiği 8 maddelik planın tüm Suriyelilerin menftine olduğunu söyledi.
Alman Dışişleri Bakanı Baerbock, şöyle devam etti:
“Suriye’de insanlara tarif edilemeyecek acılar yaşatıldı. Yalnızca Esad rejimi tarafından değil, IŞİD teröristleri ve öbür şiddet grupları tarafından da. Suriye artık huzura kavuşmak istiyorsa, toplumda kıymet taşıyan tüm grupları kapsayan, kendi içinde bir diyalog süreci başlatılmalı. Suriye için 8 maddelik plan, tüm Suriyelilerin menftini gözeten sorumlu bir politikayı destekleme tarafındaki teklifimizdir.
“Suriye’de olayların nasıl gelişeceğine kayıtsız kalamayız”
Suriye’de kendi kıymetlerimizi de savunmamız gerekiyor. Bu aynı vakitte dış siyasetteki çıkarlarımızla da örtüşmektedir. Çünkü Suriye’deki iç savaş çok acı bir biçimde gösterdi ki, Suriye’nin istikrarsızlaşması tüm bölgenin istikrarsızlaşmasına yol açtı ve tesirleri Avrupa’ya kadar uzandı. Yalnızca bu nedenle bile Suriye’de olayların nasıl gelişeceğine kayıtsız kalamayız. Şayet Suriye yeniden inşa edilecekse ve insanlar geri dönecekse, bu lakin kimsenin zulüm görmekten korkmaması şartıyla mümkün olabilir. Bu, Türk Hükûmeti’nin de çıkarına olmalı, zira Türkiye’de 3 milyondan fazla Suriyeli göçmen yaşıyor.
“Birlikte hareket etmek zorunda olduğumuz için Türkiye’ye gidiyorum”
Suriye’nin istikrara kavuşmasına yalnızca uluslararası toplum olarak katkı sağlayabileceğimiz ve aynı emel için birlikte hareket etmek zorunda olduğumuz için bugün Türkiye’ye gidiyorum. Çünkü Suriye ne yabancı güçlerin oyuncağı ne de radikal güçlerin deney tahtası olmalı. Bölgede barışı sağlamak isteyen, Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmamalı. Bunun dışında tabii ki Avrupa kıtasında barış ve güvenlik siyasetlerine ilişkin diğer mevzular da ele alınacaktır.”
“Kürtler barış sürecine dahil olsun” demişti
Baerbock, daha önce yaptığı açıklamada, Kürtlerin Suriye’de kalıcı barış sürecine dahil olması talebini Türkiye’deki görüşmelerinde “çok net bir şekilde” dile getireceğini söylemişti. Kürtlerin Suriye’de IŞİD’e karşı oluşturulan uluslararası koalisyonun çok önemli bir modülü olduğunu belirten Baerbock, Suriye’deki tüm kümelerin siyasi sürece dahil olmasının Almanya’nın “ulusal çıkarlarına hizmet ettiğini” ifade etmişti.