DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Arama-kurtarma gönüllüsü anlattı: “Gönüllüye gerek yok” dediler, Samandağ’a gittiğimizde bomboştu, otomobilde oturan AFAD işçisi “Çoğu ölü, boşuna gitmeyin” dedi

“Her aradığımız devlet kurumu telefonu hızımıza kapattı”

Arama-kurtarma gönüllüsü anlattı: “Gönüllüye gerek yok” dediler, Samandağ’a gittiğimizde bomboştu, otomobilde oturan AFAD işçisi “Çoğu ölü, boşuna gitmeyin” dedi
Yayınlama: 13.02.2023
7
A+
A-

Pazartesi (6 Şubat) sabaha karşı saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğünde, saat 13.24’te de Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde iki sarsıntı meydana geldi. Zelzeleler; Kahramanmaraş, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Malatya ve Hatay vilayetlerinde büyük yıkıma neden oldu. Arama-kurtarma çalışmaları sarsıntının 8. gününde de sürerken, afet alanına geç giden yardım, AFAD’ın yetersizliği ve bölgedeki koordinasyonsuzluk da tartışılmaya devam ediyor.

Independent Türkçe’de yer alan habere göre, Türkiye’nin dört bir yanından afet alanına güç koşullar altında gittiğini söyleyen gönüllülerden biri de Ali Nusret Berker. Berker’in arama-kurtarma çalışmaları esnasında yaşadığını ileri sürdüğü olaylar dikkati çekti. Araçla olağan kurallar altında 11 saat sürecek yolu çok daha uzun sürede tamamlayıp afetin en çok etkilediği Hatay’a vardıklarını belirten Berker, şunları anlattı:

“Orada gönüllüye vesaire gerek yok” demişler

“Yalova’dan yola çıktık. İstekli ekibiyiz… İlk başta bizi vali yardımcısı engelledi. Otomobilden indirdi. ‘Orada gönüllüye vesaire gerek yok. Aslında kâfi kurtarma mensubu var, gitmenize gerek yok’ dedi. Arbede ettik kendisiyle, rest çekip yola devam edince ‘Ne haliniz varsa görün’ dedi…”

AFAD sorumlusu olduğunu belirten kişi bu türlü demiş: Orası terör bölgesi, can güvenliğimiz olmaz, gitmeyin

“AFAD sorumlusuyla görüştük. Bir beyefendiydi, şu an ismini hatırlamıyorum. Bu beyefendi bize ‘Orada ne işiniz var? Yol yok, bir şey yok. Orası terör bölgesi, can güvenliğimiz olmaz, gitmeyin’ dedi. Yani çok açık bir şekilde gitmemizi engellemeye çalıştı. Biz yeniden de gittik. Yanımıza bir tornavida bile vermediler. Fakat tekrar de gittik.

AFAD’ın resmi ekibi “Buradaki bütün binaları taradık, zati çoğu ex; boşuna gitmeyin” dedi iddiası

Bayağı bayağı gittik, hiçbir sorun yaşamadan. Fakat Samandağ’a giden ilk ekip hariç oburu yoktu. Bomboştu Samandağ. Bir de AFAD’ın resmi bir ekibi vardı. Otomobilin içerisinde iki işçi klimayı sonuna kadar açmışlar, sıcak arabasının içerisinde oturuyorlardı. Otomobilin içinden ‘Buradaki bütün binaları taradık, esasen çoğu ex. Boşuna gitmeyin, isterseniz geri dönün’ deseler de biz yeniden de inatla yola devam ettik.”

“Bize ekipman dayanağı sağlanmış olsaydı insanların tahminen yarısına sağ şekilde dışarıya çıkabilirdik”

Berker ve diğer istekli ekip arkadaşları bunun akabinde konutların enkazının altından en az 350 kişinin canlı olarak çıkartıldığını öne sürdü; “Eğer bize ekipman takviyesi sağlanmış olsaydı toprağın altına verdiğimiz insanların tahminen yarısına sağ şekilde dışarıya çıkabilirdik” dedi. Berker, “Afetin ilk 48 saati Samandağ’da kimse yok muydu?” sorusuna şöyle karşılık verdi:

“Sadece daha sonradan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin itfaiye ekibi geldi.”

“Her aradığımız devlet kurumu telefonu hızımıza kapattı”

Onlarla birlikte enkaz altından çok sayıda cenaze çıkardıklarını anlatan Berker, daha sonra gelen dayanağın 4 kişi ile sınırlı olduğunu ifade etti. Berker şöyle konuştu:

“Koca ilçe için 4 kişilik ekip mi? Biz ile birlikte yaklaşık on üç kişilik bir ekip mi? Tüm Samandağ’ın ikmalini sağlamaya çalıştık. Vatandaşlardan bir jeneratör bulduk. Yani nitekim kendi uğraşımızla insanları kurtarmaya başladık. Fakat bu süre zarfında yani sesini duyduğumuz insanların sesini duymamaya başladık. Onları kaybetmeye başladık. Ve her aradığımız devlet kurumu telefonu hızımıza kapattı. İnsanları mevte terk etmenin nasıl bir mantığı olduğunu sahiden idrak edebilmiş değiliz.

“Asıl sorumluluk hissetmesi gereken hiç kimsede bir gram vicdan yok”

Yani bu gözlerin nitekim gördüklerini hiç unutamayacak. Size yemin ederim otuz beş, kırk günlük bir bebeğim var. Ben daha bebeğimin kokusunu bu türlü genzime dolduramadan o küçücük bebeklerin enkaz altındaki ölmüş kokularıyla doldurdum. Yani bunu tarif edebilmemin mümkünatı yok. Bu acının bir tanımı yok. Geri döndüm. Şu an bile ‘Acaba geri dönmemeli miydim?’ diye arkadaşlarımla tartışıyoruz. Biz bundan sorumluluk hissediyoruz. ‘Belki şu anneyi kurtarabilirdik’ diyoruz. Fakat bu da asıl sorumluluk hissetmesi gereken hiç kimsede bir gram vicdan yok. Ben bugün AFAD’ın buradaki merkezine gittim. Buradaki sorumluluğuyla görüşeyim diye. ‘Beyefendi bakın, bu türlü böyle durum bu. Hani bilin ki bu insanların vebali aynı vakitte sizin üzerinizde, bu koordinasyonsuzluğu sağladığınız için biz bunu yaşadık’ dedim. Adamlar bana ‘Kapa çeneni’ dediler. Bunu nasıl tarif edebilirim bilemiyorum. Yaşadığın duyguyu anlatabilecek herhangi bir söz yok.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.