DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

CHP’li İlhan Kecisi: 14 Mayıs yeni bir değişim dileğidir; insan 20 yıl boyunca bal yese, baldan usanır

CHP’li İlhan Kecisi: 14 Mayıs yeni bir değişim isteğidir; insan 20 yıl boyunca bal yese, baldan usanır

CHP’li İlhan Kecisi: 14 Mayıs yeni bir değişim dileğidir; insan 20 yıl boyunca bal yese, baldan usanır
Yayınlama: 24.01.2023
3
A+
A-

CHP İstanbul Milletvekili ve eski Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı İlhan Kesici, siyasetten iktisada, HDP’nin kapatılma teşebbüsünden seçime kadar gündeme dair açıklamalar yaptı.

Kesici, Sözcü yazarı Aytunç Erkin’in sorularını yanıtladı. Kesici, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim için verdiği 14 Mayıs tarihiyle ilgili “14 Mayıs aslında farklı, yanlış yorumlanan bir dönem. 14 Mayıs’ın özü partilerden bağımsız olmak üzere şudur: 20 küsur yıllık tek parti idaresine itiraz var. Yeni bir değişim dileğini görüyoruz. Zati 14 Mayıs 1950’de bir değişim isteğiydi. Neye karşı? 27 yıl boyunca tek partinin iktidar olduğu periyoda karşı ve şu anda de birebiri olacak. Bakın; insan 20 yıl boyunca bal yese, baldan usanır” değerlendirmesini yaptı.

 Seçimi kazanacaklarından emin olduğunu belirten Kesici, “Meselelerinin tahlilinde lazım olan en çok önemli sermaye, insan sermayesidir. Yetişmiş insan gücü Altılı Masa’da var. Hem geçmiş devirler itibariyle kamu ve ekonomi bürokrasisinin en doruğunda yer alan yöneticiler var, hem de uluslararası çapta akademi dünyasından yeni getirilmiş olan arkadaşlarımız. Türk iktisadının çok önemli isimleri bunlar. Biz bu masanın yetişmiş takımlarıyla Türkiye’nin bütün ekonomik sorunlarını, siyasi sorunlarını güya bir toz beziyle, toz alırcasına çözeriz. Altını çizeyim: Kimseye hiçbir yük getirmeden çözülür sorunlar” tabirlerini kullandı.

“Enflasyon, ticarette ahlak bırakmaz! İktisattaki bütün yanlışların sonucudur”

Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kesici, şunları kaydetti:

“Halkın ekonomisi var ve biz buna hayat pahalılığı, geçinememek diyoruz. Son üç yıla bakalım: Ne derlerse desinler, halk geçinemiyorsa sorun var demektir. Daralmaya başlamışsa iktisadın sonuçları kötü demektir. Emeklinin durumu ortada. Dar gelirli, az gelirli, sabit gelirli. Herkesi enflasyona ezdiriyorsun. Unuttukları şu; enflasyon kötülüklerin anasıdır. Devleti tahrip eder, milli gelir dağılımını bozar. Ticarette ahlak bırakmaz! İktisattaki bütün yanlışların sonucudur.

Devletimizin kasasında ne var? Devletin kasası merkez bankasındaki net rezervlerdir. Son 3 yıldır net rezervi eksi 50 milyar dolar civarında. Bu, devletin başı ağrısa aspirin alacak parası yok demektir. Yani elden borç almadan aspirini alacak parası yok. O yüzden muştular veriyorlar. Suudi Arabistan’dan 5 milyar dolar geldi, Çin’den 3 milyar dolar geldi. Bayram etmelerinin sebebi bu! Bu namerde muhtaç olmak demektir.”

Osmanlı ve AKP dönemi karşılaştırması

Osmanlı, genç Cumhuriyet ve AKP periyodunu karşılaştıran Kesici, şunları anlattı:

“Cumhuriyeti kuran takımın, Atatürk ve arkadaşlarının tedbir aldığı ilk husus, dış borç sorunuydu. Lozan Mutabakatı görüşmelerinin kesintiye uğrama nedeni de bu yüzdendir. Kapitülasyonlar ve Osmanlı borçlarının nasıl ödeneceğine dair müzakereler çok çetin geçti ve görüşmelere ara verildi. Büyük Atatürk ne yaptı? Araya İzmir İktisat Kongresi’ni soktu, kararlar aldı! Bu yüzden bir ülkenin dış borcu o ülkenin ne kadar bağımlı/bağımsız olduğuyla ilgili. 1854 yılına kadar Osmanlı Devleti’nin dış borcu sıfırdı. Sonra borçlanmaya başladık. 1874’e kadar! 20 yıl borç yaptı Osmanlı. Aynı AKP dönemi gibi. Pekala 1854’te borç almaya başlayan Osmanlı, paranın bir kısmıyla ne yaptı? Üç padişah döneminde, 1856 yılında Dolmabahçe Sarayı, 1865 yılında Beylerbeyi Sarayı, 1867 yılında Çırağan Sarayı yapıldı. Saray yapmak için borçlanan Osmanlı’dan bahsediyorum!  AKP de borç aldı ve bir kısmıyla saraylar yaptı. Devlet adamlarının ‘ettik, yaptık, uçtuk, uçuyoruz’ demesine bakılmaz, her iş sonuçlarıyla ölçülür. İktisatta sonuca bakacaksın. AKP’nin ithalatı 4.1 trilyon dolar, ihracatı ise 2.8 trilyon dolar. Dış ticaret açığı 1.3 trilyon dolar. İşte ‘uçtuk’ dedikleri ekonomi bu. Şu Anda bu üretmeden tükettiğimiz sayı demek.”

“Bu kamu araçlarına konulan mazot çiftçiyi ayağa kaldırır!”

“Türkiye’de olağanüstü israf var. İddia ediyorum: Yalnızca makam otomobillerine konulmuş olan mazotun parasını tarım dalının desteklenmesine ayırmış olsak, dünyanın her tarafına tarım eseri ihraç ederiz” diyen Kesici, “Bir daha söylüyorum: Makam otomobillerine konulan mazotun parasıyla. Kamuda 116 bine yakın otomobil var! Bu kamu araçlarına konulan mazot çiftçiyi ayağa kaldırır! Bu yüzden tarıma bu türlü destek verilmediği için çiftçi tarlasına, besici hayvanına küstü. Halbuki çiftçinin göz ışığı tarlasıdır. Besicinin göz ışığı hayvanıdır. AKP tarafından 2006 yılında çıkarılan Tarım Destekleme Kanunu’na göre her yıl milli gelirin yüzde 1’inden az olmamak üzere tarıma destek verilmesi gerekiyor. Fakat 2023’ün bütçesinde 186 milyar lira olması gereken tarım destek bütçesi 54 milyar lira ile sınırlı kaldı” diye konuştu.

“HDP’nin kapatılma davası tam manasıyla siyasi bir davadır, yanlıştır”

Kecisi, HDP’ye açılan kapatma davasıyla ilgili olarak da, “HDP’nin kapatılma davası tam manasıyla siyasi bir dava. Türel bir dava da olabilir! Fakat seçimin ağzında olmamak kaydıyla seçimden 2 sene önce kapatma davası açılıp, kapatılabilir.  İnsanlar kendi partilerini yeniden seçime hazırlayacak vakitleri bulurlar, hazırlanırlar. Ya da seçimden sonra kapatırlar. Fakat seçimin ağzında 6 milyon oyu olan bir partiyi kapattığınız zaman siyasi bir dava olarak görülür. Bir bölgesel parti özelliği de taşıyan HDP’nin kapatılma davası tüzel olmaktan çok, hatta türel olmanın bütünüyle dışında siyasi bir davadır, yanlıştır” görüşlerini aktardı.

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.