Türkiye’de demokrasi, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık tartışmalarına odaklanan “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”, 13-14 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İki gün boyunca farklı oturum ve ...
01.06.2026
0
Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte İstanbul'un merkezi ilçelerindeki kafelerde "Mekan dolu ama ciro düşük" şikayetinde bulunan işletmeciler, yeni önlemler almaya başladı. Artan maliyetler ve düşen masa devir hızı nedeniyle birçok ...
01.06.2026
0
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel'in cuma günü Silivri'de gerçekleştirilen görüşmesiyle ilgili kulis bilgilerini paylaştı. Hürriyet yazarı Selvi, "Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu, mutlak butlan ...
01.06.2026
0
CHP'nin resmi internet sitesinden, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimleri kaldırıldı. CHP'nin resmi internet sitesinden Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimlerinin yer aldığı sekmeler ...
01.06.2026
0

Çocuğu uyuşturucu bağımlısı aileler anlatıyor: Baronlar zenginlik içindeyken benim oğlum neden ölüyor; koruyamayacaksa devlet neden var?

Çocuğu uyuşturucu bağımlısı aileler anlatıyor: Baronlar zenginlik içindeyken benim oğlum neden ölüyor; koruyamayacaksa devlet neden var?

Çocuğu uyuşturucu bağımlısı aileler anlatıyor: Baronlar zenginlik içindeyken benim oğlum neden ölüyor; koruyamayacaksa devlet neden var?
Yayınlama: 20.12.2025
1
A+
A-

Zafer Partisi, çocuğu uyuşturucu bağımlısı anne ve babalarla kapalı bir toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan aileler, tedavi için arınma köyleri açılması önerisinde bulunarak; “Baronlar zenginlik içinde, benim oğlum neden ölüyor? Devlet çocuklarımızı, torunlarımızı korumayacaksa, devlet neden var?” sorusunu yöneltti.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Zafer Partisi’nin çocuğu uyuşturucu bağımlısı ailelerle yaptığı kapalı toplantıdan izlenimlerini aktardı. Ailelerin çözüm arayışını aktaran Öztürk’ün yazısı şöyle:

“Uyuşturucu kullanımının yaygınlaştığını herkes biliyor, kabul ediyor. Gittiğiniz en küçük ilçede bile uyuşturucu belasından söz ediliyor. Anne babalar evlatlarını bulundukları çevreden uzak tutabilmek için başka yerlere göç ediyor. Ama, bu illetten kurtarmaları öyle kolay kolay mümkün olmuyor.

İçişleri Bakanlığı yakalıyor, adalete teslim ediyor. Cezaevlerinde 146 bin uyuşturucu suçlusu var. Yabancı ülkelerden gelenler arasında uyuşturucu kullanan ve satanların gelinen durumda önemli rolleri olduğu da biliniyor.

Söz alan baba: ‘Bir gece uyandım, silahımı aldım ve çocuğumu uyurken vurmak istedim. Eşim engel oldu.Anne kalbi beni durdurdu. Hiçbir parti bize yer açmadı. TV’lerde hiç yer almıyoruz. Bizleri kimse bilgilendirmiyor.

Biz ölüyoruz, ölüyoruz, ölüyoruz. Hepimiz canlı olarak ölüyoruz. Tepeden inme insanların yetkili konumlara gelmesiyle biz bu işi bir yere götüremeyiz. Hepimiz birer deliyiz. Çocuklarımız bizi deli etti. Çocuğum 3 yıldır hapiste ve biz çıkarsa diye korkuyoruz.’

Söz alan anne: ‘Çocuklarımızın bizi kesmesini mi bekliyoruz. Böyle kesilen anne baba çok. Onlara iş sağlanmalı ve tedavileri için arınma köyleri açılmalı. Korku ve endişe içindeyiz. 5 dakika sonra ne yaşayacağımızı bilmiyoruz. Bunu düşünmekten bıktım. Allah korkusu olmasa intihar ederim. Çocuklarımız ölüyor, bundan daha ötesi yok. Baronlar zenginlik içinde, benim oğlum neden ölüyor?

Ötenazi yasak, öyleyse neden bağımlıların tedavisi kendisine bırakılıyor. Tedavisizlik de bir ötenazi değil mi? Üretken Türkiye, uyuşmuş Türkiye’ye döndü. Bizler ilkokul mezunuyuz ama hepimiz birer kimyager, öğretmen, hukukçu, doktor olduk. Ailelerin bilinçlenmesi lazım. Her hâlükârda bütün acılar annelere değiyor. Artık sentetik etamin bağımlılığı bile var. Dünyadaki bütün çocuklar bizim. Devlet çocuklarımızı, torunlarımızı korumayacaksa, devlet neden var?'”

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.