DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Çocuğu uyuşturucu bağımlısı aileler anlatıyor: Baronlar zenginlik içindeyken benim oğlum neden ölüyor; koruyamayacaksa devlet neden var?

Çocuğu uyuşturucu bağımlısı aileler anlatıyor: Baronlar zenginlik içindeyken benim oğlum neden ölüyor; koruyamayacaksa devlet neden var?

Çocuğu uyuşturucu bağımlısı aileler anlatıyor: Baronlar zenginlik içindeyken benim oğlum neden ölüyor; koruyamayacaksa devlet neden var?
Yayınlama: 20.12.2025
1
A+
A-

Zafer Partisi, çocuğu uyuşturucu bağımlısı anne ve babalarla kapalı bir toplantı düzenledi. Toplantıda konuşan aileler, tedavi için arınma köyleri açılması önerisinde bulunarak; “Baronlar zenginlik içinde, benim oğlum neden ölüyor? Devlet çocuklarımızı, torunlarımızı korumayacaksa, devlet neden var?” sorusunu yöneltti.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Zafer Partisi’nin çocuğu uyuşturucu bağımlısı ailelerle yaptığı kapalı toplantıdan izlenimlerini aktardı. Ailelerin çözüm arayışını aktaran Öztürk’ün yazısı şöyle:

“Uyuşturucu kullanımının yaygınlaştığını herkes biliyor, kabul ediyor. Gittiğiniz en küçük ilçede bile uyuşturucu belasından söz ediliyor. Anne babalar evlatlarını bulundukları çevreden uzak tutabilmek için başka yerlere göç ediyor. Ama, bu illetten kurtarmaları öyle kolay kolay mümkün olmuyor.

İçişleri Bakanlığı yakalıyor, adalete teslim ediyor. Cezaevlerinde 146 bin uyuşturucu suçlusu var. Yabancı ülkelerden gelenler arasında uyuşturucu kullanan ve satanların gelinen durumda önemli rolleri olduğu da biliniyor.

Söz alan baba: ‘Bir gece uyandım, silahımı aldım ve çocuğumu uyurken vurmak istedim. Eşim engel oldu.Anne kalbi beni durdurdu. Hiçbir parti bize yer açmadı. TV’lerde hiç yer almıyoruz. Bizleri kimse bilgilendirmiyor.

Biz ölüyoruz, ölüyoruz, ölüyoruz. Hepimiz canlı olarak ölüyoruz. Tepeden inme insanların yetkili konumlara gelmesiyle biz bu işi bir yere götüremeyiz. Hepimiz birer deliyiz. Çocuklarımız bizi deli etti. Çocuğum 3 yıldır hapiste ve biz çıkarsa diye korkuyoruz.’

Söz alan anne: ‘Çocuklarımızın bizi kesmesini mi bekliyoruz. Böyle kesilen anne baba çok. Onlara iş sağlanmalı ve tedavileri için arınma köyleri açılmalı. Korku ve endişe içindeyiz. 5 dakika sonra ne yaşayacağımızı bilmiyoruz. Bunu düşünmekten bıktım. Allah korkusu olmasa intihar ederim. Çocuklarımız ölüyor, bundan daha ötesi yok. Baronlar zenginlik içinde, benim oğlum neden ölüyor?

Ötenazi yasak, öyleyse neden bağımlıların tedavisi kendisine bırakılıyor. Tedavisizlik de bir ötenazi değil mi? Üretken Türkiye, uyuşmuş Türkiye’ye döndü. Bizler ilkokul mezunuyuz ama hepimiz birer kimyager, öğretmen, hukukçu, doktor olduk. Ailelerin bilinçlenmesi lazım. Her hâlükârda bütün acılar annelere değiyor. Artık sentetik etamin bağımlılığı bile var. Dünyadaki bütün çocuklar bizim. Devlet çocuklarımızı, torunlarımızı korumayacaksa, devlet neden var?'”

Yazının tamamını okumak için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.