Cumartesi Anneleri: Ahmet Şayık ve Mehmet Tayboğa’yı JİTEM kaçırdı, görevliler yargılanmadı
Cumartesi Anneleri adalet arayışlarının 931. haftasında 1994’te Şırnak Silopi’de JİTEM tarafından gözaltına alınıp kaybedilen için adalet istediler.
Haftanın açıklamasını gözaltında öldürülen gazeteci Ferhat Tepe‘nin kardeşi Ayşe Tepe okudu.
Şayık ve Tayboğa ailelerinin 29 yıldır adalet uğraşı sürdürdüklerini söyleyen Zirve, şunları söyledi:
“32 yaşındaki Ahmet Şayık Şırnak/Silopi Başverimli mezrasında, 32 yaşındaki Mehmet Tayboğa ise Silopi’de yaşıyordu. İkisi de Habur Gümrük Müdürlüğü’nde çalışıyordu.
“Yetkililer bilgimiz yok dedi”
“Aynı gün Mehmet Tayboğa’nın kullandığı aracın Doruklu Köyü yakınlarında bulunduğu haberi üzerine olay yerine giden aileler aracın tamamen yanmış olduğunu gördü. Lakin Ahmet ve Mehmet’ten hiçbir iz yoktu. Şahitlerin beyanına göre; kayıpların aracı gümrükten çıktıktan bir süre sonra 34 plakalı siyah bir Tempra ve beyaz bir Renault araç tarafından durduruldu. Siyah otomobilde bölgede Jitemci olarak bilinen Astsubay bulunuyordu.
“Başvurular sonuçsuz kaldı”
“Ancak ailelerinin resmi makamlara yaptığı tüm müracaatlar sonuçsuz kaldı. 30 Mayıs 1994 tarihinde Botaş arama noktasına giden aileler, yüzbaşı tarafından ‘Acının üzerine fazla gidersen daha büyük acıya rastlarsın’ tehdidiyle karşılaştı.
“Ailelerin araya koyduğu şahıslar vasıtasıyla ulaştığı aynı yüzbaşı, Ahmet Şayık ve Mehmet Tayboğa’yı lakin ailelerinin savcılığa ‘PKK ya da Hizbullah yakınlarımızı kaçırdı’ diye dilekçe vermesi kuralıyla teslim edeceğini söyledi. Yakınları Ahmet ve Mehmet’e ulaşabilmek için savcılığa bu dilekçeyi de verdiler lakin onlardan bir daha haber alınamadı.
“DNA karşılaştırılması istendi fakat yapılmadı”
“26.01.2009 tarihinde Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran Şayık ve Tayboğa Aileleri, Ahmet Şayık ve Mehmet Tayboğa’nın kaybedilmesinden Botaş’ta JİTEM’ci olarak bilinen Ali Yüzbaşı, Yusuf Üsteğmen ve Bilal Astsubay’ın sorumlu olduğunu ifade ederek, bulunacak cesetler üzerinde DNA karşılaştırması yapılmasını talep ettiler.Ancak bugüne kadar bir gelişme olmadı.
“Gözaltında kaybedilişlerinin 29. yılında, yargı makamlarını Ahmet Şayık ve Mehmet Tayboğa dosyasında hakikati açığa çıkarma ve adaleti sağlama yükümlülüğünü yerine getirmeye çağırıyoruz.
“Kaç yıl geçerse geçsin Ahmet Şayık ve Mehmet Tayboğa için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin kozmik hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 232 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma yerimiz Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”