Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’dan anayasa çıkışı: Ülkemize yakışan bir hal değildir
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, anayasa tartışmalarına ilişkin, “Bu anayasayla yaşamak ülkemize yakışan bir hal değildir” tabirlerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabine ile yaptığı toplantı sonrası anayasa tartışmaları yeniden gündeme getirmişti. Erdoğan’ın Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Siyasetleri Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, hususa ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
”Gündemimiz Yeni Anayasa” başlığıyla yaptığı paylaşımda Uçum, 1982 Anayasa’sının bir çok kere değiştirildiğini bu nedenle kendi iç tutarlılığını yitirdiğini iddia etti. Uçum, “Hem darbe eseri olan hem de bir çok değişiklikle bütün iç tutarlılığını, lisan ve terim ahengini yitirmiş bir anayasayla yaşamak Cumhuriyetin 100. Yılında ülkemize yakışan bir hal değil” dedi.
Mehmet Uçum’un paylaşımı şöyle:
“Yeni Anayasanın en önemli olmazsa olmazlarını ve temel perspektiflerini şöyle ele alabiliriz:
YENİ ANAYASANIN DÜSTURU CUMHURİYETİN UNSURLARI VE DEMOKRATİK BİRİKİM
Demokratik Birikim: Halk iradesinin temel kazanımı olan başkanlık sisteminin ve tüm kuvvetler açısından demokratik meşruiyet prensibinin korunduğu ve geliştirildiği anayasa.
“1982 yerine 2023 Anayasası”
YENİ, SİVİL, KUŞATICI, ÖZGÜRLÜKÇÜ, ESİRGEYİCİ, SOSYAL VE GELİŞKİN DEMOKRASİ İÇEREN ANAYASA
Yeni Anayasa: 1982 yerine 2023 Anayasası. 41 yıl sonra darbe anayasasından tamamen kurtulmamızı sağlayacak tümden yeni bir anayasa.
Sivil Anayasa: Kurumsal yapıların ve seçkinlerin taleplerine ve iradelerine değil halkın talep ve iradesine göre hazırlanan ve yapılan anayasa.
Kuşatıcı Anayasa: Türkiye’nin her ferdinin kendini asli ögesi olarak saydığı kapsayıcı Türk Milleti ve Türk Vatandaşlığı yaklaşımının esas olduğu anayasa.
Özgürlükçü Anayasa: Kişinin her türlü hak ve özgürlüklerinin hem ferdî hem kolektif taraflarıyla eksiksiz yer aldığı, yeni jenerasyon hak ve özgürlük alanlarının tanımlandığı, hak ve özgürlüklerin esas, sınırlamaların istisna olduğu anayasa.
“Doğal kaynakların korunmasını garantiye alan anayasa”
Koruyucu Anayasa: Devletin maddi ve manevi varlığını muhafazayı ve geliştirmeyi garantiye alan anayasa. Tam bağımsızlığı bütün boyutlarıyla muhafazaya ve güçlendirmeye fırsat veren anayasa. Şahısların maddi ve manevi varlığını muhafazayı ve geliştirmeyi garantiye alan anayasa. Tabiatın, etrafın, iklimin, denizlerin, kıyıların, ormanların, su kaynaklarının, doğal kaynakların, yer altı zenginliklerin müdafaasını ve doğru ve kamu faydasına kullanılmasını teminata alan anayasa. Doğal afetlere karşı insanı müdafaa hedefine hizmet edecek hukukî önlemleri içeren anayasa.
Sosyal Anayasa: Herkesin gelir garantisine sahip olması, genel olarak imkan eşitliği, çalışanlar bakımından adil bir taban ücret, bedelsiz sağlık hakkı, bedelsiz eğitim hakkı,eksiksiz sosyal güvenlik hakkı, hassas sosyal gruplara ek takviyeler, farklı sosyal yardım ve sosyal hizmet imkanlarının geliştirilmesi, çalışma hakkının eksiksiz gerçekleştirilmesi, toplumda gelir grupları arasındaki farkları üste doğru azaltacak adil bir gelir dağılımı sistemine geçiş benzeri bir çok sosyal adalet yaklaşımına ve yeni sosyal siyasetlere fırsat veren anayasa.
“Halkla başlayıp halkla biten imal süreci”
Gelişkin Demokrasi Anayasası: Elektronik Demokrasi/birey inisiyatifli demokratik sistem işleyişinin geliştirilmesi için elektronik katılım hakkı, Geri çağırma hakkı, Halkın yasa teklif hakkı, İtiraz edici referandum hakkı, Halkın AYM’ye müracaat hakkı, Yasama sürecine halkın katılım imkanlarının ve mecralarının çeşitlendirilmesi ve güçlendirilmesi, Yargılama süreçlerinde halk iradesinin de tesirli olacağı yapılar ve işlevler geliştirilmesi.
HALKLA BAŞLAYIP HALKLA BİTEN İMAL SÜRECİ
Halkın taleplerine dayanarak hazırlanan anayasa taslağının kamuoyu/sivil toplum tartışmasından sonra teklife dönüşmesi ve Mecliste 400’den fazla oyla kabul edilse bile halkın onayına sunularak yürürlüğe girmesiyle varlık kazanan anayasa (Toplum Merkezli Anayasacılık).
1982 ANAYASASI VERİLERİ
1987-2017. Otuz yılda 23 değişiklik. Yürürlüğe giren 19 değişiklik. Toplam 177 asıl Madde. Değişmemiş madde 58. Değişen ve yürürlükten kalkan madde 119. Mülga madde 23. Değiştirilerek yürürlükte kalan madde 96. Bu 96 unsurda değiştirilen temel husus 184 (nüanslarla bu sayı iki-üç kat çıkabilir). Yürürlükteki madde 154.
Hem darbe eseri olan hem de bir çok değişiklikle bütün iç tutarlılığını, lisan ve terim ahengini yitirmiş bir anayasayla yaşamak Cumhuriyetin 100. Yılında ülkemize yakışan bir hal değil.
O nedenle gelin hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. Yılında TÜRKİYE ANAYASA MUTABAKATI (TAM) sağlayalım. Türkiye Yüzyılında bu defa olsun TAM OLSUN diyelim.”