Dünyaca ünlü pizza zinciri Pizza Hut’ın el değiştirmesi gündemde. Şirketin sahibi Yum! Brands’in, satış için özel sermaye şirketi LongRange Capital ile yürüttüğü görüşmeleri hızlandırdığı ve tarafların anlaşmaya yakın olduğu bildirildi. Bloomberg'in ...
01.06.2026
0
Gram altın 1 Haziran'a 6 bin 680 TL'den başlarken, ons altın 4 bin 525 dolar seviyesinde işlem gördü. Orta Doğu'daki belirsizlik, petrol fiyatlarındaki yükseliş, güçlü dolar ve tahvil faizlerindeki yüksek seyir altını baskılarken, Ekonomist Tuncay ...
01.06.2026
0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesine ilişkin detayları paylaştı. Konutların Anadolu ve Avrupa yakasında yer alacağını belirten Kurum, ilk teslimlerin eylül ...
07.06.2026
0
Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş, memur emeklilerine 2023’ten bu yana vadedilen seyyanen zam konusunda beklentilerin yeniden zayıfladığını yazdı. Kulis bilgilerine göre, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele politikası nedeniyle ek iyileştirme ...
01.06.2026
0

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz açıkladı: Emekli mşlarına zam Kabine’de ele alınacak

“Tasarruf sahipleri altınlarını, meskenlerinde tuttukları zaman hiçbir getirisi olmuyor ne dövizin ne altının… Tasarruf sahibine bir sefer bir getirisi olmuyor”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz açıkladı: Emekli mşlarına zam Kabine’de ele alınacak
Yayınlama: 13.01.2024
3
A+
A-

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarını istikrara taşıyacağız. Bunun için yasal düzenleme ihtiyacı var. En düşük emekli mşı olan 7 bin 500 lira için ne yapabileceğimizi çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde Kabine’de ele alınacak. Emeklilerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Ekonomi Haber Müdürleri ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz iktisada ilişkin açıklamalar yaptı.

Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bakarsanız 2003 sonrası periyoda hem enflasyon düştü hem büyüme arttı yani bu olmayacak bir şey değil pratikte de tarihte de olmuş şeyler bunlar. Teorik olarak tahminen matematiksel birtakım şeyler olabilir burada ‘trade off’ dedikleri ‘ya o-ya bu’ benzeri bazen tercihler tartışılabilir, ama genel doğru bu olabilir, ama konjonktür, durum, siyasi ortam bütün bunlar fiili gelişmeleri farklılaştırabilir. Bunu biz yaşadık yani teorik bir şeyden bahsetmiyorum. 2003’ten sonraki dönem 2002’den sonra bakın o 5 yıla hem enflasyon düştü hem büyüme arttı aynı periyotta oldu. Bu demek ki oluyor. Ama bunun olması için dediğim benzeri hem büyümenin kompozisyonu çok önemli hem de güven ortamı, örneğin dış piyasalardan gelecek, dış dünyadan gelecek katkı ki önümüzdeki dönem tekrar birtakım arkadaşlarımız söylediler dünyada enflasyonla mücadelenin belli bir aşamasında bir kırılma bekleniyor, dünya için söylüyorum, daha genişleyici bir çerçeveye doğru gidebilir. Bir taraftan da Türkiye’deki bu disiplinli yaklaşım daha fazla sermayeyi Türkiye’ye cezbedebilir ve bunun getireceği bir büyüme ortamı görebiliriz. Bilhassa direkt yatırımlarda, yatırım ortamını güzelleştirerek yapacağınız çalışmalar. Yeniden yapısal ıslahatlar konusunda attığınız adımlar, güven ortamı manasında yaptığınız çalışmalar, bütün bunlar büyüme perspektifinizi de güçlendirici çalışmalar, bundan ötürü olmayacak iş değil, ama tabi ki kolay değil, onun da altını tekrar çizmek isterim.

Dolayısıyla şu an itibariyle ben farklı bir öngörüde bulunmanın doğru olduğunu düşünmüyorum, ama Merkez Bankamız tabii ki kendine göre değerlendirmeler yapar, yeniden bakar. Beklentilerin teknik çalışmalardan biraz daha yüksek olması olağan, zira beklentiler biraz geçmişe göre şekillenir. Bu biraz zaman alacak elbette, ama o beklentileri kırma yönünde bir süreç içinde olduğumuzu da ifade edebilirim. Enflasyonla çok taraflı, koordineli bir şekilde çabamız devam edecek. Bir taraftan para siyasetleri, bir taraftan maliye siyasetleri, diğer taraftan yapısal ıslahatlar bütün bunlarla birlikte enflasyon bizim için çok çok öncelikli bir mesele uğraşımızı devam ettireceğiz.

“Altınları, konutlarında tuttukları zaman hiçbir getirisi olmuyor ne dövizin ne altının”

Tasarruf sahipleri altınlarını, konutlarında tuttukları zaman hiçbir getirisi olmuyor ne dövizin ne altının… Tasarruf sahibine bir sefer bir getirisi olmuyor. Makroekonomi manasında da bu tasarrufların üretken alanlara destek olmasına mahzur olmuş oluyoruz. Ben bazen söylüyorum, Amerika dolarını konutunuzda tutuğunuzda Amerika’ya sıfır faizle kredi açmış oluyorsunuz, yani hiçbir bedel almadan Amerika’ya sonuçta sıfır faizle bir kredi vermiş oluyorsunuz. Bu diğer dövizler için de geçerli, altın için de geçerli. Burada sıkıntımız şu: İnsanlar altın alır, döviz alır, öteki bir şey alır onunla ilgili bir yorum yapmıyorum. Sisteme dahil olmalı bunlar, bir şekilde bu tasarruflar üretken alanlara kanalize edilebilmeli ve bu yolla hem makroekonomimize katkıda bulunmalı bu kaynaklar hem de bunları elinde tutan tasarruf sahiplerine daha fazla getiri sağlamalı, ikisini aynı anda gözeten bir yaklaşım olmalı.

Kira yüzde 24 sınırı

Bu konutlarda yüzde 25 kira limiti; bunu tartışıyoruz zaman zaman. Burada aslolan, enflasyon düşürmek tabi, enflasyonu düşürürseniz buna benzer mevzulara da çok fazla gereksiniminiz kalmaz. Esas esaslı tahlil enflasyonu tabi ki düşürmek; biz de bu perspektifle hareket ediyoruz. 2024’te bir dezenflasyon yılı, bilhassa yıl ortasında bariz az önce söylediğim benzeri bir düşüş bekliyoruz.

Emekli zammı

SSK, Bağkur ve memur emekli aylıklarını istikrara taşıyacağız. Bunun için yasal düzenleme ihtiyacı var. En düşük emekli mşı olan 7 bin 500 lira için ne yapabileceğimizi çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde Kabine’de ele alınacak. Emeklilerin yanında olmaya devam edeceğiz.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.