Giresun'da 8 yıl önce evlerinin önünde yaralı bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Rabia Naz Vatan'la ilgili dosya geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Ailenin önümüzdeki günlerde ...
11.05.2026
0
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Balıkesir Edremit’te bir simit fırınında staj yapan MESEM öğrencisinin "cinsel istismara maruz kaldığı" iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru ...
01.05.2026
0
Emek ve Meslek Örgütlerinden Kadınlar, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de katledilen kadınları Kazancı Yokuşu'nda andı. Anma sırasında yapılan açıklamada, "Bizler şiddeti yalnızca bireysel değil; yapısal, politik ve sistemsel bir sorun olarak görüyoruz ...
01.05.2026
0
“MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın kendi adına üç Instagram hesabı var. Bunlardan biri MİT Başkanı, öteki ikisi ise kendi dünyası ile ilgili paylaşımlar yaptığı hesaplar. İşte kendi hesabına açtığı Instagram sayfasında bir video paylaştı. Videoda bir ...
16.05.2026
0

DEM Parti, Kobani Davası kararlarının ikinci yılında Sincan’da: “Sürecin baş aktörü Öcalan’ın koşulları düzeltilsin” çağrısı

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen kararların ikinci yıl dönümünde Sincan Cezaevi Kampüsü önünde konuştu. Koçyiğit, “Bütün bu şiddetin, bütün bu altüst oluşun içerisinde bütün bu dalgalanmalardan, bütün bu …

DEM Parti, Kobani Davası kararlarının ikinci yılında Sincan’da: “Sürecin baş aktörü Öcalan’ın koşulları düzeltilsin” çağrısı
Yayınlama: 16.05.2026
4
A+
A-

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kobani Davası’nda verilen kararların ikinci yıl dönümünde Sincan Cezaevi Kampüsü önünde konuştu. Koçyiğit, “Bütün bu şiddetin, bütün bu altüst oluşun içerisinde bütün bu dalgalanmalardan, bütün bu altüst oluşlardan korunmanın birinci ve yegane yolu vardır. Sürecin baş aktörü, süreci ilerleten, sürece katkı koyan, sürecin sahibi Sayın Öcalan’ın koşullarını düzeltmektir. Biz barışa inanıyoruz. Barış için canımızı vermeye hazırız. Bu sürecin geri dönüşü yok” dedi.

DEM Parti, Kobani Davası’nda verilen kararların ikinci yıl dönümünde Sincan Cezaevi Kampüsü önünde basın açıklaması yaptı. DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan ve Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partinin bileşen temsilcileriyle birlikte Sincan Cezaevi önünde bir araya geldi. Kobani Davası’nın hukuki değil siyasi bir süreç olduğu vurgulanan açıklamada, AİHM kararlarının uygulanması istendi.

“Cinayet ve yağma suçlarından beraat ettiler”

Sürecin 2014 yılında kapatılan bir soruşturmanın 2020’de yeniden canlandırılmasıyla başladığını belirten Öztürk Türkdoğan, şunları söyledi:

“Davanın gerçek nedeni 7 Haziran zaferi”

HDP’li siyasetçilerin demokratik siyasetten tasfiye edilmek istendiğini savunan Gülistan Kılıç Koçyiğit, şöyle konuştu:

“Bu dava, 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP’nin AKP’yi tek başına iktidardan düşürmesinden sonra başlatılan bir tasfiye operasyonudur. 7 Haziran HDP zaferinden sonra başlamış bir süreçtir. HDP’nin yükselişi, farklı halkları ve kimlikleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıması, Türkiye siyasetinde ana bir mücadele odağı olması nedeniyle; dört bir yandan HDP’yi yok etmek için kolları sıvadılar ve üzerine kumpas kurdular. 4 Kasım 2016 tarihinde eş zamanlı başlayan; birçok milletvekili arkadaşımızın, HDP Eş Genel Başkanları Sayın Demirtaş’ın ve Sayın Yüksekdağ’ın gözaltına alınıp tutuklanmasıyla fiili olarak başlatılan sürecin devamı olarak okumak gerekiyor Kobani Kumpas Davası’nı.

“13 ay boyunca gerekçeli karar yazmadılar”

“Artık cezaevlerinin önünden seslendiğimiz son olsun”

Bugün sürece güven düşük ama destek yüksek. Herkes bu ülkede barış olsun, Kürt sorunu demokratik yollarla çözülsün istiyor. Ama herkes şunu da soruyor: Bu politikalarla mı barışı inşa edeceksiniz? Demirtaş’ı, Yüksekdağ’ı, hasta tutsakları cezaevinde tutarak; 30 yıllık mahkumların tahliyesini engelleyerek mi barışı sağlayacaksınız? Bu yöntemlerle bin yıllık kardeşliğin yeni yüzyılda eşitlik temelinde kurulması sağlanabilir mi? Önümüzde tarihi bir süreç var. Herkesin bu sürece uygun davranması ve sözünü pratikleştirmesi gerekiyor. Zaman kaybetmeden adım atılmalıdır; yarının geç olacağını ifade etmek istiyoruz. Orta Doğu kaynıyor, bölgesel şiddet artıyor. Bütün bu şiddetin, bütün bu altüst oluşun içerisinde bütün bu dalgalanmalardan, bütün bu altüst oluşlardan korunmanın birinci ve yegane yolu vardır. O da barışı inşa etmektir. Kürt sorununun demokratik yollardan çözülmesini sağlamaktır. Ve bunun için de adım atmaktır. Meclis’ten hızlı bir şekilde demokratik entegrasyon yasalarını çıkarmaktır. Sürecin baş aktörü, süreci ilerleten, sürece katkı koyan, sürecin sahibi Sayın Öcalan’ın koşullarını düzeltmektir. Sürece katkı koyabileceği imkanları yaratmaktır. Bütün bunları görmezden gelen, bütün bunları anlamayan bir anlayışla karşı karşıya olduğumuzu ne yazık ki görüyoruz. O nedenle buradan, birçok defa hukuksuzluklarına yargılama sürecinde tanıklık Ettiğimiz Sincan Cezaevi Kampüsü önünden sesleniyoruz hükümete. Artık cezaevlerinin önünden size seslendiğimiz son olsun.

“Barışa başımızı koyduk”

Demokrasiye dönün, hukuka dönün, adaleti tesis edin, yolunuz barış olsun. Bizim yolumuz çünkü barış. Biz demokrasiye inanıyoruz. Barışa inanıyoruz. Barışa başımızı koyduk. Barış için canımızı vermeye hazırız. Bu sürecin geri dönüşü yok. Bu sürece uygun, bu süreci ilerletecek, bu süreci geliştirecek, bu süreci kalıcılaştıracak ve güvenceye alacak adımlara ihtiyaç var diyorum. Ve bir kez daha yol arkadaşlarımıza bir an olsun geri adım atmayan, sözünü esirgemeyen, yargılanan değil, hukuksuzlukları yargılayan bütün mücadele arkadaşlarımıza buradan Sincan Cezaevi önünden de bin selam olsun diyoruz. Mücadeleleri mücadelemizdir. Onlarla onur duyuyoruz. Her biriyle gurur duyuyoruz.” (ANKA)

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.