DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Fehmi Koru: 2018 seçimine “Adam kazandı” mesajı damga vurmuştu, aynı mesaj tekrar tekrarlanır mı, ne dersiniz?

“Muhalefet iktidarın hazırlıklarının farkında mı, yoksa en başta yaptıkları ‘Bu sefer işimiz kolay’ tespitinin rahatlığı içerisinde mi?

Fehmi Koru: 2018 seçimine “Adam kazandı” mesajı damga vurmuştu, aynı mesaj tekrar tekrarlanır mı, ne dersiniz?
Yayınlama: 21.01.2023
7
A+
A-

Fehmi Koru*

En son (2018) cumhurbaşkanlığı seçiminden aklımızda kalan sembolik iz, benim için, sandıktan ikinci çıkan adayın erken bir saatte bir gazeteciye gönderdiği bildiriydi.

“Adam kazandı” mesajı…

Şaşkınlık belirten bir bildiriydi bu. Ben ise, ilk işittiğimde, “Demek ki, en önemli rakibi ‘adam’ın kazanmayabileceğini düşünüyormuş” şaşkınlığını yaşadım.

Oysa Tayyip Erdoğan’ın yeniden bir sefer daha cumhurbaşkanı seçileceği adaylıkların katılaştığı gün belli olmuştu. Hakikaten, yüzde 52.59 oy oranıyla, ikinci çeşide kalmadan cumhurbaşkanı seçilebildi Tayyip Erdoğan.

Muhalefet ortak bir aday üzerinde uzlaşamadığı için alındı bu sonuç.

CHP’nin, HDP’nin, İYİ Parti’nin, Saadet Partisi’nin ve Vatan Partisi’nin adayları, cumhurbaşkanlığı seçiminde, partilerinin o zamanki oylarına yakın bir muvaffakiyet gösterebildiler.

Tablo ortada:

Bir çatı adayda birleşilebilseydi o günün kaidelerinde bile sonucun farklı olması mümkündü.

Reklam

İYİ Parti genel başkanı Meral Akşener’in “Ben kazanırım” argümanıyla çatı aday fikrine karşı çıkması ile CHP içerisinden birilerinin “Aday bizden olmalı” ısrarının sonucunda, AK Parti ile MHP kendi adaylarını ilk tıpta seçtirebildiler.

Ne dersiniz, bugün durum 2018’den farklı mı?

Hem farklı, hem de…

İlk bakışta farklılıklar var benzeri imajı alınıyor.

Muhalefetin en yüklü kümesini oluşturan ve Millet İttifakı ismiyle bir araya gelen altı parti, iktidarın adayı karşısına tek bir isimle çıkmaya kararlı görünüyor. Meclis’te üçüncü en kalabalık gruba sahip olan HDP kendilerinin de hesaba katılması durumunda çatı adayına itiraz etmeyebilir; aksi halde kendi adayıyla seçime katılacak. Muhalefet cephesinin geriye kalan partileri kendi başlarına davransalar bile, son analizde, seçmenleri AK Parti-MHP’den oluşan Cumhur İttifakı’nın adayı karşısında güçlü muhalif adaya oy verebilir.

Kamuoyu yoklamaları Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı’nın oy oranlarını birbirine yakın gösteriyor; sonucu HDP ile ittifaklar dışında kalmış diğer muhalefet partilerinin hali belirleyecek.

Eh, onların tutumları da iddialar istikametinde oluşursa, iktidar adayının karşısına çıkartılacak aday şimdiden çok şanslı sayılabilir.

Millet İttifakı’nda buluşan muhalifler, HDP başka aday çıkarırsa seçimin ikinci çeşide kalacağı lakin ikinci tıpta kendi adaylarının kazanacağı hesabındalar.

Bu sefer “Adam kazandı” mesajı vermek gerekmeyecek, onların bu hesabına göre…

İktidar cenahı da boş durmuyor

İktidarın hesabının da çok farklı olmadığını sanıyorum. AK Parti ile MHP’nin kurmayları da bu seçimde daha fazla zorlanacaklarının farkında olmalılar. Farkında oldukları, 2018 seçiminin sonraki gününden başlayarak aldıkları önlemlerden belli oluyor.

Kazanan adaya mazbatasını ‘13. Cumhurbaşkanı’ sıfatı kullanarak veren Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz etmiş ve o ibareyi kaldırtmışlar. Bununla, “İki defa seçildi, üçüncü kere aday olamaz” münasebetini zayıflatmayı amaçladıkları anlaşılıyor.

Seçimin vaktinde değil de belirlenmiş tarihten bir ay önce yapılmasının arkasında da, belirledikleri ismin aday olabilmesinin önündeki anayasa pürüzüyle ilgili baş karıştırma niyeti yattığı belli.

Genel seçimde ittifakların muhalefet partilerine iktidardan daha fazla yaradığını gördükleri için seçim yasasını elden geçirdiklerini de biliyoruz.

Bu defa da genel seçimle cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte -aynı tarihte- yapılacak; bu yolla cumhurbaşkanı adaylarının şöhretinden yararlanabilecekler.

Cumhurbaşkanı adaylarının karşısına Millet İttifakı tarafından çıkartılacak adayı belirleme sorumluluğunu de üstlenmiş durumda iktidar kanadı. Seçilebilme özelliği bulunduğunu düşündükleri beklenen rakip adayları gözden düşürme, bu yapılamıyorsa seçime katılamaz hale getirme usulleri uygulanmakta.

Bu ortada, HDP’nin Millet İttifakı ile yakınlaşmasını önlemek için ikmal yollarını kesmeye çalıştı iktidar cephesi; öte yandan HDP’nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasına da bel bağlamış durumda.

Önceki iktidarlar devirlerinde de bu ülkede ‘seçim ekonomisi’ uygulandı fakat bugüne kadar hiçbir iktidar iktisadın kısıtlı imkanlarını şimdiki kadar cömertçe zorlamaya kalkışmamıştı. Azgın hayat pahalılığı ve iflahı kesilmiş TL karşısında çaresiz kalmış kitlelere yapay bir rahatlık sağlama gayreti zirvede.

Sandıkla buluşma gününe kadar geçecek devirde akla gelebilecek -ve hatta akla gelmesi imkansız- daha pek çok teşebbüs iktidar cenahından beklenmeli.

İstanbul’un tekrarlanan belediye başkanlığı seçimi öncesinde İmralı’dan mektup bile devreye sokulmamış mıydı?

Bütün bu önlemler ve beklenen daha öteki teşebbüsler, işlerinin eskisi kadar kolay olmadığı hesabını iktidarın da yaptığının işaretleri.   

Zor durumdalar, ama aldıkları ve alacakları önlemlerle zorluğu aşarak yeniden sandıktan iktidarlarının devamını çıkarma çabasındalar.

Geleceğe dönük sorular

En çok önemli şimdiki soru bu.

Sorunun yanıtını aday belirleme sonrasında alabileceğiz.

Bu ortada, ana soruya ışık tutabilecek öteki sorular da var:

Cumhur İttifakı adayının anayasal sonlar içerisinde belirlenmesi için kıyasıya bir hukuksal mücadele verilecek mi?

Millet İttifakı 2018’de kaçırdığı fırsatı telafi edecek seçilebilir bir aday üzerinde uzlaşmayı bu defa sağlayabilecek mi?

HDP başka bir aday çıkaracak mı?

İki defa seçilmiş Tayyip Erdoğan anayasal pürüze karşın yeniden aday olabilir, Millet İttifakı onun karşısına karşı taraftan da oy alabilecek biri yerine ‘6’lı masa’da buluşan parti başkanlarından birini aday gösterir ve HDP de seçime kendi adayıyla girme ihtiyacı hissederse…

O zaman, seçim akşamı, Millet İttifakı adayı, 2018 seçiminin sembolik anısı olan “Adam kazandı” mesajını tekrarlamak zorunda kalabilir.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.