DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Fehmi Koru: Alt tarafı bir futbol maçı; beceriksizlik yüzünden yaşanan skandal bir diplomatik soruna yol açabilir

“Oraya kadar gidildikten sonra bu maçın oynanmasını sağlayamamaları akıl kârı değil”

Fehmi Koru: Alt tarafı bir futbol maçı; beceriksizlik yüzünden yaşanan skandal bir diplomatik soruna yol açabilir
Yayınlama: 30.12.2023
1
A+
A-

*Fehmi Koru

Eskiden bu türlü sıradan sıkıntılar Suudi Arabistan tarafından öbür ülkelerde çıkarılır, o ülkenin vatandaşları ile olayı izleyen öbürleri, onların tutumlarını dudak bükerek hafife alırlardı.

Ülkemize Suud’tan heyetler geldi, veliahtlar geldi, hatta hükümdarlar geldi ve protokol gereği olarak hiç değilse bir defa uğramaları beklenen Anıtkabir’e hiçbiri gitmedi.

Bizler her seferinde bu hafifliğe bakarak dudak büktük.

Dün ise tekrar garip bir olay Suudi Arabistan’ın başşehri Riyad’ta yaşandı.

Yaşananın özeti şu:

Lig şampiyonu ile Türkiye kupasını kazanan takım –Galatasaray ile Fenerbahçe– arasında oynanacak süper kupa finali için, artık kimin aklına nereden geldiyse, Riyad’taki bir stadyum seçilmiş… 

İki takımın oyuncuları ile yöneticileri ve tabii sıkı taraftarları, maç için Riyad’a kadar seyahat etmişler…

Ancak, yayımlayacak TV kanalının karşısına maç vakti geldiğinde oturanlar, ekrandan, bir sorunun varlığını fark ettiler.

Meğer, Suud yetkilileri, ekiplerin sahaya pankartla çıkma ve formalarında Atatürk fotoğrafı bulundurma isteğini kabul etmemişler; bunu öğrenen oyuncular da maça çıkmama kararı almış…

Olayın özeti bu.

Günler öncesinden sosyal medyada başlayan reaksiyonlar, dün gün uzunluğu artarak devam etmişti; maçın oynanmayacağı anlaşılınca, sosyal medya, suçlu taraf olarak gördüğü Suudi Arabistan’a ver yansına girişti.

Suudi Arabistan’a verilecek yansılara üzülecek biri değilim; lakin tekrar de bu mevzuda eleştirilecek tarafın o ülke yetkilileri olduğundan emin olmakta da zorlanıyorum.

Yukarıda kaydettim; bu adamların bize karşıt gelen kimi alışkanlıkları var. Ülkemize gelen her Suudlu yetkilinin Anıtkabir’e uğramaması üzerine kamuoyumuzda yansılar oluştuğu biliniyor.

Bilinmesine karşın, süper kupa final maçı için, Türk seyircilerin ilgi duyabileceği onlarca diğer ülke varken Suudi Arabistan’ın seçilmesi, bana hakikaten oldukça tuhaf geliyor. 

“Neden Suudi Arabistan?” sorusuna karşılık bulmakta zorlanıyorum.

Aklıma gelen terk makul sebep şu: Bir müddettir aramızın pek iyi olmadığı bu ülkeyle yakınlaşma isteği duyulmaktaydı, bu türlü bir maçın orada oynanması bunu sağlayacak bir adım olarak planlanmış olabilir…

Eğer o fikirle bu türlü bir tercihte bulunulmuşsa, olayın aldığı bu formla, amaçlananın tam aksisi başarılmış oldu.

Aferin bize.

Daha doğrusu, “Aferin, sıradan bir maçı ülkeler arası bir kriz haline dönüştüren yetkililere” demek gerekiyor.

Cehalet mi? Suudluların bize aksi gelen istikametleri daha önce bir dizi olayla bilinir hale gelmişken, süper kupa final maçı için Riyad’ı tercih eden yetkililer, bunu lakin herkesin bilebileceği bir hakikaten habersiz iseler yapmış olabilirler…

Peki de, olayın bu türlü bir hal alabileceğini hiç kimse öngörmemiş olabilir mi? Devletin bu türlü mevzularda bilgi birikimi olması beklenebilecek kurumları vardır; onlardan hiçbiri bu kararı alanları uyarmamışlar mıdır?

Uyardılarsa, neden dinlenmemiş?

Konunun bu tarafını bir tarafa bırakalım. Suudluların bize aykırı gelen tutumları bilinmesin, bilenler tarafından yetkiler uyarılmamış olsun; yeniden de bu türlü tertiplerde taraflar arasında çok evvelden karşılıklı görüşmeler yapılmış, nelere müsde edilip nelere izin verilmeyeceği belirlenmiş olması gerekmez mi?

Oyuncuların sonunda maça çıkmama kararı almalarını getiren kısıtlamalar evvelce konuşulmamış olamaz herhalde. Konuşulmuş ve belirlenen çerçeve beğenilmediyse, ekiplerin Riyad’a kadar gelmelerinin önüne geçilmeliydi.

Müzakereler sonucu mutabık kalınan koşullara sonradan yeni ekler mi yapıldı da, her şey olup bittikten, ekipler sahaya kadar geldikten sonra bu tepki verildi?

Neyse. Soruları bir tarafa bırakarak bu rahatsız edici olayın müsebbipleri üzerinde duralım.

İki ülke arasındaki esasen şekerrenk ilişkileri daha da kötüleştirme ihtimalini içinde barındıran bu garip olayın sorumlusu sahaya çıkmama kararı alan oyuncular olamaz. Çoğu yabancı olan oyuncular yaşananları anlamakta zorlanmış bile olabilir. 

Takımların yöneticileri günler öncesinden maç yeriyle ilgili hoşnutsuzluklarını taraftarlarıyla paylaşıyorlardı.

İyi de, madem sonunda bu türlü bir keskin hal alınacaktı, neden son ana kadar beklediler?

Federasyon? Futbol Federasyonu?

Spordan sorumlu bakan?

Ya en baştan bu türlü bir tertibe karşı çıkmaları yahut Riyad’a gidilmeden olacağı görüp maç yerini değiştirmeleri gerekirdi. Oraya kadar gidildikten sonra bu maçın oynanmasını sağlayamamaları akıl kârı değil.

Vaktiyle ‘Cumhurbaşkanlığı kupası’ adını taşıyan bir organizasyon olduğu için, konunun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı da ilgilendirmesi doğal. Herhalde bu olayın müsebbiplerini en iyi o biliyordur.

Görelim bakalım, sorumluluğu kim/ler üstlenecek?

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.