Fehmi Koru: BAE’de Herzog’a kırmızı halı muamelesine karşılık İsrail’e karşı şovlar tesirini gösterdi; liderler takviyelerini azalttı…
Fehmi Koru*
Gazze’de insanlar ölüyor, diğer insanlar seyrediyor… İlk görüntü buydu; şu anda ise dünya başkanları ile halklar arasında ayrışma azalmaya başladı.
Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) İklim Zirvesi yapıldı, oraya dünyanın her tarafından ülkelerin başkan ya da başbakanları katıldı. Merak bu ya, çektirdikleri hatıra fotoğrafına baktım, İsrail’in cumhurbaşkanı Isc Herzog da ortalarındaydı.
Zirve BAE’nde. Dünya başkanları orada, Herzog ile aynı fotoğrafta.
Fotoğraf bana epey tuhaf geldi.
Tuhaf gelmesinin sebebi, Gazze’de, savaşın çabucak başlarında, şimdi sivil ölümlerin sayısı onbinlerle ifade edilmezken, çatışmaların altıncı gününde, gazetecilerin karşısına çıkan İsrail cumhurbaşkanı Herzog’un, Gazze’deki ölümlerden -Filistinli ölümlerinden- Gazzelileri sorumlu tutan sözlerini hatırlamam oldu.
Dikkatinizden kaçmış olabilir. Herzog o gün, CNN International kanalının İngiliz muhabirinin ısrarlı soruları üzerine, ülkesinin başlattığı savaşın gayesinin bütün Gazze halkı olduğunu savunurken, önce “Neden Hamas’a karşı çıkmıyorlar?” dedi, daha sonra, gazetecinin “Sorum şu: Gazze’deki siviller, Hamas’ı yok etmemekten sorumlu tutuluyor ve bu nedenle yasal hedef haline mi geliyor?” sorusu üzerine de, sesini yükselterek, kendilerine karşı füzelerin konutların mutfağından atıldığı garip yanıtını verdi.
Herzog, üzerinden neredeyse iki ay geçtikten sonra bile, Gazze’de çoluk-çocuk ayırt etmeden siviller üzerine yağdırılan bombalardan, hastanelerin yok edilmesinden hiç rahatsız görünmüyor.
Ve, Herzog, diğer dünya önderleriyle doruğa katılıyor ve dünya başkanları onunla aynı hatıra fotoğrafında yer almaktan rahatsız olmuyorlar.
İsrail baştan beri, uluslararası hukuka, savaş hukukuna aykırı, Birleşmiş Milletler tarafından çıkartılmış uluslararası kontratlara göre ‘insanlığa karşı suç’ olarak tanımlanmış eylemlerini, “Onlar da yapmasaydı” münasebetine dayandırıyor.
“Hamas militanları İsraillileri öldürdü, İsrail’e de Filistinlileri öldürme hakkı doğdu.”
Bizlerin bu savı kabul etmemiz bekleniyor.
İyi de, Hamas kanlı eylem yaptıysa, İsrail’in o hareketin cezalandırılmasını isteme hakkı doğdu.
Militanların ellerinde rehin olarak tuttukları insanları İsrail devletinin geri isteme hakkı doğdu.
Uygar ülkeler kendilerine karşı girişilmiş suçlara karşı hak isteme hakkını kullanırlar.
İsrail ise bir ulusun bütününü karşısına alıp hedef gözetmeksizin öldürüyor ve bunun doğal hakkı olduğunu savunuyor.
Daha tuhaf olan hal, İsrail’in hukuk-kanun tanımaz bu karşı kanlı atılımına kimi ülke önderlerinin de hak vermesiydi.
Joe Biden’in (ABD)…
Rishi Sunak’ın (İngiltere)…
Olaf Scholz’un (Almanya)…
Aradan geçen iki aya yakın sürede onların bu tutumlarında farklılaşma gözleniyor.
İngiltere’de başbakan Sunak toplumdan gelen reaksiyonlar üzerine sesini kısmak zorunda kaldı. Yeni atadığı dışişleri bakanı eski başbakanlardan David Cameron, Tel Aviv’e kadar gidip İsrail’i daha fazla kan dökmemesi için uyardı.
Almanya da Gazze’deki gelişmeden kaygılı.
Biden savaşa verilen aranın devamını istedi. Partisi içerisinden yükselen itirazlar üzerine ülkesindeki Müslümanların temsilcileriyle gizlice buluşup hassasiyetlerini paylaştı. Kısa müddetliğine kabul ettiği halde 30 dakika daha uzayan o görüşmede, “Özür dilerim, ben de hayal kırıklığı yaşıyorum, bundan sonra farklı davranacağım” dediği dışarıya yansıdı.
Yardımcısı Kamala Harris de, BAE’deki tepedeyken, gazetecilere, “İsrail kendini savunurken bunu nasıl yapacağı da önemli. (Gazze’de) Çok fazla pak sivil öldürüldü. Sivillerin çektiği acılar ve Gazze’den gelen görüntüler çok yıkıcı” açıklamasını yaptı.
Savaşın ilk günlerinde gittiği İsrail’de “Ben buraya Yahudi kimliğimle geldim” diyerek tam destek söylediği söz veren dışişleri bakanı Anthony Blinken bile, “Uluslarası insani maddelere uyma gereğinden” söz etmeye başladı.
Global hava değişiyor, İsrail moral dayanaklarını teker teker kaybediyor.
Medyada da hava İsrail’in aleyhine dönmeye başladı. Yakında, ABD’de, İngiltere’de, Almanya’da ve diğer ülkelerde, İsrail’i ne yaparsa yapsın desteklemeye yeminli kalemlerin de kendilerini geriye çektikleri gerçeğiyle karşılaşabiliriz.
Gerçek durum bugün bu, fakat İsrail bu duruma bakarak duracak mı?
Netanyahu iktidarını Gazze’de kazanmayı umduğu ‘zafere’ bağlamış görünüyor. Öldürülen her Filistinli onun için iktidarının bir gün daha uzaması manası taşıyor.
Herzog BAE’de kırmızı halı muamelesi görünce Netanyahu’nun iştahı daha da kabarmış olabilir.
*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.