DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Fehmi Koru: Erdoğan doğru söylüyor, depremin vurduğu iller arasında belediyenin partisi açısından “gariplik” farkı yok

Tek ‘garip kalan’ zelzele görmüş ilimiz, Hatay değil

Fehmi Koru: Erdoğan doğru söylüyor, depremin vurduğu iller arasında belediyenin partisi açısından “gariplik” farkı yok
Yayınlama: 07.02.2024
5
A+
A-

* Fehmi Koru

AK Parti genel başkanı sıfatı da bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, evvelki gün, partisinin Hatay’da düzenlediği aday tanıtım toplantısında, “Merkezi idareyle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa, o kente herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı” demişti ya, dün de o dediğini tenkit konusu yapanlara karşılık verdi.

Dün dediği de şu:

“Birileri çıkmış Hatay’daki aday tanıtım toplantımızda söylediğimiz, hükümetle yerel idarelerin işbirliğine işaret ettiğimiz tabirlerin üzerinde tepiniyor. Halbuki; yıllardır şu hakikati daima kamuoyunun dikkatine getiriyoruz: Hükümet olarak biz, hangi partiden olduğuna bakmaksızın tüm belediyelere bütçeden almaları gereken hissesi eksiksiz gönderdik, gönderiyoruz.”

Bu sözleri ile, Erdoğan’ın, bir gün önce sarf ettiği kelamlara açıklık getirdiği düşünülüyor.

Ve tabii, ilk sözlerini tenkit konusu yapanlara da ikincinin karşılık teşkil ettiği…

Görüyorsunuz, ben burada, her iki açıklamayı da dikkatinize sunmuş oldum.

Erdoğan’ın birincisini düzeltmek için yaptığı ikinci açıklaması, dün burada değindiğim bir gerçeği, vurgulamaya fırsat veriyor.

Açıklayayım:

Depremin kötü vurduğu, binlerce insanımızın hayatını kaybettiği Hatay için, Erdoğan, ‘garip kaldı’ demişti…

Tek ‘garip kalan’ zelzele görmüş ilimiz, Hatay değil.

Depremin merkezi olan Kahramanmaraş da, aradan geçen bir yılda, yeniden inşa edilemedi. Depremzedelerin büyük çoğunluğu prefabrike konutlarda yaşıyor; çadırda kalmaya devam eden bir azınlık da var. Kahramanmaraş’ta da, bir yıl içerisinde teslim edileceği söylediği söz verilen zelzele konutlarının, fakat onda biri bitirilebildi.

Adıyaman’da da durum, diğer iki vilayetten -Hatay ve Kahramanmaraş’tan- pek farklı değil…

Hatay zelzeleye belediye başkanı CHP’li iken yakalandı; Kahramanmaraş ile Adıyaman’ın ise belediye başkanları AK Partili. AK Parti her iki ilde seçmenlerin üçte ikisinin oyunu alıyor…

Gerçekten de üç kent arasında pek bir fark yok; üçü de zelzeleden gördükleri büyük zararın giderilemediği illerimiz…

Bazılarının “Bir yılda daha ne yapılabilirdi” tesellisine sarıldığının farkındayım.

Uyarayım: Çok şey yapılabilirdi.

Literatüre ‘Gölcük depremi’ olarak geçen Yalova, Sakarya ve İstanbul’da da kahredici tesiri hissedilmiş olan 17 Ağustos 1999 tarihli büyük zelzeleye, ailemle birlikte, Yalova’da, Çınarcık’ın bir köyündeki yazlık evimizde yakalandık.

Depremin sarsıntıları başladığında, ben, aracımla İstanbul’daki bir davetten dönüyordum ve Yalova’daki heykele yaklaştığımda, binaların çatısının göz hizama indiğini gördüm.

Korkunç bir sarsıntıydı.

Onbinlerce insan, motamot 6 Şubat 2023’te 11 ili sarsan sarsıntıda olduğu gibi, ağır hasar görmüş ya da yıkılmış konutlarına dönemedi, bir süre çadırlarda, daha sonra prefabrike konutlarda yaşamak zorunda kaldı.

Ardından hazırlanan titiz bir rapora göre, sarsıntıda 18 bine yakın insanımız hayatını kaybetmiş, 100 bine yakın konut yıkılmış ya da ağır hasar görmüş, 40 binden fazla prefabrike konutlarında 150 bine yakın insan barındırılmak zorunda kalınmıştı.

Depremi Yalova’da yaşadığım ve sonradan da sıkça yeniden gittiğim için, zelzelenin acılarının giderilmesi gayretlerini yakından müşahede etmiştim.

Prefabrike konutlar süratle yapılıp çadır görüntüleri ortadan kaldırılabilmiş, sarsıntı konutları için ayrılmış bölgede başlatılan inştlar da kısa sürede bitirilmişti.

Yalova’dan Çınarcık’a doğru yol alınırken, Koruköy yakınlarına gelince sol tarafa bakın, orada inşa edilmiş sıra sıra binaları göreceksiniz.

Tarihe dikkat ettiyseniz, o zelzelenin üçlü koalisyon hükümeti döneminde yaşandığından haberiniz vardır.

25 yıl önce üç partili koalisyon döneminde yapılabilen, günümüzde mazeretler ileri sürülerek başarılamıyor.

Deprem felaketinin 6 Şubat 2023’te vurduğu vilayetler arasında ‘gariplik’ farkı olduğunu ben de sanmıyorum.

* Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.