Dünyaca ünlü pop yıldızı Dua Lipa, uzun süredir birlikte olduğu oyuncu Callum Turner ile evlendi. Çift, Londra’daki Old Marylebone Town Hall’da sade bir nikâh töreni yapmayı tercih etti. İkili, ilk kez Los Angeles'ta birlikte görüntülenmiş, ardından ...
01.06.2026
0
Birgün Gazetesi'nin tutuklu muhabiri İsmail Arı, 5 Haziran'da görülecek duruşması için mesaj iletti. Arı, "5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın. Sadece kendimi savunmayacağım, aynı ...
01.06.2026
0
Türkiye’de demokrasi, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık tartışmalarına odaklanan “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”, 13-14 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İki gün boyunca farklı oturum ve ...
01.06.2026
0
CHP'nin resmi internet sitesinden, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimleri kaldırıldı. CHP'nin resmi internet sitesinden Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimlerinin yer aldığı sekmeler ...
01.06.2026
0

Fehmi Koru: Kurtlar dumanlı havayı sever, Allah sonumuzu hayreylesin

Fehmi Koru: Kurtlar dumanlı havayı sever, Allah sonumuzu hayreylesin

Fehmi Koru: Kurtlar dumanlı havayı sever, Allah sonumuzu hayreylesin
Yayınlama: 04.01.2024
2
A+
A-

Fehmi Koru*

Televizyonların son vakitlerde en sık başvurduğu yorumcular sarsıntı konusunun uzmanları. İçlerinde Türkçe bilen bir Japon uzman da var.

Onları dinledikçe benim aklıma daima aynı soru takılıyor: Uzmanlar da İstanbul’u mesken tutan ya da o denli olmasa bile iş ya da ziyaret için İstanbul’a gelen 20 milyona yakın insan gibi, kentimizde bulunuyorlar; sanki uzmanların kendileri zelzeleye güçlü binalarda mı yaşıyorlar, tavsiyelerinin gereğini yerine getiriyorlar mı?

Umarım o denli bir yerde yaşıyor ve tavsiyelere de harfiyen uyuyorlardır.

Merak etmeyin, bu yazının konusu sarsıntı değil. Tekrar siyaset. Fakat içinden geçtiğimiz günlerde yaşanan ve bizlere yaşatılanları, her an zelzele olacakmış benzeri söz edilen İstanbul’un durumuna benzetiyorum.

Kendimi de zelzele uzmanlarına… Tabii siyaset konusunda…

Ülkede ve etrafında olup bitenler beni çok rahatsız ediyor.

‘Çevre’ deyince, hem komşu ülkeleri hem de uzakta olsalar da ortamızda ikili ve çoklu bağlarımız bulunan ülkeleri anlayın. Sadece bizimle olan ilişkileri bakımından değil, o ülkelerin kendi içlerindeki gelişmeler bakımından da ülkemiz ismine tasalar taşıyorum. İstemediğimiz halde, onlarda meydana gelen kimi gelişmeler yüzünden, içinden basitçe çıkılamayacak karmaşalara sürüklenebiliriz gibime geliyor.

İçeriye baktığımda ise, her yeni gelişme, bana yakın şahidi olduğum eski günlerdeki fevkaladelikleri hatırlatıyor ve ortadaki benzerlikler telaş duymama sebep oluyor.

Aslına bakılırsa endişelenmemem gerekir; zira her şey, muhalefete göre, siyasi iktidarın istediği, planladığı, fayda göreceğini düşündüğü şekilde gelişiyor.

Yönetimde bulunanlar da, anlaşılan, yaşananları muhalefetin sunduğu benzeri değerlendiriyorlar…

Gereğinden fazla kıymet atfedilmiş bir seçim var önümüzde. Sonuçta kentler ve kasabaların günlük işlerini görmekle görevli yerel yöneticileri seçeceğiz. Gerçek bu. Şu ya da bu partinin aday göstereceği kişinin sandıktan diğer adaylardan daha çok oy alarak çıkması, İstanbul ya da Hakkari belediye başkanlığını o kişinin üstlenmesi neden bu kadar önemseniyor?

İstanbul, Ankara ve İzmir belediyelerinin başkanlıkları CHP’de kalsa ya da AK Parti’ye geçse, bu durumun sırf kazanan-kaybeden siyasileri ve en fazla o vilayetlerde yaşayan şahısları ilgilendirmesi gerekmez mi?

Hayır, güya o denli değil de, şimdiki liderlerin yerlerinde kalması ya da yerlerine bir öteki partinin adayının gelmesi hayati önemdeymiş benzeri bir hava var.

Önümüzde seçime kadar üç aylık bir süre bulunuyor ve yerel seçime atfedilen bu çokun aşırısı kıymetten dolayı endişeleniyorum işte.

“Büyük bir miting düzenlenecek” tipi bir haber alınca da geceleri uykum kaçıyor.

Mitingde neler konuşulduğu, hangi sloganların atıldığı, hangi pankartlar-bayraklar-posterler açıldığı detayları kulağıma eriştiğinde, “Keşke sağır olsaydım” diye düşündüğüm dahi oluyor.

Elinde bayrakla yürüyen yaşlı bir adama, onu durdurup rejim tartışmasına girişen bir gencin yumruk attığı imajıyla akşam haberlerinde karşılaştığımda, telaşlarım artıyor ve bu yüzden de kim haklı kim haksız değerlendirmem zihnimde bulanıklaşıyor…

Dün yazdığım bahis da o denli. 22 yıl önce suikasta uğramış Doç. Necip Hablemitoğlu’nu öldürenler olduğu teziyle haklarında savcılık iddianamesi hazırlanmış bireyler serbest bırakılmıştı. Bir bakıyorum, suikast timinin üyesi olduğu gerekçesiyle daha önce iki kere kamuoyu önüne çıkarılmış birinin yeniden yakalandığı ilan ediliyor ve ben bundan da büyük rahatsızlık duyuyorum.

Siyasetin içinde yer alan, her telaffuz ve eylemleri ile gelişmeleri etkileyenler var, onları izlemek bir sineması birkaç misli hızlandırarak izlemek benzeri bir şey… Onları son vakitlerde izlemek, ne palavra söyleyeyim, fevkalade başımı döndürüyor…

Bir de, siyaseti tribünlerde izleyen ve gelişmeleri günü gününe gözleyip kantlarını çeşitli yerlerde paylaşanlar var. Kimileri uzun yıllardır tribünlerdeler ve her olağandışılıkta onların hisseleri olduğunu, ben de aynı tribünde bulunduğum için, yakından biliyorum. Şimdilerde onların geçmişte en fazla rol oynamışları yeniden en önlerdeler; bunu görmek de beni bayağı telaşlandırıyor.

Her gün yazı yazma thhüdüm olmasa, her şeyi bir kenara bırakıp kendimi aktüel gelişmelere kapatacağım, ama olmuyor; okurlara ve kendime thhüdüm şu sıralarda ciddiye aldığım tek şey.

Yılın ilk günü İstanbul’da yapılan mitinge davet için eşiyle birlikte bir video yayımlayan eski bakan, oldukça zaman önce, görevden istifasını duyurmak için kaleme aldığı instagram mesajını, yanlış hatırlamıyorsam, “Allah sonumuzu hayreylesin” temennisiyle bitirmişti.

Ben bu yazıyı “Kurtlar dumanlı havayı sever” kalıbıyla sonlandıracaktım ama onunki daha hoş bir temenni…

Deprem hususuyla açtığım bu yazıya da o temenni daha fazla uyuyor.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.