DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Fehmi Koru: Nazlı Ilıcak yeniden cezaevinde.. Gazeteci Alaeddin Kaya da mahkemeler arası çekişme yüzünden hücrede…

Fehmi Koru: Nazlı Ilıcak yeniden cezaevinde.. Gazeteci Alaeddin Kaya da mahkemeler arası çekişme yüzünden hücrede…

Fehmi Koru: Nazlı Ilıcak yeniden cezaevinde.. Gazeteci Alaeddin Kaya da mahkemeler arası çekişme yüzünden hücrede…
Yayınlama: 05.12.2023
8
A+
A-

Fehmi Koru*

Çok evvelden bu hafta kendisini evimizde konuk etmeyi planlamıştık, o da geleceğine söz vermişti. Davetimizi dün ilettik ve gün uzunluğu beklediğimiz halde kendisinden yanıt alamadık.

Meğer Nazlı Ilıcak’a yedi yıl evvelki bir yazısından ötürü yargıdan mahkumiyet kararı çıkmış ve dün yeniden cezaevine girmiş.

Nazlı Hanım cezaevlerinin yabancısı değil. 12 Eylül’den sonra da cezaevine girmişti. 28 Şubat günlerinde de, mahkumiyet alsaydı cezaevine girebileceği davalara muhatap edilmişti. Hayatı darbelere ve darbecilere karşı hengameler vererek geçmiş Nazlı Ilıcak 14 Temmuz 2016 tarihinde televizyonda yaptığı bir konuşmadan ötürü, 15 Temmuz’da darbe teşebbüsünde bulunulacağını bildiği varsayımıyla yargılanmış ve hayatının üç yılını mahpusta geçirmişti.

Şimdi birisine ‘iftira ettiği’ argümanıyla yargılandığı eski bir yazısından ötürü 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış…

Benim tanıdığım Nazlı Ilıcak, bilerek, isteyerek gerçek olmayan bir şeyi yazmaz; tam bilakis yazacağı her mevzuyu öncesinde inceden inceye araştırır, sorar, soruşturur, yeterlice emin olduktan sonra okurlarıyla paylaşır.

Mahkemenin kararı beni bu sebeple de şaşırttı.

Uluslararası tanınırlığa sahip bir gazeteci Nazlı Hanım; Uluslararası Basın Enstitüsü’nün de üyesi.

Türkiye’nin özgürlükler ve bilhassa basın özgürlüğü sicilini tutanlar için yeni bir olumsuzluk örneği olacak.

Kendisini evimizde konuk etmek için bir süre daha bekleyeceğiz.

Yazık.

Sürekli yazıklandığım bir öteki gazeteci dostum daha var: Alaeddin Kaya. O da cezaevinde. 73 sanıklı Terör Örgütü çatı davasında yargılandı. Mahkemeye kendisi lehine tanıklık etmeye gittiğimde, sanıklar kısmında sırf dört ya da beş kişi vardı. Diğer sanıklar kaçak ve yurtdışında oldukları için…

O davanın kalabalık sanıkları hala yurtdışındalar.

Her türlü imkana sahip olduğu halde Alaeddin Kaya ülkeden ayrılmadı.

Gözaltına alındığında dayanılmaz şaşırmıştım.

İyi tanınan biri olduğu içindi şaşırmamın sebebi. Vaktiyle Cemt ismiyle anıldığı ve herkesin aktifliklerine gidip övücü konuşmalar yaptığı devirde, o yapıyla yollarını ayırmış, Terör Örgütü haline dönüştüğünde onlara atfedilen hiçbir görüş ve eyleme yakınlık duymamıştı.

FETÖ eylemi olarak bilinen 15 Temmuz uğursuz darbe teşebbüsünden aylar önce -Nisan 2016’da- çıkan ‘Ben Bu türlü Gördüm: Cemt’in Siyasetle Sınavı’ isimli kitabımda, onun o yapıyla yolunu ayırma hikayesini de yazmıştım.

Mahkemede dört st boyunca kendisinin yanlış yere suçlandığını anlatmaya çalıştım.

O da, tıpkı Nazlı Ilıcak gibi, gençlik günlerinden itibaren, hayatı boyunca, darbelere ve darbecilere karşı hal almış biriydi.

Sahibi olduğu yayın organlarının yayınları bunun delilleridir. 

Cezaevinde de kendisini ziyaret ettim.

İletişimim olsaydı, kendisini yakından tanıdıklarını bildiğim siyasetçi dostlara, içeride tutulduğu ortamın onun benzeri bir insanı zorlayan kaidelerini aktarmak isterdim.

Sayıları altı şahısla sınırlı bir bölmenin tek kişilik bir hücresinde yalnız başına günlerini geçirmek zorundaydı. Sanırım hala öyledir. Diğer tutuklu ya da mahkumlarla bile görüşmesi yasak.

Yaşı ileri -74 yaşında- birinden söz ediyorum. Hiçbiri yeni olmayan, şekeri, tansiyonu, böbrek yetmezliği var ve damarlarında daralmanın getirdiği kahırlara şimdilerde bir de Koah hastalığı eklenmiş bulunuyor.

Böyle bir gazeteci üç metreye dört metre olan bir hücrede tutuluyor.

Cemt ile, herkesin takdir ettiği günlerindeki alakası sebebiyle, yapının Terör Örgütü ismini aldıktan sonraki eylemleri yüzünden cezaevinde tutuluyor.

Davada 73 kişi yargılanması gerekirken sırf bir elin parmakları kadar sanıkla yetinmek zorunda kalındığı için olacak, bulunanlara en ağır cezalar verilmiş oldu.

Yerel mahkemenin verdiği ceza Yargıtay tarafından bozulmuştu, yerel mahkeme kararında ısrar ederek belgesini Yargıtay’a iade etti ve o hala cezaevinde.

İş yükü fazla olan Yargıtay yerel mahkemenin yeniden gönderdiği belgeyi ele almakta gecikiyor.

74 yaşındaki bir gazeteci mahkemeler arası çekişmede hücrede tutuluyor.

Alaeddin Kaya’ya, içerideyken vefat eden annesinin cenazesine katılma müsaadesi bile verilmedi. O gün, Ankara’daki Hacı Bayram Camii’ndeki cenaze merasiminde, canından fazla sevdiği annesine son görev için gelmesini gözledik; gelmedi, gelemedi. 

Cezaevinde tek bir gazeteci yok deniliyordu, şu anda o cümle nasıl söylenebilecek?

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.