DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Fehmi Koru: Yerli-milli TOGG yollara çıkmaya hazırmış, peki ben neden kaygılıyım? Sebeplerim var…

“Gazetelerin ‘Milyon verip aldılar fakat garajdan çıkaramıyorlar’ manşetlerini görüyorum”

Fehmi Koru: Yerli-milli TOGG yollara çıkmaya hazırmış, peki ben neden kaygılıyım? Sebeplerim var…
Yayınlama: 18.03.2023
6
A+
A-

Fehmi Koru*

Eskiler bir işte sebat edenin sonunda muvaffakiyete ulaşacağını anlatmak için “Bir inat, bir murat” derlerdi.

TOGG ismi uygun görülen ve ‘yerli-milli’ argümanıyla üretim etabına kadar getirilen ülkemizin ‘kendi ürünü’ sayılabilecek araba bu türlü bir savın sonucu.

Biraz önce karşılaştığım Hürriyet’in internet sayfasının üstte gördüğünüz“TOGG, üretim hattı imgelerini paylaştı! Ay sonunda teslimata başlıyoruz” manşeti, beni bir yandan heyecanlandırırken bir yandan da “Bunun da akıbeti İhtilal arabası benzeri olmasın” derdine sürükledi.

Gençler, 15 yıl önce ‘Devrim Arabaları’ ismiyle Halit Ergenç’li, Haluk Bilginer’li bir sinemaya husus da olduğu halde, Türkiye’nin kendine ait bir arabası üretme sevdasının nasıl başlamadan bittiğini pek bilmezler.

Afrika’nın ekonomisi kısıtlı ülkelerinde bile yerli üretim araba vardır da, bizim çok sayıda otomotiv fabrikasında yabancı isimlerle yollara çıkan araçların yanında bütünüyle ‘bize ait’ bir yerli arabamız yoktur.

Elleri sıkıntı görmesin, Türk personelleri, uzun yıllardır ülke insanlarının bindiği araçların büyük kısmını bu ülkenin fabrikalarında üretirler, o araçları bizler bayağı yüklü paralar ödeyerek satın alır bineriz, bu garabet üzerinde fazlaca düşünmeyiz bile.

TOGG buna son verebilir.

Prototipi dışarıdan ilham alınmış ve çok önemli birtakım aksamları ithal malı olsa bile…

Hürriyet’in “Teslimat başlıyor” demesine karşın -hatta biraz da o sebeple- ben oldukça telaşlıyım.

Nedenini açıklayayım.

‘Yerli ve milli’ argümanlı TOGG projesi yeni duyurulduğunda, ülkemizin bu alanda ilk denemesi olan ‘Devrim’ isimli araba konusunu hatırlatan bir yazıyı 26 Aralık 2019 tarihinde yazmıştım. [Okumak isteyecekler için linki burada.]

‘Devrim’ yaşanılan ilk askeri darbeden -27 Mayıs 1960- sonra girişilen bir çalışma. Askerlerin kurduğu çoğu sivillerden oluşan bakanlar kurulu ‘yerli-milli’ bir araba üretimini bir toplantısında ele almıştı. Prof. Cemil Koçak’ın iki cilt halinde Yapı Kredi Bankası Yayınları arasında yayımladığı ’27 Mayıs Bakanlar Kurulu Tutanakları’ isimli kitapta o toplantıda geçenler detaylı biçimde yer alıyor.

Özetini aktarayım.

Toplantıya davet edilen mevzunun uzmanı genç bir mühendis, araba üretimi konusuna, Türkiye’nin endüstrileşmesi için neler yapılması gerektiğini anlattıktan sonra girmişti. Ona göre, her şeyden önce araştırma-geliştirme çalışmaları teşvik edilecek, yerli üretilecek ürünlerin ithalatı kısıtlanacak, ithalattan sanayi için fon ayrılacak, üniversite-iş dünyası işbirliği sağlanacaktı.

Yerli araba üretimi için gidilecek yolu şöyle özetlemişti genç mühendis: “Memleketimizde önce demir-çelik sanayi kurulmalı, sonra makine tezgahları, en sonunda da araba üretimi yapacak fabrikalar…”

Milli Birlik Komitesi üyesi iki askerin de katıldığı toplantı genç mühendise teşekkürlerle sona ermişti.

Necmettin Erbakan’dı o mühendisin ismi. Sunumunda bu işin diğer ülkelerde nasıl başlayıp başarıldığına dair güçlü örnekler de vermişti Erbakan.

1960 yılında.

Şimdi yıl 2023 ve ilk defa ‘yerli-milli’ savlı bir araba üretim basamağına gelebildi.

Cümleyi yanlış kurdum. Daha önce ‘Devrim’ denemesi var.

Askeri darbenin lideri Cemal Gürsel, büyük ihtimalle bakanlar heyetindeki sunumdan derhal sonra, ama Erbakan’ın kapsamlı yol haritasına kulak asmadan, “Memleketimize has bir binek araba motoru ve örnek bir yerli araba imal edilsin” talimatını vermişti. ‘Devrim’ o talimatın sonucu oluşturulan bir grup mühendisin yapıtıdır. [Konuya ilişkin eski bir yazımın linki.]

O kümeden Y. Müh. Şükrü Er sonrasında yaşananları şöyle anlatıyor:

“Devrim ismi verilen araba, TCDD Eskişehir, Ankara ve Sivas demiryolu fabrikalarının işbölümü ve işbirliği ile, projesi dahil dört adet prototip olarak, dünya rekoru sayılabilecek dört ay benzeri kısa bir vakitte, 30 civarında mühendisin ve yardımcılarının gece gündüz çalışması suretiyle imal edilmişti.”

Yenisini –TOGG’u- üretmek dört yılı aldı, İhtilal ise dört ayda üretilmiş…

Üretilmiş de ne olmuş?

Şükrü Beyefendi anlatmaya devam ediyor:

“29 Ekim 1961 sabahı, standartlara uygun yol deneyimlerine bile kâfi zaman bulamadan, iki İhtilal, gardan TBMM’ne devlet liderini almaya gitmişti. Merhum Gürsel’i alan Devrim’in 200 metre kadar gittikten sonra durması üzerine geriden gelen ikinci Devrim’e binilmiş ve devlet başkanı Anıtkabir’e, oradan da Hipodrum’a Ankara sokaklarında halkın alkışları ve sevinç gözyaşları arasında Devrim’le gitmişti. Akaryakıtı biten İhtilal, akaryakıt ikmali yapılarak korteji takip etmişti…”

O günün basını sonraki günden başlayarak “Araba yolda kaldı” diye duyurmaya başladı o olayı; iki prototipten birinin, deposuna akaryakıt yüklemede yapılan ihmal -veya hain bir elin sabotajı- yüzünden yolda kalması üzerine…

İkinci araç planlanan şekilde menziline varmasına rağmen…

Konuya ilişkin 23 yıl öncesine ait eski yazımdan şu kısmı de aktarayım:

“Bu, o tarihî günde ne olduğunun proje sahibi mühendis tarafından doğru anlatımı. Fakat, Türkiye, şu günlere kadar, bu ‘doğru’yu değil, gazetelerin günümüze kadar yazıp durduğu ‘Devrim arabası yolda kaldığı için projeden vazgeçildi’ palavrasını okudu hep. Şükrü Er, ‘Ne yazık ki’ diyor, ‘Olayı açıklamak üzere birçok seferler basın toplantıları yapmama karşın, basının ‘yerli otomobil yolda kaldı’, ‘Devrim 200 metre gidebildi’ benzeri sloganlarla ve karikatürlerle verdiği idam fermanının imajını silmek mümkün olmadı.”

Aktardığım anlatım, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından yayımlanmış ‘Gelenek ve Gelecek’ isimli kitapta yer alıyor.

Şimdiye ve TOGG’a dönük telaşıma gelince…

Oy kullanacak seçmenleri etkilesin diye bir an önce satışa sunulmak istenen TOGG elektrikli bir araç. Satın alanlar aldıkları TOGG’u sürebilmek için elektrik şarj aygıtları kullanmak zorundalar. Elektrik yüklü olmayan araç, tıpkı 60 küsur yıl öncenin ‘Devrim’ arabası gibi, yolda kalır.

Her yerde TOGG şarj aygıtı var mı?

Alanlar aldıkları aracı sürebilmek için istasyonlara şarj aygıtlarının yaygın biçimde kurulmasını mı bekleyecekler?

Gazetelerin “Milyon verip aldılar, fakat garajdan çıkaramıyorlar” manşetlerini görüyorum.

Endişem bu, umarım TOGG da tarihe İhtilal benzeri geçmez.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.