Fenerbahçe Olağan Seçimli Kongresi’nin başında Vefa Küçük’ün ‘anti demokratik’ Genel Kurul Kongre Başkanı seçildiğini söyleyerek stadyumu terk eden başkan adayı Aziz Yıldırım, olağan kaidelerde bugün yapacağı konuşmayı yazılı olarak yayımladı …
Fenerbahçe Olağan Seçimli Kongresi’nin başında Vefa Küçük’ün ‘anti demokratik’ Genel Kurul Kongre Başkanı seçildiğini söyleyerek stadyumu terk eden başkan adayı Aziz Yıldırım, olağan koşullarda bugün yapacağı konuşmayı yazılı olarak yayımladı.
Yıldırım’ın ofisinde paylaşılan konuşmaya göre Koç kürsüde, ”İş insanı Ali Bey’in Fenerbahçe sevgisini, sadakatini, fedakarlığını tartışmıyorum. Lakin kendisi Fenerbahçe’nin haklarını savunmak konusunda mlesef kâfi dirayete ve dirence sahip değil” diyecekti.
”Ali Bey malesef okulda daima dayak yiyip, eve gelince her şeyi kırıp döken, şımarık bir çocuk benzeri davranıyor” sözlerini kullanan Yıldırım, ”Bu süreçleri doğru yönetemedikleri için de Fenerbahçemiz daima olarak hırpalanıyor” sözlerini kullandı.
Yıldırım, olağan kurallarda aday olmayı düşünmediğini, ancak ”Ancak Fenerbahçe’nin maruz kaldığı haksızlıklar ve mevcut idarenin bu duruma karşı gereken yansıyı gösterememesi, süreci doğru yönetememesi” gerekçesiyle tekrar aday olmaya karar verdiğini söyledi.
Yıldırım’ın konuşma metninin tamamı şöyle:
”Sevgili Fenerbahçeliler
Hepinizi hürmetle, sevgiyle selamlıyorum…
Öncelikle bu kongrenin sonunda kazananının Fenerbahçe olmasını yürekten diliyorum..
Türkiye Cumhuriyeti’nin neredeyse 120 yıla dayanan tarihi boyunca sarsılmaz bir kalesi olan Fenerbahçe, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde ışık saçan ve geleceğe istikamet veren bir meşaledir.
Fenerbahçe ulu tarihi ile çoğu zaman Türk sporunun mihenk taşı olmuştur ve bundan sonra da bu pozisyonunu sürdürmeye devam edecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.
Yaşadığımız süreç herkesin malumu… Geldiğimiz noktada Fenerbahçe’ye gönül vermiş hiç kimsenin mutlu olduğunu düşünmüyorum.
Hatırlarsanız bu kürsüden size yaptığım son konuşmada ‘buradan üzülerek gidersiniz’ demiştim.
Kimse bir daha üzülmesin diye karşınıza tekrar gelmiş bulunuyorum.
‘Gerçekten aday olmayı düşünmüyordum’
Doğrusunu söylemek gerekirse, yeniden aday olmayı sahiden düşünmüyordum. Fakat Fenerbahçe’nin maruz kaldığı haksızlıklar ve mevcut idarenin bu duruma karşı gereken yansıyı gösterememesi, süreci doğru yönetememesi beni bu noktaya getirdi.
Bu sebeple, kulübümüzün hak ettiği duruşu ve gücü geri kazanması için aday olmaya karar verdim.
Yanlış yönetildiğini gördüğümüz bu süreci tekrar rayına oturtmak, Fenerbahçe’nin prestijini korumak ve Fenerbahçemizi hak ettiği yere getirmek için sizden bu emaneti bir dönemliğine talep ediyorum.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Trabzonspor maçından sonra yaşananlar yıllarca başkanlık yapmış biri olarak değil bir Fenerbahçeli olarak beni derinden yaraladı..
Trabzon’da oyuncularımızın sahada gösterdikleri onurlu duruşu, mlesef 2 Nisan’da stadımızda mevcut yönetim gösterememiştir.
Kabul edilemez bu duruma sessiz kalmamak için buradayım.
‘Yapmayacağı bir şey için vt edip 22 bin kişiyi toplayıp gösteri yapmaz’
Sevgili Fenerbahçeliler,
Fenerbahçe kimseye blöf yapmaz!
Yapmayacağı bir şey için vt edip 22 bin kişiyi toplayıp gösteri yapmaz… Mlesef o gün Fenerbahçe tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
O gün, herkes Fenerbahçe’nin birlikteliğini, gücünü göstermek için toplandı.
Ancak, ne yazık ki büyük bir hayal kırıklığı ve aldatılmışlık hissiyle stadımızdan ayrıldılar.
O gün, ne yapacağını bilmeyen bir idarenin, Fenerbahçe Kongresi’nin gerisine saklandığı kara bir leke olarak tarihimize geçti.
O gün yaşananlar da göstermiştir ki; mevcut yönetim, Fenerbahçe’nin gerçek büyüklüğünü ve gücünü ne yazık ki kavrayamamıştır.
Gereken kararlılığı da gösterememiştir.
Biz Fenerbahçe’nin büyüklüğünü ve gücünü içerde ya da dışarda herkese tekrar öğreteceğiz.
2 Nisan’dan sonra Urfa’da yaşananlar ise beceriksizliğin tepesini temsil etmektedir. Adeta daha önce yaşanan basiretsizliklere tuz biber ekilmiştir.
‘Mücadele etmeden, kazanabileceğin bir maçı rakibe vermek Fenerbahçe’ye ne kazandırmıştır?’
Sevgili Fenerbahçeliler,
Şunu herkes çok iyi bilmelidir ki; Kuvayi Ulusala ruhu ile yoğrulmuş, tarihi çabalarla dolu Fenerbahçe, hiçbir zaman yenilgiyi baştan kabul etmez, edemez….
Fenerbahçe forması sahaya çoğu zaman kazanmak için çıkar… Ve şayet sahada Fenerbahçe forması varsa sonuna kadar mücadele eder.. Bundan sonra da çoğu zaman o denli olacaktır.
Sizin vicdanlarınıza sesleniyorum ve size soruyorum..
U-19 ekibini sahaya sürüp, mücadele etmeden, kazanabileceğin bir maçı rakibe vermek Fenerbahçe’ye ne kazandırmıştır?,
Tarih asla kaybedenlerin, yahut mücadele etmeden çekilenlerin öyküsünü yazmaz…
Mücadele edilmeden verilen o maçın sonunda da tarih, rakibin 1 kupa daha aldığını yazacak…
O maçta U-19 takımı alandaydı, çekildi diye kimse bakmayacak… Bu karar Fenerbahçe’nin onurunu ve gücünü zedelemiştir. Ayrıyeten şampiyonluk uğraşı veren bir takımın da kendisine olan itimadını zedelemiştir.. Yönetim mlesef basiretsizce davranmıştır.
Sevgili Fenerbahçeliler
Fenerbahçe, Türkiye’nin en büyük kamuoyu gücüdür. 3 Temmuz 2011 yılından bugüne maksat bu gücü etkisiz kılmak ve kulübü fethetmekti. 3 Temmuz da bunun için yapıldı. Yıllardır Fenerbahçe’nin karşılaştığı bu zahmetlerin temelinde organize bir kötülük olduğu doğrudur.. Bunun en büyük külfetlerini da bizler yaşadık.
Ama sevgili Fenerbahçeliler biz asla teslim olmadık.. Teslim olacak bir anlayışa da asla prim vermedik..
‘Ali Bey mlesef okulda daima dayak yiyip, eve gelince her şeyi kırıp döken, şımarık bir çocuk benzeri davranıyor’
Mevcut başkan, “Ali Koç’un başında olduğu Fenerbahçe, bu ligde hiçbir zaman şampiyon olamaz” benzeri çok şanssız ve üzücü bir açıklama yaptı.
Peki.. madem ki sizin başkanlığınızda Fenerbahçe şampiyon olamayacak…
Kendisine soruyorum, bugün ne değişmiştir? Bu kulübün ruhuna, tarihine ve mücadeleci kimliğine uygun bir yönetim anlayışı neden sergileyemiyor? İş insanı Ali Bey’in Fenerbahçe sevgisini, sadakatini, fedakarlığını tartışmıyorum. Fakat kendisi Fenerbahçe’nin haklarını savunmak konusunda mlesef kâfi dirayete ve dirence sahip değil.
Bildiğiniz benzeri bir evvelki sezon mevcut yönetim dünyanın en ünlü bir diğer hocası olan Jorge Jesus’la anlaşmıştı. Jesus buradan ayrılırken bu ligin sportif gerçekliği yok diye bir açıklama yapmıştı. Yani demek istediği biz saha içerisinde elimizden geleni yapsak da saha dışı etkenler bizim başarımızı engelliyor. Bu durumu doğru yönetmesi gereken teknik yönetici mü? Yoksa yönetim mi?
Ali Bey mlesef okulda daima dayak yiyip, eve gelince her şeyi kırıp döken, şımarık bir çocuk benzeri davranıyor. Bu süreçleri doğru yönetemedikleri için de Fenerbahçemiz daima olarak hırpalanıyor.
Madem ki Fenerbahçe’ye karşı düzenlenen tezgahları dağıtmak istiyorsun… Önümüzde TFF seçimi var. Fenerbahçe’yi 2 periyottur İş insanı Ali bey yönetiyor. Tekrar soruyorum.. Ali Koç önümüzdeki TFF seçimlerinde 6 yıldır koyamadığı yükü koyabilecek mi? Ben buna inansaydım ona oy verirdim. Ama inanmıyorum.. onun listesinden bir kişi ise çıkıp mevcut TFF Başkanı’ndan çok şad olduğunu, kendisini sevdiğini söylüyor.. Bu ortada tren kaçıyor.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Biz bu TFF idaresini göndereceğiz… Ayrıca yaklaşan TFF seçimlerinden başlayarak anti Fenerbahçe lobisinin tüm tertiplerini dağıtacağız. Eyyamcı, işbirlikçi ve tezgahtar hakemlerin gerisindeki lobiyi tasfiye edeceğiz. Ayarlanmış fikstürlerin hesabını soracağız. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın..
Ben Aziz Yıldırım olarak bu stten sonra kendime meşgale aramıyorum ama oluşturduğumuz mirasın da çarçur edilmesine gönlüm el vermiyor.
Fenerbahçe hor görülüyor ve kimsenin gıkı çıkmıyor. Size soruyorum, bu tabloyu çocuklarınıza nasıl izah ediyorsunuz?
Ben sizlere 6-0’ın mirasını bıraktım. Siz ise 6 yılda hiçbir muvaffakiyet elde edemeyerek öbür bir 6-0’ın mirasını bırakıyorsunuz. Bu da hiçbir lidere nasip olmaz ama siz bunu başardınız..
Fenerbahçe tarihi boyunca hiçbir zaman pes etmemiş, çoğu zaman zaferler için mücadele etmiştir. Bugün de bu ruhu yeniden canlandırmak, Fenerbahçe’nin hak ettiği yere gelmesini sağlamak için buradayız. Hep birlikte, kulübümüzü yeniden tepeye taşıyacağız.
Evet.. Fenerbahçe organize bir berbatlığın gayesinde. Bu doğru… Ali Bey bu hususta haklı.. Doğru söylediği pek çok nokta var… Ama mlesef bu organize kötülük ile nasıl mücadele edeceğini bilmiyor… Çünkü Ali Bey Fenerbahçe’nin gücünü idrak edebilmiş değil..
Ali Bey, iş adamı olarak Fenerbahçe’ye güç verdiğini zannediyor ve Fenerbahçe’ye üstten bakıyor.. Halbuki, herkes bilmelidir ki Fenerbahçe’nin gücü, iş adamı Ali Koç’un gücünden çok daha büyüktür… ve bu güç Fenerbahçe’yi engelleyecek tüm manileri aşacak, ezip geçecek kudrettedir.
Bizim kulübümüz hiçbir zaman yenilgiyi kabul etmemiştir.
Ali bey tekrar aday oluyor zira görüyorum ki; 6 yıllık başarısızlığın sonunda kendi prestijini toparlamanın kaygısında.. Kendi prestijini kurtarmanın, Fenerbahçe’nin prestijinden daha çok önemli olduğunu düşünüyor… Fenerbahçe’nin prestiji, bir kişinin prestijinin çok daha ötesindedir.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Yeni teknik yöneticimiz Mourinho’ya da muvaffakiyetler diliyorum ve mevcut idareye de aldığı bu karardan dolayı teşekkür ediyorum. Biz kazanırsak de kendisi ile çalışmaya devam edeceğiz.
Size soruyorum, lütfen vicdanınızla düşünün.. Biz aday olmasaydık bugün nasıl bir seçim olacaktı?
Biz sayın Mourinho’yu getireceğimizi söylemeseydik anlaşma gerçekleşecek miydi?
Bunu hepinizin düşünmesini istiyorum. Mevcut yönetim bu hususta doğru bir iş yaptığı için kendilerine tekrar teşekkür ediyorum.
Ancak Fenerbahçe Başkanlığı makamında oturan Sayın Ali Koç’un, basın toplantısında çevirmenlik yapması ve Mourinho’nun ‘ilk sefer bu kadar uzun bir basın toplantısına katıldım’ yorumu karşısında… ‘Türkiye’ye beğenilen geldiniz’ demesi kabul edilemez.
Fenerbahçe Başkanı teşrifatçılık veya çevirmenlik yapmaz… Ayrıyeten ülkemizi ikinci sınıf bir ülke benzeri gösterecek bir söylediği söz de asla söylemez, söylememelidir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir..
Bugün Fenerbahçe’ye ait tüm tesislerde benim ve arkadaşlarımın emeği var. Seçimi kazandığımızda stadı büyüteceğiz. Kapasiteyi 60 binin üzerine çıkaracağız.. Maçlar oynanırken çok süratli bir şekilde bu işi de tamamlayacağız. Tüm projeyi hazırladık.
Sevgili Fenerbahçeliler;
Fenerbahçe çoğu zaman için içinden bir başkan ve yönetim çıkarır.. bundan kimsenin kuşkusu olmasın…. Bugün Fenerbahçe’de mlesef bir liderlik sorunu bulunmaktadır.
Ve mevcut başkan kendi prestijini Fenerbahçe’nin prestijinin üzerinde gören bir anlayışa sahiptir… biz ise bunu değiştirmeye kararlıyız…
Biz bir dönem ‘memleket elden gidiyor’ derken bir duruş sergiledik… Diğer kulüpler ele geçirilirken Fenerbahçe ele geçirilemedi. Bugün ise Fenerbahçe elden gitmektedir..
İş insanı Ali Bey, çıktığı bir televizyon programında, Fenerbahçe’nin satılabileceği konusundan bahsetmiş, bundan her yerde bahsediliyor.. Bazı yönetim kurulu üyelerinden de daha önce benzer açıklamalar gelmişti.
Herkes şunu iyi bilmelidir ki; Fenerbahçe Türkiye’dir, Fenerbahçe Sporun Cumhuriyetidir.. Fenerbahçe’nin satılmasına, bir şahıs ya da şirketin eline geçmesine asla müsde etmeyiz.. Bu bu türlü bilinmelidir. Nokta…
Fenerbahçe’nin hak ettiği saygınlığı ve gücü yeniden kazandırmak, bu büyük kulübü layık olduğu yere taşımak için buradayız. Fenerbahçe’nin büyüklüğüne ve tarihine yaraşır bir yönetim anlayışıyla, hep birlikte başaracağız.
Sportif açıdan da kısaca birkaç şey söylemek istiyorum;
Fenerbahçe’yi bu yıl kesinlikle şampiyon yapacağız, bundan kimsenin kuşkusu olmasın. ikinci yılın sonunda bir Avrupa kupası alacağız.
Üçüncü yılın sonunda ise Şampiyonlar Ligi’nde final oynayacak bir yapıyı kurmuş olacağız.
Son bir şey daha söyleyerek sözlerime son vermek istiyorum.. Sayın Ali Koç, bugün devrimizde olan kimi yanlış uygulamaları açıklayacakmış. Bu üslup bir şey söylüyorlar. Kendisine çağrımdır; varsa bir yanlışlık pazartesi çabucak git dava aç. Ben terör örgütü mahkemelerinde hesap vermiş adamım. Sarfiyat tekrar hesabımı veririm. 6 yıl geçmiş. Bugünü mü bekledin. Lütfen git sen de dava aç.. Gerçek ne ise ortaya çıksın.
Beni dinlediğiniz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum.
Fenerbahçe için birlikte, daha güçlü ve daha kararlı adımlar atmak dileğiyle.
Yaşasın Fenerbahçe!