Kendisinden boşanmak isteyen eşi Fatma Çakmak’a saldırarak tırnak makasıyla yüzünü kesen Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli Yasin Çakmak’a verilen 7 yıl 6 ay hapis cezası, “İstesem öldürebilirdim” savunması ve "iyi hal" indirimiyle 4 ...
17.08.2026
0
Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madencilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylemlerini 24 saat sürdürme kararının ardından polis, eylemin sonlandırılması için ikazda bulundu. Polis ile sendika yöneticileri arasında yapılan müzakerede ...
18.08.2026
0
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TBMM'ye sunulan çerçeve yasa teklifini partinin yetkili kurullarında en ince ayrıntısına kadar inceleyip değerlendirdiklerini belirterek, "Genel olarak olumlu bulduk. Ben de partimizin Genel Başkanı ve İstanbul ...
08.08.2026
0

Hüda-Par’dan yeni Anayasa önerisi: Milletimizin İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği, anayasal tasavvurda göz ardı edilmemelidir

Hüda-Par’dan yeni Anayasa önerisi: Milletimizin İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği, anayasal tasavvurda göz ardı edilmemelidir

Hüda-Par’dan yeni Anayasa önerisi: Milletimizin İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği, anayasal tasavvurda göz ardı edilmemelidir
Yayınlama: 15.09.2025
1
A+
A-

Yeni Şafak yazarı Yasin Aktay, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın sivil anayasa çağrısı sonrası Hüda-Par’ın İstanbul’da düzenlediği “Toplumsal Mutabakat Arayışı” çalıştayını köşesine taşıdı. Aktay, çalıştayda dile getirilen görüş ve önerileri aktarırken, Hüda-Par’ın sonuç bildirgesinde öne çıkan “milletimizin İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği, anayasal tasavvurda göz ardı edilmemelidir” vurgusunu yeni anayasa tartışmalarının en esaslı önerilerinden biri olarak değerlendirdi.

Aktay çalıştay’a dair ayrıntıları şöyle aktardı:

“Enteresan olan o maddelerin büyük çoğunluğunun hiçbir tartışma konusu olmaması. Bayrağa, başkentin Ankara oluşuna veya ülkenin sosyal hukuk devleti oluşuna kimsenin itirazı yok. Ama bir anayasada bir insanın isminin olması ve hele ona nispet edilen ve ne anlama geldiği üzerinde bile hiçbir şekilde mutabakat bulunmayan bir ‘milliyetçilik’ her zaman her türlü otoriter siyaset veya uygulamanın mazeretini oluşturur. Bir anayasa metnine değişmezlik kaydı koymak hem gelecek nesillerin iradesine ipotek koymak hem de şimdiki ve gelecek nesillerin aklını, iradesini aşağılamak anlamına gelir, tam da 12 Eylül darbeciliğine yakışır şekilde.

Oysa ufkunda bulunduğumuz dünya, hızla değişen ve bilginin, teknolojik gelişmenin, insan ilişkilerinin çok daha farklı bir yere doğru gittiği bir dünya. Bu dünyada anayasası daha baştan çok muğlak ve içeriği tartışılır bir ideolojik doğma (değişmezlik) ile kayıtlanmış bir toplum olarak ciddi bir yer edinmek mümkün değil.

Çalıştayda önceki Meclis Başkanı sayın Mustafa Şentop ve Hüda-Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu açılış konuşmalarında yeni bir anayasa için yeterince sebebin belirmiş ve fazlasıyla birikmiş olduğunu ifade ettiler.

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Türkiye’de artık göz ardı edilemeyecek bir nüfusa ve yerleşime ulaşmış muhacir gerçeğine dikkat çekerek anayasada muhacirlerin haklarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Çalıştayın sonuç bildirgesinde ‘Artık vakit, darbe anayasasının gölgesinden çıkıp sivil, katılımcı ve adil bir anayasa yapma vaktidir. Akademisyenler, hukukçular, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve toplumun bütün kesimleri bu tarihî sorumluluğu üstlenmeli; yeni bir geleceği birlikte inşa etmelidir’ sözleriyle bir çağrıda bulunulurken, bana göre şu cümlelerle Hüda-Par olarak en esaslı önerilerini de yapmış oluyor:

‘Türkiye’nin anayasal kimliği, tarihsel birikimi ve toplumsal değerleri dikkate alınarak inşa edilmelidir. Sosyolojik normlar, pozitif normlara yansımalı ve sisteme aktarılmalıdır. Bu bağlamda milletimizin İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeği, anayasal tasavvurda göz ardı edilmemelidir. Yeni anayasa, evrensel insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkeleriyle uyumlu biçimde, bu aidiyeti bir ayrımcılık değil; toplumun tarihî, kültürel ve manevi kökleriyle bağını güçlendiren bir referans olarak yansıtmalıdır.'”

Yazının tamamı için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.