İran’da ağır ekonomik baskı altındaki halk, ABD ile müzakerelerin muvaffakiyetle sonuçlanmasını umuyor
İran, ABD ile yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programında sonlandırmayı öngören nükleer görüşmelere yeniden başlarken, ağır ekonomik baskılarla boğuşan İranlılar müzakerelerin muvaffakiyetle sonuçlanması için İranlı yetkililerin esneklik göstermesini bekliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde 2015 yılında İran ile imzalanan Kapsamlı Eylem Planı olarak isimlendirilen nükleer mutabakattan çekilerek, İran’a karşı tarihin en ağır yaptırımlarını başlatmıştı.
Bu süreçte ekonomisi büyük yara alan İran, ekonomik sıkıntılardan kaynaklı toplumsal hareketliliklerle de başa çıkmaya çalışmıştı. Buna karşılık Trump’ın yaptırımları, İran’ın ekonomisine ağır darbeler vursa da Tahran’ı nükleer programından vazgeçirmemişti. Bilakis Tahran bu devirde nükleer programını ileri noktaya taşımıştı.
İran’ın resmi para ünitesi riyal, Trump’ın tehditlerine karşı zor durumda
Trump’ın ABD’de yeniden göreve gelmesi sonrasında İran’a yönelik tehditleri birkaç ay içinde yerel para ünitesi riyalin dolara karşı yaklaşık yüzde 30 düşmesine ve doların bu süreçte tarihin en yüksek düzeyi olan 1 milyon riyali aşmasına yol açtı. Bu durum aslında ekonomisi kötü olan İran’daki halkın durumunu daha da kötüleştirdi.
Anlaşmadan 2018’de ülkesini tek taraflı çeken Trump, İran ile direkt nükleer müzakere davetinde bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’e gönderdi.
Bu süreçte bölgeye stratejik bombardıman uçakları dahil büyük askeri yığınak yapan Trump’ın tehditler de içeren mektubuna İran, Umman üzerinden cevap vererek, “tehdit ve baskı altında direkt müzakere etmeyeceklerini sadece dolaylı görüşmelere hazır olduklarını” duyurdu.
Karşılıklı mektuplaşma trafiğinin akabinde taraflar Umman’da 12 Nisan’da dolaylı görüşmeler yaptı. Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin “olumlu ve yapıcı” olduğunu açıkladı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurdu.
Tarafların görüşmelerinden sonra dolar kuru kısa süre içinde 850 bin riyal düzeylerine kadar süratle geriledi. Bu durum da İran’da halkın nükleer müzakerelere verdiği değeri gözler önüne serdi.
“Esneklik gösterilmezse müzakereler bir sonuca ulaşmaz”
Tahran’da iş adamı olduğunu söyleyen Ferid Şerifi, hem bölgesel gelişmeler hem de ülke içinde yaptırımlardan kaynaklı ağır ekonomik kurallar bundan ötürü bu müzakerelerin kaçınılmaz olduğunun görüldüğünü ifade ederek, “Fakat asıl çok önemli olan müzakerelerin nasıl ilerleyeceği ve tarafların ne kadar esneklik göstereceğidir. Trump bir yandan gülümsemesine karşın müzakereye azami baskı siyasetiyle ve azami taleplerle geliyor. Bu yüzden esneklik gösterilmezse müzakereler bir sonuca ulaşmaz.” diye konuştu.
İran’da halkın genel olarak müzakerelere olumlu yaklaştığını söyleyen Şerifi, “Buna karşın bu baskılar ABD’nin azami talepleriyle devam ederse bu olumlu hava İran’da muhtemelen dağılacaktır. Taraflar anlaşma konusunda irade gösterirse müzakerelerin başarılı olma ihtimali mümkündür.” tabirlerini kullandı.
“Yetkililerimizden pahalılık problemini çözmelerini ve halkın sıkıntılarıyla ilgilenmelerini istiyorum”
Sinema öğrencisi Fatma Tacik de iki ülke arasında anlaşma olmasını arzu ettiğini ve bilhassa ilaç ithalatını engelleyen yaptırımların kaldırılmasının halk için çok önemli olduğunu ifade etti.
Yaptırımların kaldırılmasının halkın hayatını direkt etkileyen ülkedeki pahalılığı düşüreceğini fakat anlaşma ihtimalinin çok yüksek olmadığını düşündüğünü söyleyen Taciki, “İran ile Amerika arasındaki meseleler nedeniyle anlaşma ihtimali yarı yarıya. Yetkililerimizden pahalılık meselesini çözmelerini ve halkın meseleleriyle ilgilenmelerini istiyorum.” sözlerini kullandı.
Esedi, savaş olmasını arzu etmediklerini sadece huzur ve barış istediklerini dile getirdi.
“Herkes ABD ile ilgilerin düzeltilmesini ve barış olması gerektiğini düşünüyor”
Ülkedeki ekonomik meselelere işaret eden ve halkın önceliğinin huzur ve refah olduğunu söyleyen esnaf İsfendiyar Kadiri de müzakerelerin başarılı olmasını istediklerini fakat İran’ın “katı tutumu” nedeniyle iki ülke arasında bir anlaşma ihtimalini zayıf gördüğünü ifade etti.
İran’ın doğal kaynaklarının ve büyük bir pazarının olduğunu bundan ötürü mümkün bir muahedenin hem İran hem de ABD için yararlı olacağını dile getiren Kadiri, “İran toplumunda kime sorsak herkes ABD ile alakaların düzeltilmesini ve barış olması gerektiğini düşünüyor zira toplumun huzura ihtiyacı var.” dedi.