“Bülent Cihantimur, savcılığı yanılttığı halde kendisine tabirler arasındaki çelişkiler sorulmadı”
Sözcü yazarı İsmail Saymaz, ehliyetsiz kullandığı araçla kaza yaparak Murat Oğuz Aci’nin vefatına sebep olan ve annesi muharrir Eylem Tok tarafından yurt dışına kaçırılan Timur Cihantimur’un babası Bülent Cihantimur’un ifadedsindeki çelişkilere dikkati çekti.
Saymaz’a göre baba Tihantimur, çelişkili 4 ifade verdi. Saymaz bugünkü yazısında bunları şöyle aktardı:
YALAN 1: OĞLUMU KAÇIRMADIM | İfadesinde, olay günü st 00.30’da eski eşi Tok’un aramasıyla kazayı öğrendiğini ifade ederek, şöyle devam ediyor: “Eylem’le Timur’un yaşadığı eve gittiğimde Adem Kızıltepe dışardaydı. Ayşe Ceren Saltoğlu’da avludaydı. Eve girdiğimde Timur şok halindeydi. Eylem’e ‘Çocuğu bana ver, hastaneye götüreyim, tahminen kafasını çarpmıştır’ (dedim).” Baba Cihantimur, olayı bu şekilde anlatıyor. Fakat…… Tok’un sürücüsü Ayşe Ceren Saltoğlu ve oğlunun sürücüsü Adem Kızıltepe, Cihantimur’u yalanlıyor. Saltoğlu’na göre Cihantimur, eve geldiğinde kendisi Timur’la baş başaydı. Avluda değil, içerideydi. Cihantimur, Saltoğlu’nun çıkmasını istedi. Saltoğlu: “Bülent Beyefendi dışarda beklememi söylemesi üzerine ben bahçeye çıktım ve tek başıma beklemeye başladım. Bir süre sonra Bülent Beyefendi, Eylem Hanım ve Timur dışarı çıktı. Bülent Beyefendi kapı önünde ‘Timur biraz iyi değil, doktora götürelim, hekim görsün’ dedi.”
YALAN 2: BAVUL GÖRMEDiM | Cihantimur, oğlu Timur’un sırt çantasıyla meskenden çıktığını ifade ediyor. Aracın bagajındaki bavuldan haberdar olmadığını savunuyor. Cihantimur, şunları söylüyor: “Evin önünde elektrikli aracım vardı. Timur ile araca bindik. Ben bavul görmedim. Bavulun nasıl konulduğunu bilmiyorum.” Cihantimur, yolda aracın şarjı bitince devam edemediğini ve Timur’u eski eşi Tok’un bulunduğu gerideki araca gönderdiğini anlatıyor. “Ayşe Ceren, aracın arkasında Timur’un valizi olduğunu söyledi. Bagajı açmayı beceremediğim için Ayşe bagajı açtı ve valizi aldı” diyor. Halbuki…… Ayşe Ceren Saltoğlu, konuttan çıkarken valizi herkesin gördüğünü kaydediyor. Saltoğlu: “Bülent Beyefendi, park halindeki TOGG’unu kullandı. Timur’un valizi TOGG’a kondu. ‘Beni takip et’ dedi. Valizi kim taşıdı, bilmiyorum. Ama herkes gördü.” Saltoğlu, Cihantimur’un bagajdan valizi çıkararak, kendisine teslim ettiğini vurguluyor. Saltoğlu, şöyle devam ediyor: “Bülent Beyefendi valizi bana verdi. Valizin Timur’la mı geleceğini sordum. ‘Evet, Timur’la gelecek’ dedi. Valizi aracıma koydum. Timur’u da yanımıza aldık.” Çok açık…… Konutlarında kaçış planı yapıldı. Valiz hazırlandı. Baba Cihantimur’un otomobiline yerleştirildi.
YALAN 3: HAVALİMANINA GİTME NİYETİM YOKTU | Cihantimur, aracını “Mecidiyeköy dönüşünün biraz ilerisinde durdurabildiğini” ileri sürüyor. Tok’un oğlunu yurt dışına kaçırdığını savunarak, şöyle diyor: “Kesinlikle havlanına gitmek benzeri bir bilgim ve niyetim yoktu. Esasen sürücüm ‘Beş dakikaya yanınızdayım’ dedi. Aksi olsaydı sürücümü bekler ve on dakika sonrada havalimanına varmış olurduk. Hatta kliniğe dönüş süremiz yirmi dakika sürdü. Havlanı daha kısa bir aralıktı.” Halbuki…… Oğlunun sürücüsü Kızıltepe, işverenini almaya gittiğinde aracın havalimanı yönünde olduğunu anlatıyor. Daha önce bu istikameti kullanmadıklarını kaydediyor. Kızıltepe: “Araç klinik yoluna aykırı istikametteydi. Havalimanı yolundaydı. Bülent Bey’i almaya gittiğimde Timur araçta yoktu. Eylem ve Ayşe Ceren de orada değildi.” Besbelli Cihantimur, oğlunu havalimanı bırakmak üzere yola çıkmıştı. Fakat şu tesadüfe bakın ki, yolda aracın şarjı bitti!
YALAN 4: EYLEM’LERİ ARADIK, BULAMADIK | Cihantimur, “Adem ile kliniğe döndüm. Eylem’leri bulamadık. Bulamayınca Eylem ve Ayşe’yi aradım. Eylem telefonu açmadı. Ayşe’ye ulaştığımda ‘Hocam onlar yurt dışına gitti’ dedi” diye anlatıyor. Eylem Tok, Timur Cihantimur ve Ayşe Ceren Saltoğlu, o gece st 2’de havalimanına vardı. Mısır uçağı st 04.30’da havalandı. Cihantimur, niye bu dört st içinde eski eşini ve oğlunu aramadı? Cihantimur, eski eşine Mısır’a vardıktan sonra ulaştığını iddia ediyor. Geri dönmeleri için ikna ettiğini fakat eski eşinin vazgeçtiğini ileri sürüyor. Cihantimur: “Dönmesi noktasında ikna olmuştu lakin, etrafı ve medyada gördüğü bilgilerden ötürü, bu olayı kendi açımdan yavaşlattığımı düşünerek irtibatı kesti. Ben de kendisine ulaşamadım. Timur ile temas kuramıyorum. Oğlumla en son irtibat kurduğumda, Türkiye’ye dönmek istediğini bana ısrarla söyledi. Oğlumun dönmesini istiyorum.” Halbuki…… Türkiye’den Mısır’a, Mısır’dan ABD’ye uçmak için bir servete sahip olmak gerekiyor. Tok, bu parayı yanında taşımadığına göre ya kendisine yahut oğluna ait kredi kartıyla ödeme gerçekleştirdi. İki ihtimalde de baba Cihantimur, ödemelerden haberdar olmuş olmalı. Şayet Cihantimur, kredi kartlarını kapatsaydı ABD’ye gidememiş olacaklardı.
Saymaz, “Bülent Cihantimur, savcılığı yanılttığı halde kendisine sözler arasındaki çelişkiler sorulmadı” diye yazdı.
Yazının tamamını okumak için .