Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" 360'a yakın milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Kanun teklifi, 7 Ağustos Cuma günü komisyonda, 9 Ağustos Pazar ...
07.08.2026
0
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TBMM'ye sunulan çerçeve yasa teklifini partinin yetkili kurullarında en ince ayrıntısına kadar inceleyip değerlendirdiklerini belirterek, "Genel olarak olumlu bulduk. Ben de partimizin Genel Başkanı ve İstanbul ...
08.08.2026
0
Kanun teklifi başta Demirtaş olmak üzere eski HDP’li siyasetçilerin yargılandığı Kobani davasını da kapsıyor. Avrupa’da bulunan eski siyasetçiler de kanundan yararlanarak geri dönebilecek. Cezaevindekiler de konulan kriterlere göre kanundan faydalanabilecek. Kanun bu yönüyle sadece silah bırakanları değil PKK nedeniyle terör suçundan yargılanan hemen her ismi kapsama alıyor
06.08.2026
0
MHP Hukuk İşleri Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, çerçeve kanun taslağına ilişkin AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile 1 saat süren görüşmesinin ardından gazetecilerin teklifin ortak imzayla çıkıp çıkmayacağı, "hak mahrumiyeti" ve ...
04.08.2026
0

Karar yazarı Ocaktan: AKP’den kimse “Sorunlarını çözmeyi bırakıp hukuku ve siyaseti yok etmek bize ne kazandıracak” deme cesareti gösteremeyecek mi?

Karar yazarı Ocaktan: AKP’den kimse “Sorunlarını çözmeyi bırakıp hukuku ve siyaseti yok etmek bize ne kazandıracak” deme cesareti gösteremeyecek mi?

Karar yazarı Ocaktan: AKP’den kimse “Sorunlarını çözmeyi bırakıp hukuku ve siyaseti yok etmek bize ne kazandıracak” deme cesareti gösteremeyecek mi?
Yayınlama: 27.10.2025
8
A+
A-

Karar yazarı Mehmet Ocaktan, “Böyle giderse bu tren bu tünelden çıkmaz” başlıklı yazısında iktidarın muhalifleri saf dışı bırakmaya yönelik uygulamalarla meşgul olduğunu, bu nedenle bilim, teknoloji ve küresel inovasyon yarışını okuyamadığı yorumunda bulundu. Ocaktan, hukuka ve siyasete karşı yapılan bu hamlelerin sadece ekonomiyi çökertmekle kalmadığını, aynı zamanda ahlaki çürümeyi ve yozlaşmayı da derinleştirdiğini söyledi. Ocaktan, “AK Parti içinde, hâlâ maşeri vicdanın sesine itibar ettiklerine inandığımız isimler çıkıp, ‘Biz ne yapmak istiyoruz, memleketin sorunlarını çözmeyi bırakıp hukuku ve siyaseti yok etmek bize ne kazandıracak’ deme cesareti gösteremeyecek mi?” diye sordu.

Ocaktan şöyle yazdı:

“Maalesef iktidar, siyasi muarızlarını saf dışı bırakmak, fikir özgürlüğü haklarını kullananları susturmak, televizyon kapatmak gibi boş işlerle uğraşmaktan kurtulup, bilim ve teknoloji alanında hızla mesafe alan yeni dünyayı okuma fırsatı bulamıyor.

Diyelim ki bütün davaları sonuçlandı ve Ekrem İmamoğlu, siyaseten saf dışı bırakıldı, iktidar da rahat bir nefes aldı. Tamam başarıya ulaştık, iyi güzel de bütün bunlar Türkiye’nin halen yaşamakta olduğu derin ekonomik krize çare olabilecek mi?

Bugün küresel inovasyon çağında ülkeler, yapay zekaya, start-up’lara milyarlarca dolar harcıyor. Peki böylesine acımasız bir güç mücadelesinin yaşandığı dünyada, bizim bu modası geçmiş siyaset mühendisliği reçeteleriyle kiminle, nasıl yarışacağız bilen var mı?

Unutmayalım, hukuku bu kadar yorarak adaleti kaybedersek, ülkede barış ve huzuru temin edemeyiz. Daha da önemlisi, hukuku zaafa uğrattığımız için hem iç yatırımcıyı canından bezdirip küstürürüz hem de yabancı yatırımcı nezdinde değersiz hale geliriz.

Bilelim ki hukuka ve siyasete karşı yapılan bu hamleler sadece ekonomiyi çökertmekle kalmıyor, aynı zamanda ahlaki çürümeyi ve yozlaşmayı da derinleştiriyor. Çünkü bu akıl tutulması hali, ne yazık ki adaleti tümden devre dışı bırakmış bulunuyor. Doğal olarak böyle bir atmosferde kimse birbirine güvenmiyor ve giderek bütün bir toplum korkuya teslim oluyor. Korku toplumlarında kimse sağlıklı üretim yapamayacağı gibi, vicdanlar çürür, ahlaki çöküş kaçınılmaz hale gelir.

Gerçekten insanın tahammül sınırlarını aşan günler yaşıyoruz. ‘Hakikat’in değersizleştiği bu karanlık tablo karşısında insan, ister istemez sormadan edemiyor. AK Parti içinde, hâlâ maşeri vicdanın sesine itibar ettiklerine inandığımız isimler çıkıp, ‘Biz ne yapmak istiyoruz, memleketin sorunlarını çözmeyi bırakıp hukuku ve siyaseti yok etmek bize ne kazandıracak’ deme cesareti gösteremeyecek mi?

Eğer maksadımız, bu millete ‘Bunlar gitsin de kim gelirse gelsin’ dedirtmekse, sözün çürüdüğü noktadayız demektir. Ama unutmayalım ve o acı gerçeği zihnimize büyük harflerle not edelim. Gidişat böyle devam ederse, bilelim ki bu tren artık bu tünelden çıkmaz…”

Yazının tamamı için .

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.