İnsan hakları savunucusu Eren Keskin, Almanya'da 2026 Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü'nü aldı. Keskin yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu için törene katılamadı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve insan hakları avukatı Eren ...
01.06.2026
0
Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte İstanbul'un merkezi ilçelerindeki kafelerde "Mekan dolu ama ciro düşük" şikayetinde bulunan işletmeciler, yeni önlemler almaya başladı. Artan maliyetler ve düşen masa devir hızı nedeniyle birçok ...
01.06.2026
0
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel'in cuma günü Silivri'de gerçekleştirilen görüşmesiyle ilgili kulis bilgilerini paylaştı. Hürriyet yazarı Selvi, "Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu, mutlak butlan ...
01.06.2026
0
CHP'nin resmi internet sitesinden, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimleri kaldırıldı. CHP'nin resmi internet sitesinden Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimlerinin yer aldığı sekmeler ...
01.06.2026
0

Kuzeni Seçil Erzan’ı anlattı: Tek başına mücadele etmeyi tercih eden biriydi, risk almayı seviyordu

“Biz Seçil’i çok farklı tanıdık”

Kuzeni Seçil Erzan’ı anlattı: Tek başına mücadele etmeyi tercih eden biriydi, risk almayı seviyordu
Yayınlama: 07.01.2024
4
A+
A-

Yüksek gelir getiren “fon” vdiyle çok sayıda kişiyi dolandıran Denizbank Şube Müdürü Seçil Erzan’a en yakın isimlerden biri olan kuzeni Tanın Yılmaz konuştu. Erzan ifadesinde “Bu vakte kadar onlardan aldığım parayı ziyadesiyle ödedim” dese de Yılmaz ölçüsünü belirtmeden “20 yıllık birikimimiz gitti” dedi. “Seçil’i kardeşim yerine koydum” diyen Yılmaz, Erzan’ı “Hep tatlı lisanlı, gücü yüksek ve anaç biriydi. Bir sorun yaşasa kendisi halletmeye çalışırdı ve fikir danışmazdı. Tek başına mücadele etmeyi tercih eden biriydi. Ürkek, korkak biri asla değildi, risk almayı seviyordu” diye anlattı.

Tanın Yılmaz, “kardeşim” dediği Erzan’ı Milliyet’e anlattı. “Seçil ile benim kuzen alakamız yoktu, Seçil’i kardeşim yerine koydum, Seçil benim kardeşimdi” diyen Yılmaz, Erzan’la ilgisine dair şunları söyledi:

“Ben onu çekirdek ailemin bir kesimi olarak gördüm ve şartsız olarak kendisine güvendim. Siz bu olaylardan önce gelip bana, ‘Seçil şöyle bu türlü…’ deseydiniz inanmazdım ve sizi konuşturmazdım. Zira her mevzuda Seçil’e inancımız sonsuzdu. Konutumuzun içinden biriydi. Babası hayatını kaybetti, annesi aslında hasta ve kardeşi de yoktu. Biz onun her şeyiydik yani o denli biliyorduk ama bizi de kandırdı. Seçil’in hayatıyla ilgili her şeyi bildiğimi sanıyordum ama bilmiyormuşum.”

“Seçil hayatının her döneminde hep tatlı lisanlı, gücü yüksek ve anaç biriydi”

Yılmaz ve Erzan, 2007 yılından sonra daha sık görüşmeye başlamış:

“Çocukluk yıllarımda biz İstanbul’da, Seçiller ise Çorlu’da yaşıyordu. Çocukluk yıllarımızda ortada bayramlarda görüşürdük. Bazen de yaz tatillerinde bize gelirlerdi. Lise döneminde çok fazla görüşmedik. Daha sonra ben üniversite için yurt dışına gittim. Lakin ara ara telefonlaşmaya devam ettik. 2007’nin sonunda ben evlendikten sonra daha sık görüşmeye başladık, eşimle çok iyi anlaşıyorlardı. Bu tarihten sonra daima birlikteydik ve kuzen bağlantısından çok kardeş benzeri olduk artık. Seçil hayatının her döneminde hep tatlı lisanlı, gücü yüksek ve anaç biriydi. Seçil’in en büyük özelliklerinden biri de, herhangi bir sorun yaşasa, bu sorun ne olursa olsun kendisi halletmeye çalışırdı ve fikir danışmazdı. Tek başına mücadele etmeyi hep tercih eden biriydi. Ürkek, korkak biri asla değildi, risk almayı seviyordu.”

“Seçil’in babasından dayak yediğini de biliyordum”

Yılmaz, Erzan’ın ailesiyle bağına dair de şunları söyledi:

“Annesine hep çok düşkün biriydi, babasıyla da anlaşamıyordu. Babası pazarcıydı ve babasının mesleğini söylemekten çekinen biriydi. O denli söylendiği benzeri Seçil’in ailesi varlıklı bir aile değildi. Babası, aşırı kıskanç ve kindardı. Benim gördüğüm kadarıyla teyzem ve eşi arasındaki münasebet de çok iyi değildi. Teyzem hastalanıp hastaneye kaldırıldığında, eşi iki gün sonra hastaneye geldi. O süreçte de hastanede Seçil’in yanında hep biz vardık. Seçil’in babasından dayak yediğini de biliyordum. Hatta 2-3 kez çok önemli dayak yediğini biliyorum. Bunun nedenini hiçbir zaman söylemedi. Bir de, teyzem Çorlu’da kalırken, Seçil’in babası Bozcda’ya taşınmıştı, teyzem de yazları gidiyordu. Daha sonra babası Kovid nedeniyle öldü. Seçil annesi için çok çabalıyordu. Hatta eşim Merve birkaç sefer Seçil’e psikoloğa gitmesini söyledi, bir iki defa gidip bıraktı, devam etmedi.”

“Biz Seçil’i çok farklı tanıdık”

Yılmaz, “Seçil’in en son erkek arkadaşının üniversitede olduğunu biliyorduk. Hatta eşim Merve, Seçil’i biriyle tanıştırmayı, hayatına birinin girmesini istiyordu. Daha sonra ise Candaş hayatına girdi. Çok mutlu olduk. Fakat bu olaydan sonra öğrendik ki, hayatında yalnızca Candaş yokmuş. Biz Seçil’i çok farklı tanıdık” dedi.

“Seçil aslında bizim yanımızda bir defa olsun fon demedi. Biz özel bankacılık diye girdik”

“20 yıllık birikimimiz gitti” diyen Yılmaz, dolandırıcılık olayına ilişkin de “Bu işin içine de Denizbank eski çalışanı ‘Selçuk’ diye birini çekmiş. Ben, ‘Selçuk’a götürdün mü parayı’ diyorum ve paramı istiyorum. Bana diyor ki, ‘Selçuk Tuzla’da müşteri ziyaretinde.’ Öbür bir zaman sorduğumda ise Selçuk’un babasının öldüğünü söyledi. Meğer bu olaydan sonra Selçuk’a ulaştık, adamın babası dört yıl önce ölmüş. Seçil esasen bizim yanımızda bir defa olsun fon demedi. Biz özel bankacılık diye girdik. Biz bu parayı kuzenim olan Seçil’e değil, bir bankada üst yönetici olan bankacı Seçil’e yani özel bankacılığa verdik. Kaldı ki bizim elimizde özel bankacılık kartlarımız var. DenizBank bize özel bankacılık kredi kartı verdi” açıklamalarında bulundu.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.