Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Milli gelire tesirinin yüzde 0,5 düzeyinde olması bekleniyor
ABD merkezli banka Morgan Stanley, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta gerçekleşen zelzelelerin ekonomik tesirlerine dair bir rapor yayımladı. Raporda, konut yıkımları kaynaklı maliyetin 24 milyar dolar olarak öngörüldüğü lakin bu sayının 38 milyar dolarak kadar yükselebileceği belirtildi.
Morgan Stanley, “Depremlerin potansiyel makro ekonomik maliyetleri” başlığıyla bir rapor yayımladı. Dünya gazetesinin aktardığı habere göre banka, konut yıkımları kaynaklı maliyet için 24 milyar dolar kestiriminde bulundu. Banka, bu sayının 38 milyar dolara ulaşabileceğine dikkat çekti.
Altyapı ve konut dışı yapı yıkımlarıyla birlikte, zelzele felaketinin toplam maliyetinin 29 milyar dolar olacağı iddiasını paylaşan banka ekonomistleri, bu sayının 45 milyar dolar seviyesini görebileceğini ifade etti.
Milli gelire tesiri yüzde 0,5 seviyesinde
Raporda felaket bölgesinin Türkiye’de sanayi üretiminde hissesinin yüzde 5 civarında olduğu, bu nedenle çıktı kaybı kaynaklı dolaylı maliyetlerin de milli gelirin yüzde 0,5 seviyesinde olacağı ifade edildi.
“Yeniden inşa finansmanının ve makro ekonomik tesirin yönetilebilir olduğunu düşünüyoruz” sözlerine yer verilen raporda, yeniden inşa ve diğer afet yardımlarının bütçe üzerinde milli gelirin yüzde 3,6’sına denk gelen 31 milyar dolarlık bir yük oluşturacağı iddiasına yer verildi.
Bütçe açığında 15 milyar dolarlık artış tahminini
Banka, bu mali yükün yarısının artan bilgiler ve yurt içinden yapılacak bağışlarla karşılanmasını bekliyor. Banka, önümüzdeki iki yılda bütçe açığında 15 milyar dolarlık artış kestiriminde bulundu. Yeniden inşa için yabancı yardım ve kredilerden beklenen meblağ ise 5 milyar dolar düzeyinde öngörüldü.
Yeniden inşada kullanılacak materyallerin ithalatı kaynaklı olarak cari açıkta ek 9 milyar dolarlık artış bekleyen banka, ek kamu borçlanması ve cari açık kaynaklı olarak önümüzdeki 2 yılda toplam 4 milyar dolarlık ek dış finansman gereksiniminin ortaya çıkacağına, kalan 6 milyar dolarlık borçlanma gereksiniminin büyük kısmının ise Merkez Bankası ve bankaların tahvil alımlarıyla karşılanacağına dikkat çekti.