Gazeteci – müellif Murat Uzman, “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın (can kaybı 45 bini geçen) zelzele felaketi akabinde tarihini değiştirmediği 14 Mayıs seçimine -bugün itibarıyla 70 gün kala muhalefetin adayı yok. Akşener’in masadan neden kalktığı, yahut …
Gazeteci – yazar Murat Ehil, “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın (can kaybı 45 bini geçen) sarsıntı felaketi akabinde tarihini değiştirmediği 14 Mayıs seçimine -bugün itibarıyla 70 gün kala muhalefetin adayı yok. Akşener’in masadan neden kalktığı, yahut “kaldırıldığı” üzerine görünen ve görünmeyen pek çok senaryo dolaşıyor siyasi kuliste; ülkücü ağabeylerden derin devlet aklına kadar.” değerlendirmesini yaptı.
Yetkin yazısında, “Bu argümanlara, yahut tezlere Erdoğan’ın iş başında kalmasını isteyen iç ve dış çevrelerin bu “operasyon” için yüz milyonlarca bütçe ayırdığı gibi, Atlantik-ötesi aktörlerin işin içine karıştığı benzeri oldukça spekülatif olanları katmayacağım.” tabirini kullandı.
Yetkin şunları kaydetti:
“Siyaset kulisinde az çok taban bulan, ipuçları bulunabilecek olanları aktarmaya çalışacağım.
1- Ülkücü ağabeyler kumpası: Bu tezlere göre Akşener partiyi merkeze çekmeye çalışmasında, güçlendikçe kendilerini tasfiye etme riski gören ağabeylerin aslın amaçladığı MHP’ye dönüp Bahçeli sonrası partiyi yönetmekti. İYİ Partiyi kurarken “Merak etmeyin Türkiye’yi biz yöneteceğiz” tezindeki Akşener’in, CHP taban ve örgütünün Kılıçdaroğlu’na karşı İmamoğlu’nu tercih edebileceği hesabında yanılmasını imkan bildiler. Bilhassa GİK toplantısında, HDP ile ilişkiler dahil “Bize haksızlık yapıldı” telaffuzunu tırmandırdılar.
2- Derin devlet refleksi: Bu argümana göre, siyaset yasağı davasıyla İmamoğlu’nun adaylığı geriye düşüp Altılı Masa adaylığı -HDP’nin karşı olduğu- Yavaş ile Kılıçdaroğlu arasında kalınca derin devlet refleksi devreye girdi. Erdoğan’ın ilk çeşitte seçimi almasının riskli olduğu görülüyordu ve ikinci cinste HDP, yahut genel olarak Kürt seçmenin yardımını alan tarafın kazanacağı anlaşılıyordu. Anayasa Mahkemesinin HDP’yi kapatması ise bizatihi HDP seçmenini Erdoğan karşısında dikecekti. Böylelikle güvenlik bürokrasisi ve yargıdaki Kürt ve Alevi alerjisi alevlendi.
3- Sarsıntı tesiri: Kahramanmaraş zelzelesi bir yandan ekonomik kriz ve yönetim ıstıraplarından kurtulmaya çalışan Erdoğan üzerindeki baskıyı artırmış, Kılıçdaroğlu’nu faal hale getirmişti. Sarsıntı bölgesini Akşener’le turlayan Koray Aydın’ın Erdoğan’ın sarsıntı sebebiyle seçmenden “şamar yiyeceği” sözleri basına yansımıştı. Bu durum İYİ Parti’de o vakte dek mevcut olan Kılıçdaroğlu’nu hafife alma eğilimini değiştirdi. İlk sefer Kılıçdaroğlu’nun aday olursa kazanabileceği konuşulmaya başladı.”