Bahar geldi çoğaldı özlemin, Erikler çiçek açtı, güller renklerini saçtı, Hala aynı içimdeki yerin, Son kez savursun kalbimdeki yeller saçını, Okşasın gerdanını nefesim, Sensin bu yalan dünyadaki tek gerçeğim…
04.08.2026
0

Şairler ve ihtilal

Yayınlama: 04.08.2026
20
A+
A-

Dün gece ikinci yeniciler girdi rüyama.
Hatta geçen Edip Cansever’i gördüm.
Dedi ki bana:
“Robespierre…
Her yalnızlık biraz ihtilâl.”

Oradan İlhan Berk’e seslendim:
“Sen ne düşünüyorsun” dedim,
“Yaşlanmışsın.”
Şehsuvar dedi:
“Yaşlanmışsın,
oysa ki cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün…”

Yanımıza Turgut Uyar geldi.
Önce bana seslendi:
“İnanma” dedi.
Sonra okudu:

Sen ki, saçından tırnağına kadar
Bir hürriyete bedelsin,
Bu ılık saçlar, bu gözler; fakat her şeyden önce
Yaşadığın için güzelsin.

Maviciler de geliyordu, görüyordum.
Oradan bir şiir üfledi Attilâ İlhan.
“Kim kaldı o eski Selanik’ten” diye söylendi.
Her sözü kalbimin en derinine indi:

Kim kaldı İttihat ve Terakki’den
o jöntürkler ki – “hariçten
evrak-ı muzırra celbederlerdi” –
o fedailer ki barut öksürürler
sakal tıraşları mavi
kırmızı bıyıkları biber
kim kaldı
müdafaa-i hukuk cemiyeti’nden

O anda görüyordum vatanımın hür topraklarını,
ihtilali, Enver’i, Talat’ı, Cemal’i.

Devam etti bana, Cebbaroğlu Mehemmed’i anlattı:

*Fransız’a silâh çekmiş
hür yaşamak uğruna
ırz uğruna namus uğruna
ana için baba ve kardeş için
şu mübarek topraklar
şu mübarek vatan için

derken efendim
bir gün Kaman’dan öte
uğrun uğrun haber ulaşmış
Urfa’nın Antep’in köylerine
gözü kanlı Maraş beylerine*

Son olarak yolculuğumu
Bahadırhan Dinçaslan ile tamamladım:

*Cadde, sokak, çıkmaz, bir fısıltıdır
İhtilal kokuyor son defa Boğaz
Gölgesinden korkan bir titrek nazır
Kılıyor ömrünce ilk defa namaz

Hakkı’nın sesidir gezen dolaşan
“Baskına hazırız, baht olsun yaver”*

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.