DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Saraçhane davası | Avukat ve gazeteciler hâkim karşısına çıktı, duruşma ertelendi: Dosyada delil yok, yargılamanın devamı mümkün değildir

Saraçhane davası | Avukat ve gazeteciler hâkim karşısına çıktı, duruşma ertelendi: Dosyada delil yok, yargılamanın devamı mümkün değildir

Saraçhane davası | Avukat ve gazeteciler hâkim karşısına çıktı, duruşma ertelendi: Dosyada delil yok, yargılamanın devamı mümkün değildir
Yayınlama: 25.10.2025
3
A+
A-

Saraçhane protestolarında tutuklanıp tahliye edilen 8 gazeteci ve 4 avukatın duruşması bugün görüldü. Duruşmada savunma yapan AFP fotomuhabiri Yasin Akgül, “Siz ara verildiği sırada arkaya gidip cüppenizi çıkarıyorsunuz. Bizim de her an boynumuzda kameramız ile gezmemiz mümkün değil. Fotomuhabiri sahada olmak zorunda çünkü görüntü sahada çekilir” diye konuştu. Akgül’ün avukatlarından MLSA Genel Koordinatörü Batıkan Erkoç, “Dosyadaki tek delil müvekkillerin evet ben gazetecilik yaptım şeklindeki ifadeleridir. Dosyada delil yok, duruşmada delil yoksa, yargılama yapılmasına da imkan yoktur. Yargılamanın devamı mümkün değildir” dedi. Ara kararını açıklayan hakim, duruşmayı 27 Kasım’a erteledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu‘nun tutuklanmasıyla başlayan Saraçhane protestolarına katıldıkları gerekçesiyle haklarında dava açılan 99 öğrenci, 8 gazeteci ve 4 avukatın yargılandığı davanın ilk duruşması 18 Nisan’da görülmüş, gazeteci ve avukatların dosyası ayrılmıştı. Protestoları takip ederken tutuklanıp tahliye edilen; Bülent Kılıç, Yasin Akgül, Zeynep Kuray, Gökhan Kam, Kurtuluş Arı, Ali Onur Tosun, Hayri Tunç ve Emre Orman adındaki 8 gazeteci “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” iddiasıyla davanın ilk duruşmasında hâkim karşısına çıktı.

Demirdöven: Katıldığım protestolardan gurur katılamadıklarımdan üzüntü duyarım

Yargılanan avukatlardan Deniz Demirdöven savunmasında şöyle dedi:

“19 Mart sürecinde belediye başkanına yönelik gözaltı nedeniyle toplumsal bir hareket doğdu. Ben de bu eylemselliklerin 1 aya yakın bir süre katılmaya çalıştım. Özellikle polisin sert müdahalelerine karşı bir avukat olarak katıldım. Hem demokratik hakkımı kullandım hem de avukatlık mesleğimi yerine getiriyorum. Yurttaşın bulunduğu her yeri de biz de görevimizin başında oluyoruz. Sadece mesleğini yerine getirdiği için tutuklu olan meslektaşlarımız var. İddianameyi görmüşsünüzdür. İddianamede atılı suçun yeri ve saati de bulunmuyor. Ama şunu söyleyebilirim 19 Mart sürecindeki bütün eylemlere katılmaya çalıştım. Katıldıklarımdan gurur katılamadıklarımdan üzüntü duyarım.”

Kuray: Hangi kamu düzeni?

Dosyaya koyulan fotoğraflarının özellikle kesildiğini belirten gazeteci Zeynep Kuray şu ifadeleri kullandı:

“Yıllardır gazeteci olarak sokakta gazetecilik yapıyorum. Ben burada görevimi yaparken fotoğrafımı çekiyorlar ve kameramı keserek dosyaya koyuyorlar. Dosyada bir kamu düzeninden bahsediyorlar. Hangi kamu düzeni? Kamu ayakta zaten hangi düzen. 20 senedir bu sokakların her adımında bizim emeğimiz var. Ben gazeteciyim beni nasıl tanımıyor. Ne yapmaya çalışıyorsun sen önce senin derdini öğrenelim. Ben bu suçalamaları kabul etmiyorum.”

Orman: Bu dava bir kumpas davasıdır

Gazeteci Emre Orman, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

Öncelikle bu dava bir kumpas davasıdır. Biz gazeteciyiz. Gazeteci nereye gideceğini bilir. Ben o gün hem Vatan Caddesi’nde hem de saracağını da haber takibi yaptım. Boyum kadar monopod taşıyorum fotoğrafta görülmesin diye sadece yüzümü alacak şekilde fotoğrafı kırpmışlar. Dediğim gibi bu bir kumpas davasınsan başka bir şey değildir.

Akgül: Fotomuhabiri sahada olmak zorunda çünkü görüntü sahada çekilir

Savunmasında dosyadaki fotoğrafların kesilerek koyulduğunu söyleyen AFP fotomuhabiri Yasin Akgül, şöyle konuştu:

“Gittiğim hiçbir işte sabah beim evim işim nedeniyle basılmadı. Ben Irak’ta da görev yaptım. Ben de gözaltına alınmamdan hemen önceki ve diğer günlerde olduğu gibi sahadaydım. Ben AFP’de fotomuhabiri olarak çalışıyorum. Mesela siz ara verildiği sırada arkaya gidip cüppenizi çıkarıyorsunuz. Bizim de her an boynumuzda kameramız ile gezmemiz mümkün değil. Fotomuhabiri sahada olmak zorunda çünkü görüntü sahada çekilir. Halihazırda basın kartı sahibi olarak Valiliğin WhatsApp gruplarındayım. Yasak kararını da bize Valilik bildiriyor. Biz bu haberi onlardan alıp sahaya fotoğraf çekmeye gidiyoruz. Dünyada da pek çok kurum, çalıştığım AFP ajansına abone. Bu görüntüler pek çok yerde yayınlanıyor. Ben kendime çekmiyorum.”

Tosun: Ekipmanlarımızın görünmediği tek bir fotoğrafla tutuklandım

Now Haber muhabiri Ali Onur Tosun savunmasında, “Bu aşamaya kadar gazeteci olduğumu anlattım. Ek olarak şunu söylemek istiyorum: Ekipmanlarımızın görünmediği tek bir fotoğrafla tutuklandım. Oysa elimde mikrofonum vardı. Orada (Saraçhane) haber yapmak dışında nasıl bir amacım olabilir ki?” dedi.

Duruşmada dosyadaki tutarsızlıklara dikkat çekerek beyanlarda bulunan MLSA Genel Koordinatörü Batıkan Erkoç, şu ifadeleri kullandı:

“İddianamede yer yok tarih yok zaman yok. Dosyada görüntü yok, ihtar yok tutanak yok. Tek delil ‘ben gazetecilik yaptım’ diye ifade vermeleri.

Müvekkiller sabah baskınıyla gözaltına alındılar, adli kontrol denip tutuklandılar. Adalet Bakanı’na soru soruldu, gazeteciler tutuklanmış dendi. Bakan, ona bir bakalım dedi. Ertesi gün sabahın 8:30’unda tahliye edildiler.

Görüntü yok, ihtar yok, ihtarın tutanağı dahi yok. Yedi aydır olaya ilişkin emniyetin iddia ettiği videolar dosyaya sunulamamış. Bizden görüntü talep ediyorsunuz. Dosyadaki tek delil müvekkillerin evet ben gazetecilik yaptım şeklindeki ifadeleridir. Dosyada delil yok, duruşmada delil yoksa, yargılama yapılmasına da imkan yoktur. Yargılamanın devamı mümkün değildir.

Duruşma ertelendi

Ara kararını açıklayan mahkeme bir sonraki duruşmanın 27 Kasım’da görülmesine karar verdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.