İran'da Devrim Muhafızları, İranlı üst düzey yetkililere yönelik "hedefli suikastların" sürmesi halinde misilleme olarak Çarşamba akşamından itibaren bölgede faaliyet gösteren önde gelen Amerikan şirketlerini hedef alacaklarını duyurdu. Fransız ...
01.04.2026
0
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin İran’a yönelik olası kara harekatına ilişkin, "Her türlü kara harekatına karşı koymaya hazırız. Umarız düşman bu hesap hatasını yapmaz" dedi. Arakçi, Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’tan ...
01.04.2026
0
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’a büyük bir saldırı düzenlendiğini, çok sayıda İranlı askeri liderin öldürüldüğünü ileri sürdü. ABD Başkanı Donald Trump, bugün yaptığı açıklamada, İran’ın başkenti Tahran'a büyük bir saldırı gerçekleştirildiğini ...
05.04.2026
0
Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in, ülkedeki 900 binden fazla Suriyelinin yüzde 80'inin 3 yıl içinde vatanlarına döneceğine ilişkin açıklaması tepkiyle karşılandı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın Almanya'ya yaptığı ziyaret sırasında, Merz'in ...
01.04.2026
0

Suriye’de HTŞ ve SMO, Esad sonrası dönemde birlikte çalışabilecek mi?

Suriye’de HTŞ ve SMO, Esad sonrası devirde birlikte çalışabilecek mi?

Suriye’de HTŞ ve SMO, Esad sonrası dönemde birlikte çalışabilecek mi?
Yayınlama: 17.12.2024
5
A+
A-

Merve Kara-Kaşka

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) ve Suriye Milli Ordusu (SMO) uzun süre Suriye’nin en büyük silahlı muhalif grupları olarak konumlandı.

HTŞ kuzeybatıdaki İdlib’i yönetirken Türkiye’nin desteklediği SMO birlikleri Halep etrafına ağırlaştı.

HTŞ ve SMO arasında geçmişte yer yer kanlı çatışmalara varan tansiyonlar de yaşandı.

Buna rağmen HTŞ liderliğinde başlayan ve 8 Aralık’ta Beşar Esad hükümetinin devrilmesiyle sonuçlanan akınlara, SMO şemsiyesi altındaki kümelerin da katıldığı aktarıldı.

Peki bu durum iki büyük örgüt arasında bir ittifak olduğu manasına mı geliyor?

BBC Türkçe‘nin konuştuğu uzmanlar, Esad’ı devirme ortak amacı gerçekleştirildikten sonra, gruplar arasında başta güç gayreti olmak üzere farklı tansiyonlar yaşanması riskinin doğduğunu söylüyor.

Bölgeyi dikkatle takip eden uzmanlar, Türkiye’nin SMO ve HTŞ arasında “uzlaşı ve birlik” sağlamasının, Suriye’nin yeni periyotta istikrarı açısından çok önemli olduğunu vurguluyor.

HTŞ ve SMO arasında bir ittifak var mı?

SMO’yu oluşturan birtakım fraksiyonlar ve HTŞ arasında dönem dönem şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Son olarak Ekim 2022’de çıkan çatışmalar, Türk ordusunun müdahalesiyle sonuçlanmıştı.

BBC Türkçe’ye konuşan ABD’deki Washington Institute’nün kıdemli uzmanı ron Zelis, HTŞ ve SMO’yu bir ittifak içinde görmediğini söylüyor ve geçmişten bu yana “göreceli rakipler” olarak konumlandıklarını vurguluyor.

Zelis, Esad hükümetinin devrilmesiyle sonuçlanan son süreçte, “HTŞ, Suriye hükümetinin peşinden giderken, SNA ondan farklı olarak SDG’yi hedefledi ve hala de buna devam ediyor. Tüm bu gelişmeler ışığında, yakın bir ittifak içinde olduklarını düşünmüyorum” diyor.

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) omurgasını Kürt Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Müdafaa Birlikleri (YPG) oluşturuyor.

Türkiye, PYD ve YPG’yi, “PKK’nın Suriye kolu” ve “terör örgütü” olarak nitelendiriyor.

SDG uzun bir müddettir Suriye’nin kuzeydoğusunu denetim ediyor.

SMO’nın kuzeydeki Menbiç kentini ele geçirmesiyle birlikte Kürt güçler, Fırat ırmağının doğusuna kaymış oldu.

BBC Türkçe‘ye konuşan İsveç’teki Malmö Üniversitesi uzmanlarından Orwa Arjoubb da SMO ve HTŞ arasında “anlamlı bir ittifak olmadığını” düşünüyor.

İslamcı gruplara odaklanan analist, “Geçmişten bu yana bağlantılarının gergin olduğunu unutmamak gerekiyor” diye ekliyor.

HTŞ’nin, SMO’yu oluşturan kimi grupları bir dönem “kendi meşruiyetine tehdit olarak algıladığını” vurguluyor.

Türkiye, HTŞ’ye ve SMO’ya nasıl yaklaşıyor?

Türkiye’nin desteklediği SMO birlikleri Suriye’nin kuzeyinde Kürt gruplara karşı Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile birlikte savaştı.

SMO ayrıyeten Türkiye’ye yeni bir mülteci akının önlenmesinde de rol aldı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 13 Aralık’ta NTV’ye verdiği röportajda da SMO’nun desteklenmesinin, Suriye’de İran ve Rusya karşısında muhalefetin “yok edilmesinin önlenmesi” ve yeni bir mülteci akınının önüne geçilmesi açısından kritik bir rol üstlendiğini söyledi.

Türkiye açısından HTŞ de dört milyona yakın nüfusu olan İdlib’i yönettiği periyotta yeni bir mülteci akınını önlenmesinde çok önemli bir görev üstlendi.

Uzmanlar Esad’ın devrilmesiyle sonuçlanan son akınların da Tükiye’nin bilgisi ve onayı olmadan gerçekleşmiş olmasının “zor olduğu” yorumunu yapıyor.

Malmö Üniversitesi’nden Orwa Arjoubb, başarısız olması durumunda yeni bir mülteci akını riski olduğunu hatırlatarak operasyonun “Türkiye yeşil ışık vermeden başlaması ihtimalinin zayıf olduğunu” düşünüyor.

Ancak farklı ideolojilerden kümelerin oluşturduğu SMO homojen bir grup değil.

SMO şemsiyesi altındaki gruplar arasında birleşmeler ve çatışmalar yakın vakte kadar devam ettti.

Carter Center’a göre, 5 Mart 2020 ve 10 Aralık 2021 döneminde SMO savaşçıları arasında 184 çatışma yaşandı.

Orwa Arjoubb, SMO’nun kendi içinde problemler yaşarken, Türkiye’nin HTŞ ve SMO arasında “uzlaşı yahut birlik” sağlamasının kolay olmayacağını öngörüyor.

Grupların feshedilmesi ne kadar mümkün ?

HTŞ, Suriye’deki iç savaş boyunca birçok defa isim değiştirmesine rağmen, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, ABD ve Türkiye benzeri çok sayıda ülkenin “terör listesinde” kalmaya devam etti.

Ancak son gelişmelerle birlikte bunun değişebileceğine dair beklentiler de oluştu.

Son olarak MİT Başkanı İbrahim Kalın 12 Aralık’ta Şam’ı ziyaret etti, ABD ve İngiltere HTŞ ile direkt temas halinde olduklarını açıkladı.

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, 10 Aralık’ta yaptığı basın açıklamasında, HTŞ’nin “terör listesinden” çıkabileceğini söyledi.

Pederson, bunun için, HTŞ’nin kendi içinde grubu feshetmeyi ve “uluslararası terörizme karşı” bir yapı haline gelmeyi tartıştığını söyledi.

HTŞ lideri Ahmed eş-Şera, (Ebu Muhammed Colani) basına verdiği demeçlerde silahlı kümelerin feshedilmesi planından bahsetmişti.

Son olarak Al Jazeera, 14 Aralık’ta eş-Şera’nın, Suriye geçiş hükümeti savunma bakanının silahlı fraksiyonları feshedeceğini; Suriye devleti dışında hiçbir kümenin silahlarını tutmasına izin verilmeyeceğini söylediğini aktardı.

Uluslararası Kriz Kümesi’nden Jerome Drevon, BBC Türkçe‘ye, SMO dahil bu grupları oluşturun büyük fraksiyonların Suriye ordusuna katılıp daha küçüklerin de silah bırakmasının mümkün olduğu yorumunu yaptı.

HTŞ’nin mümkün feshinden sonra Ahmed eş-Şera’nın Suriye’de yeni sürecin şekillenmesinde farklı biçimlerde çok önemli roller oynayabileceği düşünülüyor.

Londra’daki Kings College’da Uluslararası Radikalleşme Çalışmaları Merkezi uzmanlarından Broderick McDonald da BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlarken şu yorumu yapıyor:

“Esad rejimi devrildikten sonra HTŞ dağılırsa ya da daha geniş bir koalisyon kurarsa, Colani ve yakın etrafı muhtemelen bundan sonrasını şekillendirmede çok önemli roller oynayacaktır” diyor.

Geçiş dönemi yönetimi için HTŞ’ye yakın bir isim seçilmesi ne manaya geliyor?

HTŞ lideri eş-Şerra, Eylül 2024’te İdlib’de yaptığı bir konuşmada, HTŞ ve Suriye Kurtuluş Hükümeti’nin kuzeybatıdaki küçük yerleşim yerlerinde geliştirdikleri yönetim sistemini Suriye’nin geri kalanına yayma dileğinden bahsetmişti.

Broderick McDonald, “O devirde, Colani’nin amacı çoğu gözlemciye imkansız görünüyordu, fakat yalnızca üç ay sonra Suriye Kurtuluş Hükümeti, Şam, Humus, Hama ve Halep’te hizmet sağlayan ve trafiği yönlendiren pozisyona geldi” diyor.

Suriye’de geçiş dönemi başbakanı olarak HTŞ’nin önde gelen isimlerinden Muhammed el-Beşir’in seçilmesinin bu süreçte sembolik olduğu yorumları yapılıyor.

McDonald, bu gelişmenin “Colani’nin İdlib’de devlet gibi kurumlar kurma ve akabinde orada kurulan yönetim sistemini ülkenin geri kalanına yayma arzusunu” takip ettiğini söylüyor.

Ancak BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan London School of Economics’in Suriye Çatışma Araştırma Programı Yöneticisi Dr. Rim Turkmani, HTŞ ile temaslı bir ismin başbakan atanmasının Suriye’de birçok kişiyi “yabancılaştırdığını” savunuyor:

“Hükümete katılmak konusunda onlar için caydırıcı olabilir ve farklı topluluklar arasında kaygıları ağırlaştırabilir. Bu atama, başarılı bir geçiş hükümeti için gereken güvenilirliği ve kapsayıcılığı sağlamıyor.”

İstikrarın sağlanması neye bağlı?

Uzmanlara göre Esad’ın 14 yıllık iktidarının devrilmesi, grupları birleştiren ortak maksadın artık oradan kalktığı manasına geliyor.

BBC Türkçe‘nin sorularını yanıtlayan Hollanda’daki Leiden Üniversitesi Güvenlik ve Uluslararası Gelişmeler Enstitüsü’nde Graig R. Klein, kümelerin şimdiki amacının bu nedenle “belirsiz” olduğunu söylüyor:

“Muhalefet olmak ve iktidara karşı mücadele etmek hükümet olmaktan epey farklı. Birçok grup Esad hükümetini devirmek gayesi etrafında birleşmişti fakat şu anda amacın ne olduğu meçhul.”

Klein, geçiş hükümeti oluşturulurken, “farklı kümelerin ve başkanlarının şiddete geri dönme riski taşıyan konumlar almalarının ve güç için mücadele etmelerinin” olası olduğunu ekliyor.

Broderick McDonald, bu durumun “önceki gerginliklerin yüzeye çıkarabileceğini ve iç çekişmelerin Suriye’yi daha fazla siyasi şiddete sürüklemesi riskinin” olduğunu vurguluyor.

Uzmanlar ülkenin istikrarı için HTŞ’nin toplumun tüm bölümleriyle etkileşime girmesi gerektiği konusunda hemfikir görünüyor.

LSE’den Rim Türkmani, bu başarılamazsa, tehdit altında hisseden “çoğu silahlanmış toplulukların” direnme mümkünlüğünün yüksek olduğunu belirtiyor.

“Korkuları, HTŞ’nin dışlayıcı yaklaşımıyla birleşirse öteki bir iç savaşı ateşleme riski taşıyor. Gerçek, istikrarlı bir geçiş, tüm Suriye toplulukları ve coğrafyaları arasında güven ve güvenlik inşa eden liderlik ve yönetişim gerektiriyor” diye ekliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.