Uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte İstanbul'un merkezi ilçelerindeki kafelerde "Mekan dolu ama ciro düşük" şikayetinde bulunan işletmeciler, yeni önlemler almaya başladı. Artan maliyetler ve düşen masa devir hızı nedeniyle birçok ...
01.06.2026
0
Mersin’in Silifke ilçesindeki “Dünyanın En Güzel 13. Koyu” arasında gösterilen Tisan Koyu’nda devam eden “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı yürütülen hukuki mücadelede kritik bir aşamaya gelindi. TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ...
01.06.2026
0
İnsan hakları savunucusu Eren Keskin, Almanya'da 2026 Gerhart Baum İnsan Hakları Ödülü'nü aldı. Keskin yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu için törene katılamadı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve insan hakları avukatı Eren ...
01.06.2026
0
CHP'nin resmi internet sitesinden, Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimleri kaldırıldı. CHP'nin resmi internet sitesinden Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin isimlerinin yer aldığı sekmeler ...
01.06.2026
0

TBMM Genel Kurulu’nda gündem Suriye: Herkes mülteciler geri gidecek sanıyor yeni bir mülteci krizi kapıda

TBMM Genel Heyeti’nde gündem Suriye: Herkes mülteciler geri gidecek sanıyor yeni bir mülteci krizi kapıda

TBMM Genel Kurulu’nda gündem Suriye: Herkes mülteciler geri gidecek sanıyor yeni bir mülteci krizi kapıda
Yayınlama: 21.12.2024
3
A+
A-

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Suriye’de yaşanan son gelişmelere ilişkin olarak, “Herkes mülteciler geri gidecek sanıyor yeni bir mülteci krizi kapıda. Şayet çatışma devam ediyorsa, demokratikleşememiş bir Suriye varsa, cihatçı siyasetlere destek veriyorsanız hiç kuşkunuz olmasın mülteci krizi kapınızdadır. Buradaki mültecilerin çok büyük bir kısmı gitmeyecek” tabirini kullandı.

TBMM Genel Kurulu, Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin tümü üzerine görüşmeler yapılıyor. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şunları kaydetti:

“Nasıl bütçe yapıyorsanız o kadar demokratikleşmişsiniz demektir”

“Nasıl bütçe yapıyorsanız o kadar demokratikleşmişsiniz demektir. O zaman bugün buraya bakıp demokratik bir ülkeden söz edebilir misiniz? Salt form kaidesini karşılayan bir bütçe maratonuna bakıp da bir bütçe yapıyoruz diyebilir misiniz? Biz hiç de umutvar bir durum göremiyoruz. Bu bütçeye baktığınızda adalet ismine ne görüyorsunuz? Adalet Bakanlığının cezaevi yatırımlarını görüyorsunuz. 2025 bütçesi her şeyden önce istikrarlı bir bütçe. 23 yıldır aynı bütçeleri yapma istikrarı. Bu hususta inanılmaz istikrarlısınız. Hiçbir yerde istikrar yok ama bütçe imal süreciniz istikrarlı. Neoliberal akla sıkı sıkıya bağlısınız en sonunda neo faşist bir yere kadar geldiniz. Faşizmin bütçesi dediğinizde bundan daha iyi bir örnek görmeniz mümkün değil. 

AKP döneminde en iyi hesaplara göre 1 trilyon dolar güvenlikçi anlayışa, savaş endüstrisine ayrıldı. son 40 yılı aşkın sürede Türkiye iktisadından 4 trilyon doların üzerinde bir kaynağın buraya ayrıldığını biliyoruz. Bu sene 47 milyar dolar ayırdınız yalnızca bütçede. Miyop bir bütçeniz var. Ne uzağı görebiliyor ne vakitte ileriye bakabiliyor. Yalnızca kendi durduğu yere bakıyor. Bu ülkenin özelleştirme ile varını ağırı sattınız. Kur-faiz sarmalından kurtulamamış bir ekonomi var. Taşıma su ile değirmen dönmez. Türkiye’nin borçluluk oranı düşük. Bu övünülecek bir şeyse övünelim. O örnek gösterdiğiniz ülkelerde enflasyon, işsizlik yüzde 5’in altında. Sermayeyi fonladığınız için borcunuz az, halkın faydasını düşündüğünüz için değil.

“Bugün artı değer üzerinden baktığımız zaman sömürgeci bir akıl var”

Enflasyon tekrar yükseliyor ama minimum ücret görüşmeleri sırasında TÜİK eliyle enflasyonu düşürmeyi başarıyordunuz bu sefer onu da yapamıyorsunuz. 2025’te bizi bekleyen krizdir. ‘Türkiye Yüzyılı’ kavramını ilk defa tahlil sürecinde kullandınız. O günlerde kişi başına milli gelir 25 bin dolar olacak diyordunuz. Masayı devirdiniz, şu anda 12 bin 500 dolar düzeyinde. Baskıladığınız dolardan ötürü bu türlü yoksa 9 bin dolar. Bu oligarşik akılla ittifak yapanlar bu tahlili üretemezler. Bugün artı değer üzerinden baktığımız zaman sömürgeci bir akıl var. Hem Kürt sıkıntısının tahlili hem cumhuriyetin demokratikleşememesi hem yoksullukla mücadele edilememesinin sebebi bu sömürge aklıdır. Kamusal tercihleri bütçeye yansıtan bir yerden bakmalıyız.

“Neden bunu yeniliyorsunuz bunu kaldırın atın”

Barıştan bahsederken güya Kürt halkıyla Türk halkı arbedeye tutuşmuş benzeri bir mesele anlatılıyor. Hayır, Türkiye’de Kürt halkıyla Türk halkı arasında bir hengame yok. Suriye’de de, Irak’ta da yok. Ama iktidarların toplumla hengamesi var. Kendi kavgalarını toplumsal barışı dinamitleyerek saklamaya çalışıyorlar zira iktidarlar halklara yabancı. Kürt ve Türk halkının ortak vatanda, yazgısında, geleceğinde bir sorun yok ama sizin zihinlerinizde önemli bir sorun var. Bu sorunu kesinlikle aşacağız. Bu kırmızı kitap bir MGK aklı, darbe aklı. Neden bunu yeniliyorsunuz bunu kaldırın atın ki toplum kendi mutabakatı üzerinden anayasasını, bütçesini yapabililsin. Temsiliyet krizini temsiliyeti azaltarak aşmak istiyorsunuz. Siyasi partilere, eş başkanlığa tahammülünüz yok. Belediye eş liderlerimizi suçlamanızın sebebi bu. Bayan temsilinin eşit bir şekilde sağlandığı yapılara bile tahammülünüz yok.

“Herkes mülteciler geri gidecek sanıyor yeni bir mülteci krizi kapıda”

İki kutuplu Dünya’dan çıktığımız andan itibaren aslında yeni bir dünyanın kendi savaş algoritması oluşmaya başladı. Kavram setine terörü yerleştirdiler. Türkiye’nin geleceği mi sizin için çok önemli yoksa emperyalistlerin geleceği mi?  İç ve dış politikayı güncelleyelim. Kavram setimizden terörü çıkartalım. Rojava gerçekliğine dönüp bakalım. Oradaki seküler ömrün, var olmuş demokrasinin ne kadar değerli olduğunu anlamaya çalışalım. Bugün doğru yer Rojava’dır. Buraya onların ajandasından bakarsanız, Suriye’yi yeniden inşa edelim derseniz o tuzağa düşersiniz. Kapınızdaki bu büyük risk savaştır. Bizi dinleyin biz o denli zihnini batıya teslim etmiş bir parti değiliz, bir Ortadoğu partisiyiz. Herkes mülteciler geri gidecek sanıyor yeni bir mülteci krizi kapıda. Şayet çatışma devam ediyorsa, demokratikleşememiş bir Suriye varsa, cihatçı siyasetlere destek veriyorsanız hiç kuşkunuz olmasın mülteci krizi kapınızdadır. Buradaki mültecilerin çok büyük bir kısmı gitmeyecek.

“Kayyum atadığınız yerde nasıl bir demokrasi programınız olabilir?”

Demokratik ülkelere övünüyorsanız gereğini yapın. Otoriter rejimle demokrasicilik oynamaya çalışıyorsunuz. Bu yalnızca krizleri büyütüyor. Kürt sorununu çözelim diyoruz kayyum atıyorsunuz. Kayyum atadığınız yerde nasıl bir demokrasi programınız olabilir? Katılımcı bütçe yapmalıyız, demokrasiyi hayata geçirmeliyiz. Bütçe yalnızca burada yapılmamalı, yerel demokrasi baş köşeye oturtulmalı. Bu türlü bir bütçe Kürt problemini çözmekle kalmaz iktisadın de problemlerini çözer. Hem Kürt problemini hem iktisadın tahlili bağdaşan sorunlardır. İşsizlik haritasına bakın, Kürt vilayetleri ilk 10’da, yoksullukta ilk 10’da. Kolayını bulmuşsunuz ‘terör’.  

Asgari fiyata ne kadar zam yapacaksınız? En az yüzde 44 yapmanız lazım. Bütün vergileri yüzde 44 artırmıyor musunuz, o zaman fiyatlar de artmalı. Bu mantık zincirini bile kuramıyorsak vay halimize. Bunu çözmenin yolu bütçeyi demokratikleştirmek ve kapsayıcı kılmak. Bütçede engelliler olmalı, sosyal yardımınız 7 bin 500 lira utanmanız lazım. Bütçeyi kadınlaştırmalısınız, tabiata hürmet göstermeniz lazım. Bütçeyi işçilerin bütçesi haline getirmeniz lazım. Seçkinlerin, erkeklerin, sermayenin bütçesini değil halkın bütçesini yaptığınız zaman bütçe ve ülke demokratikleşebilir. Nereden başlanmalıya cevap verememiz lazım. İmralı’dan başlanmalı bu kadar net. Bütün bu kıssa oradan başlanırsa lakin toplumun beklentilerine cevap verilebilir. Sayın Öcalan bizi seyrediyor; ben diyorum ki biz hazırız. Bütün partilere sesleniyorum; sizler de lütfen bir an önce hazırlanın.” (ANKA) 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.