Dünyaca ünlü pizza zinciri Pizza Hut’ın el değiştirmesi gündemde. Şirketin sahibi Yum! Brands’in, satış için özel sermaye şirketi LongRange Capital ile yürüttüğü görüşmeleri hızlandırdığı ve tarafların anlaşmaya yakın olduğu bildirildi. Bloomberg'in ...
01.06.2026
0
Gram altın 1 Haziran'a 6 bin 680 TL'den başlarken, ons altın 4 bin 525 dolar seviyesinde işlem gördü. Orta Doğu'daki belirsizlik, petrol fiyatlarındaki yükseliş, güçlü dolar ve tahvil faizlerindeki yüksek seyir altını baskılarken, Ekonomist Tuncay ...
01.06.2026
0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesine ilişkin detayları paylaştı. Konutların Anadolu ve Avrupa yakasında yer alacağını belirten Kurum, ilk teslimlerin eylül ...
07.06.2026
0
Türkiye gazetesi yazarı İsa Karakaş, memur emeklilerine 2023’ten bu yana vadedilen seyyanen zam konusunda beklentilerin yeniden zayıfladığını yazdı. Kulis bilgilerine göre, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele politikası nedeniyle ek iyileştirme ...
01.06.2026
0

Türkiye’de tarımın tablosu: Çiftçiler 700 milyar lira borçlu

Türkiye’de ziraî takviyeler; mazot, gübre, ilaç, tohum, yem benzeri ziraî girdi maliyetlerindeki artışın gerisinde kalıyor. Çiftçiler üretime devam etmek için borçlanmak zorunda kalıyor

Türkiye’de tarımın tablosu: Çiftçiler 700 milyar lira borçlu
Yayınlama: 25.02.2024
4
A+
A-

Pelin Ünker

Son haftalarda Almanya, Fransa, Romanya, Hollanda, İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi pek çok Avrupa ülkesi çiftçilerin protesto gösterilerine sahne oluyor. Polonya ve diğer doğu Avrupa ülkelerinde de benzer bir dalgalanma görülmekle birlikte, bunlar büyük ölçüde ucuz Ukrayna tahılının Avrupa Birliği’ne ithal edilmesine karşı çıkıyor.

Çiftçiler, genel olarak ise artan maliyetlere ve sektördeki vergi indirimleri ile dayanakların azaltılmasına tepkili. Tarım ürünlerine daha fazla ödeme ve daha az bürokrasi talep ediyorlar.

Türkiye’de de çiftçiler yüksek maliyetler karşısında teşviklerin yetersizliği konusunda uzun müddettir şikayetlerini dile getiriyor.

Peki Türkiye’de çiftçiler açısından nasıl bir tablo söz konusu?

DW Türkçe’ye konuşan Zirt Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, “Avrupa’daki çiftçi aksiyonlarının temel münasebetlerinden biri de mazota verilen takviyenin azaltılması planı idi. Türkiye’de zati mazota verilen vergi dayanağı yok” diyor.

Girdi maliyetleri yükseliyor

Türkiye’de mazot, gübre, ilaç, tohum, yem benzeri ziraî girdilerin fiyatları dövizdeki artışa bağlı olarak daima yükseliyor. Ziraî dayanaklar ise girdi maliyetlerindeki artışın gerisinde kalıyor.

Türkiye Zirt Odaları Birliğine (TZOB) göre son bir yılda gübre fiyatlarında çeşidine göre yüzde 16 ila yüzde 25 arasında artış yaşanırken, fiyatlar süt yeminde yüzde 43,3, besi yeminde yüzde 41 arttı. Son bir yılda elektrik fiyatları yüzde 2,11, ilaç fiyatları yüzde 16,7 yükseldi. Mazot fiyatı ise Ocak ayında yüzde 12,2, son bir yılda yüzde 78,6 arttı.

Çiftçiler için en çok önemli girdilerden olan mazot, toprak hazırlığından, ekim, gübreleme, ilaçlama ve hasada kadar üretimin her aşamasında kullanılıyor.

Mazottan KDV ve ÖTV alınıyor

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar “Üreticilerimiz artan mazot fiyatları karşısında bahar aylarında kullanması gereken mazotu nasıl alacağını bugünden düşünür hale geldi. Tarım ve çiftçilerimiz için mazot mecburî bir üretim aracıdır, tüketim unsuru değildir. Bu nedenle özel tüketim olarak düşünülmemeli ve vergi de konulmamalıdır” diyor.

Baki Remzi Suiçmez de mazottan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) alındığına dikkat çekerek “Üretimde bulunan çiftçi için, traktörü için, biçerdöveri için ÖTV’nin kesinlikle kaldırılmasını, KDV’nin azaltılmasını biz yıllardır talep ediyoruz ama mlesef bu mevzuda herhangi bir düzenleme yok” diyor.

Yem maliyetlerinin de dışa bağımlılığın tesiriyle epeyce yüksek olduğunu söyleyen Suiçmez, yem bitkilerine yönelik mazot ve gübre dayanaklarında de iyileştirme talep ettiklerini ifade ediyor.

Hayvan varlığı azalıyor

Gübre dayanaklarının de tüm eserlerde artırılmadığını belirten Suiçmez’e göre bu durum çiftçinin gübre kullanmamasına bundan ötürü verimlilik kaybına yol açabilir. Süt referans fiyatının da baskılandığına işaret eden Suiçmez, takviyelerin az, alım fiyatlarının da düşük olması nedeniyle kar edemeyen üreticilerin hayvanlarını kesite göndermesi sıkıntısının artarak devam edeceğine dikkat çekiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı hayvansal üretim istatistiklerine göre 2023’te büyükbaş hayvan sayısı yıllık yüzde 2,6, küçükbaş hayvan sayısı yüzde 6,9 azaldı. 2020’den itibaren ise 18 milyonu aşan büyükbaş hayvan sayısı 16 milyonlara düştü.

Yanlış siyasetler nedeniyle hayvan sayısının azaldığını, et ve süt fiyatlarının ise arttığını vurgulayan Suiçmez, “Yurtdışından hayvan getirerek sorunu çözmeye çalışsalar da ithalat tahlil değil. Yapısal meselelerin düzeltilmesi, üreticilerin hayvanlarını kesmeden, kar ederek üretime devam etmesi gerek. Bu da dayanaklarla olur” diye konuşuyor.

Hangi takviyeler var?

Tarım ve Orman Bakanlığının ziraî destekleme bütçesi 2024’te yüzde 44,5 oranında artışla 91 milyar 554 milyon liraya çıkarıldı. Bunun 23,7 milyar lirasını alan bazlı dayanaklar, 24,9 milyar lirasını fark ödemeleri, 19,7 milyar lirasını hayvancılık dayanakları oluşturuyor.

Alan bazlı takviyelerde mazotta evvelki yıla göre yüzde 41 artışla 16 milyar 100 milyon lira, gübrede yüzde 7 artışla 4,9 milyar lira destek öngörülüyor.

Bu yıl  buğday, arpa, çavdar, yulaf için dekar başına 149 lira destek sağlanırken, çeltik için 250 TL’si mazot 21 TL’si ise gübre olmak üzere toplam 217 TL, fındık, kuru soğan, yaş çay, zeytin ve şeker pancarı içinde toplamda 107 TL destek ödemesi sağlanıyor. Kuru fasulye, mercimek, nohut için belirlenen sayı 124 TL olurken patates ve soya için 193 TL, yağlık ayçiçek yağı için 142 TL ödeme yapılıyor. Nadas için de dekar başına 40 TL mazot takviyesi sağlanırken organik tarım için kategorilere göre dekar başına 30 TL ile 180 TL arasında ödeme sağlanıyor. 

Baki Remzi Suiçmez, “Enflasyonun daima arttığı, yüzde 70’lere ulaştığı bir ortamda toplam destek bütçesi yetersiz kalıyor. O yetersiz destek bütçesi de alan bazlı dayanaklarda ürün bazında da sıkıntıları gündeme getirecek” diyor.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2006 tarihli Tarım Kanunu’nun 21’inci unsuruna göre, ziraî takviyelerin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki hissesinin en az yüzde 1 olması gerektiğine dikkat çekerek ekliyor: “Ancak bu miktar hiçbir zaman yüzde 0,6’yı (binde 6) geçmemiş, son yıllarda binde 3’e kadar geriletilmiştir. Çiftçi devlet tarafından kâfi ölçüde desteklenmediği için üretim girdileri ve diğer gereksinimleri için gerekli finansmanın temininde banka kredilerine başvurmaktadır” diyor.

Borçluluk düzeyi artıyor

Türkiye’de çiftçiler hem Tarım Kredi Kooperatifine hem de bankalara borçlu. Borçların büyük kısmını bankalardan alınan krediler oluşturuyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun verilerine göre tarımda kullandırılan nakdi kredilerin toplamı Aralık 2023 itibarıyla 582 milyar lirayı buluyor. Bu sayının yaklaşık 201 milyar lirasını kısa vadeli krediler oluşturuyor. Çiftçilerin bankalara olan borçlarında son bir yılda yüzde 80’in üzerinde, son 19 yılda ise 118 kat artış var. Aralık 2004’te tarımda kullandırılan nakdi krediler 4,9 milyar lira düzeyindeydi.

Orhan Sarıbal, 2004-2023 yılları arasında bütçeden tarıma verilen takviyelerin yalnızca 20 kat artırıldığına dikkat çekerek “2004 yılında bitkisel ve hayvansal üretim, ormancılık ile balıkçılık için kullanılan banka kredileri, ziraî destekleme ödemelerinin 1,7 katı iken, bu oran 2023 yılında 9,6 katına ulaştı” diyor. 2023 yılında ziraî destek bütçesi 63 milyar 379 milyon lira olmuştu. Aynı yıl bitkisel ve hayvansal üretim, ormancılık ile balıkçılık için kullanılan banka kredileri toplamı ise 605,7 milyar lira düzeyinde bulunuyor.

Baki Remzi Suiçmez ise çiftçinin banka borçlarına Tarım Kredi Kooperatifine olan yaklaşık 20 milyar liralık borcuyla bayiler, zincir marketler benzeri özel kesim borçları da eklendiğinde çiftçilerin yaklaşık 700 milyar liraya yakın borçlu olduğunu ifade ediyor. 

Çiftçinin üretim yapmak için borçlandığını ifade eden Suiçmez, borcunu ödeyememesi durumunda ise ipotek karşılığı verdiği yeri, traktörü ve hayvanından olduğunu ifade ederek, “Üretim maliyetlerini azaltmadan, çiftçinin gelirini artırmadan üretim problemini çözemeyiz. Bunların hepsi bir bütünün modülü. Aksi durumda artan üretim maliyetleri, tüketicilerin raflarda olsa bile o esere ulaşamayacağı, bundan ötürü gördüğü halde yokluk yaşadığı bir kısır döngünün devamına yol açar” diye konuşuyor.

Türkiye GSYH’sinde tarımın hissesi yüzde 5,8 civarında. Tarımda istihdam edilenlerin sayısı ise 4,6 milyonu buluyor.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.