Pelin ÜnkerICIJ'in DW Türkçe ile ortak araştırması, sektör stratejisinin hayat kurtaran bir kanser ilacını dünyanın en çok satanlarından birine dönüştürürken birçok hastanın erişimini nasıl zorlaştırdığını ortaya koydu. Uluslararası bir gazatecilik ...
14.04.2026
0
Türkiye’de obezitenin tedavi ve finansmanına ilişkin yeni bir adım atıldı. Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ile Aon Türkiye Sağlık iş birliğinde, Novo Nordisk desteğiyle hazırlanan “Sağlık Sigortaları ve İşverenler için: Kilo Yönetiminde GLP ...
11.04.2026
0
Vücudumuz ısındığında daha fazla terlediğimizi biliyoruz. Bu vücudumuzun serin kalmak için geliştirdiği bir yöntem. Ancak, terlemek her ne kadar sağlıklı bir süreç olsa da, özellikle bazı yiyeceklerle birleştiğinde yan etkisi o kadar da hoş ...
04.04.2026
0
Ankara Hematoloji ve Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Fevzi Altuntaş, kanserde artık standart tedavilerden çok hastaya özel yöntemlerin öne çıktığını söyledi. Altuntaş, yapay zekâ destekli analizlerle tümör yapısının ayrıntılı incelendiğini, asıl ...
05.04.2026
0

Soğuk su banyosu, vitaminler, egzersiz: Bağışıklık sistemini güçlendirmek gerçekten ne kadar mümkün ?

Soğuk su banyosu, vitaminler, antrenman: Bağışıklık sistemini güçlendirmek nitekim ne kadar mümkün ?

Soğuk su banyosu, vitaminler, egzersiz: Bağışıklık sistemini güçlendirmek gerçekten ne kadar mümkün ?
Yayınlama: 12.02.2025
4
A+
A-

Soğuk kış günlerinde birçokları soğuk algınlığı, gribal enfeksiyon benzeri hastalıklar nedeniyle hastanelere akın ediyor.

Bir an önce ayağa kalkmak isteyenler tıbbi ilaçların yanı sıra narenciyeler, ballı sıcak çaylar ve de vitamin haplara başvuruyor.

Peki bağışıklık sistemimizi güçlendirmek nitekim ne kadar mümkün ?

BBC Radyo 4 sunucusu ve sağlık muhabiri James Gallagher, merak edilenleri uzmanlara sordu.

Soğuk suda yüzmek tesirli mi?

Soğuk, hatta buz benzeri sularda yüzmek hasta olmadan önce bağışıklık sistemimizi güçlendirebilir mi?

Araştırmalar soğuk suyun yarattığı adrenalin tesirinin, kanda enfeksiyonla savaşan hücreleri artırdığını gösteriyor.

Peki bu daha fazla korunduğumuz manasına mı geliyor?

Edinburgh Üniversitesi’nde immünoloji profesörü Eleanor Riley, “Birkaç st içinde her şey olağana dönüyor” diyor.

Prof. Dr. Riley, “Soğuk suda yüzen şahısların daha az soğuk algınlığı geçirdiğine yahut daha az enfeksiyona kapıldığına dair bir delil yok” diye devam ediyor.

Düzenli antrenman neden yararlı?

Soğuk suyun bağışıklığı güçlendirdiğine yönelik geçerli ispatlar olmayabilir ama düzenli idman nitekim işe yarayabilir.

St Andrews Üniversitesi’nden aile tabibi Dr. Margaret McCartney, yetişkinlerin yılda ortalama iki-üç defa, çocukların ise beş ila sekiz defa arasında soğuk algınlığına yakalandığını söylüyor.

Dr. McCartney, “Ancak orta seviyede idman yapan bireylerde daha az viral enfeksiyon görme eğilimi var” diyor.

Bu bahiste da kesin sonuçlara ulaşmış klinik çalışmaların olmadığını dile getiren Dr. McCartney, “Elimizdeki veriler idmanın insanlar için iyi bir şey olduğu yönünde… fakat mucizevi bir usul de değil” diyor.

Laboratuvar çalışmaları düzenli antrenmanın bağışıklık sisteminin yaşlanmasını yavaşlatabileceğini gösteriyor.

Vücudumuzun savunma sistemi 20’li yaşlardan itibaren gerilemeye başlıyor.

Ancak 80 yaşındaki bisikletçiler üzerinde yapılan araştırmalar bu bireylerin kendilerinden onlarca yaş daha genç insanların bağışıklık sistemine sahip olduğunu gösterdi.

Söz konusu çalışmaların gereğince yüksek kalitede yapılmadığını bildiğini kaydeden Dr. McCartney, “Ama ben bol bol bisiklete bineceğim” diyor.

Vitaminler işe yarıyor mu?

Hasta geçen günlerde çabucak hemen herkes C vitaminine sarılıyor.

Portakal soyan, limonlu çaylar içenlerin yanı sıra pek çok kişi de vitamin haplar alıyor.

C vitaminlerinin işe yarayıp yaramamasıyla ilgili soruya “Ben hayır diyorum” karşılığını veren Dr. McCartney’e göre, eksik olması bağışıklık sistemini zayıflatabilir, lakin büyük çoğunluk için fazladan almanın kazandıracağı çok az şey var.

Aynı şey multivitaminler için de geçerli.

Dr. McCartney bunların sadece “pahalı idrar” yaptırdığını söylüyor.

Ancak D vitamini ile ilgili ispatlar üzerine tartışmalar devam ediyor.

Güneş ışığıyla birlikte alındığı için D vitamini düzeyleri kışın düşüş gösteriyor.

Dr. McCartney, “Bence kanıtlar, teneffüs yolu hastalığı olan ve D vitamini çok düşük olan insanlar için mümkün yararlara işaret ediyor” diyor lakin herkese yardımcı olacağına dair delillerin hâlâ “yetersiz” olduğunu söylüyor.

Dr. McCartney, ayrıca ekinezya, zerdeçal ve zencefil benzeri bitkilerin de bağışıklık sistemini güçlendirmeyeceğini söylüyor.

Bağışıklık gün içinde azalıyor mu?

Bağışıklık sistemlerinin yapabilecekleri gün boyunca sabit değil.

Prof. Riley, “Bağışıklık sistemimiz sabahın erken stlerinde uyandığımızda en tesirli halini alır, günün ilerleyen stlerinde ise azalmaya başlar” diyor.

Bu nedenle soğuk algınlığında sabahları insan daha kötü hisseder.

Çünkü bağışıklık sistemi bu stlerde semptomlarla daha çetin bir mücadele verir.

Düşüş ise “akşam üstü st 4 yahut 5 civarında” başlar.

Uzmanlara göre bu nedenle sabahları öksüren birine maruz kalırsanız daha iyi korunabilirsiniz.

Prof. Riley, bağışıklık sistemi 24 stlik bir döngüye sahip olduğundan, gece geç stlere kadar çalışmak ve hafta sonları uzun süre yatmak yerine “düzenli bir günlük ritme” sahip olmanın “bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye çok önemli ölçüde yardımcı olabileceğini” söylüyor.

Sigaradan uzak durulmalı

Bağışıklık sistemini güçlendirmeye çalışmak için çeşitli yollar denemek elbette çok önemli.

Ama en az onun kadar çok önemli olan bir diğer şey ise ona zarar vermemek.

Bunların en kıymetlilerinden birisi sigara içmemek.

Çünkü sigara akciğerlere direkt zarar vererek virüslere karşı daha az tesirli bir bariyer oluşturur.

Sigara ayrıyeten bedendeki iltihaplanmayı (enflamasyonu) da artırır.

Enflamasyon bağışıklık sistemi için bir termostat görevi görür ve bedenin bir enfeksiyona nasıl tepki verdiğini gösterir.

Ancak Prof. Tregoning’e göre “kontrolsüz iltihaplanma sizin için berbattır zira bağışıklık sistemini bozar”. Ve böylelikle beden mümkün risklere karşı daha az iyi cevaplar verir.

Obezite de bedendeki enflamasyonu artırarak enfeksiyonlara yatkınlığı ve şiddetini artırabilen bir diğer faktör.

Dr. McCartney, “Bunların ikisi de insanlar için durdurulması ya da bilakis çevrilmesi zor şeyler olabilir, evet. Fakat değiştirilmesi en mümkün olanları” diyor.

Stres neden bu kadar ziyanlı?

Sürekli gerilim altında olmak bedendeki kortizol hormonu düzeylerini yükseltir.

Kortizol bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyona daha yatkın hale gelmenize neden olabilir.

Prof. Tregoning, doğada olmanın, yürüyüşe çıkmanın, arkadaşlarla vakit geçirmenin, hatta soğuk suda yüzmenin, neden yararlı bir tesire sahip olabileceğinin açıklamasının da bu olabileceğini söylüyor ve devam ediyor:

“Daha az gerilimli oluyorsunuz, daha az kortizol salgılıyorsunuz, bundan ötürü bağışıklık sisteminiz yapmaya çalıştığı görev için daha uygun hale geliyor.”

Prof. Riley ise şöyle ekliyor:

“Mutlu olmanın, olumlu bir ruh hali içinde olmanın bedensel fonksiyonlarımız üzerinde çok ama çok çok önemli bir tesiri olduğuna hiç kuşku yok.”

Burun spreyleri işe yarıyor mu?

Lancet mecmuasında yayımlanan bir araştırma, soğuk algınlığının başlangıcında buruna sıkılacak burun spreylerinin işe yaradığına işaret etti.

Araştırmada binlerce beşere ya tuzlu su (salin) spreyi yahut jel bazlı bir sprey verildi.

Araştırmaya katılanlar hastalandıklarını hissettiklerinde günde altı kereye kadar bunları kullandı.

Burun spreyi kullanmadan günlük hayatlarına devam eden insanlar çalışma sırasında ortalama sekiz günlerini hasta olarak geçirdi.

Ancak tuzlu su (salin) yahut markalı jel bazlı sprey kullananlarda bu süre altı güne düştü.

Dr. McCartney, markalı bir spreyin olağan bir tuzlu su spreyinden daha iyi olmayacağını savunuyor.

Aşılar ne kadar önemli?

Prof. Riley, sağlığınıza dikkat etmek için aslında sigara içmiyor, sağlıklı besleniyor, düzenli antrenman yapıyorsanız bağışıklık sisteminizin bir enfeksiyona karşılık vermek için “mümkün olan en iyi durumda” olduğunu söylüyor.

“Normal, sağlıklı bir insan olmanın ötesine geçmek için bir şey yapabilir misiniz?” sorusuna yanıt olarak gerçek bir ispatın olmadığını belirten Prof. Riley şöyle devam ediyor:

“Ancak belli enfeksiyonlara karşı bağışıklığınızı artırmak için yapabileceğiniz şeyler var, bu da aşı olmak.”

Prof. Riley, bağışıklık artıcı eserler için çok fazla para harcamak yerine ilk olarak enfekte olmamanın yollarını düşünmeyi, bir diğer deyişle de “kiminle sosyalleştiğiniz dikkat etmeyi” öneriyor.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.