Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Anlaşma sağlanamamasının arkasında Roma-Berlin arasında; Almanya’nın Akdeniz’de insani yardım ve arama-kurtarma hizmetleri sağlayan sivil toplum kuruluşları (STK) gemilerinin desteklenmesi önerisi ve İtalya’nın buna “göçmenler için cazip bir faktör” olduğu gerekçesiyle karşı çıkması yatıyor
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin içişleri bakanları Brüksel’deki toplantılarında göç ve iltica konusunda tekrar uzlaşamazken, yetkililer farklılıkların sadece nüanslar olduğunu, gelecek günlerde anlaşılacağını savundu.
AB Kurulu’nun içişlerinden sorumlu üyesi Ylva Johansson ve AB Kurulu’nun dönem başkanı İspanya’nın İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, AB ülkelerinin içişleri bakanlarının dün Brüksel’de gerçekleştirdiği toplantının akabinde basın mensuplarına açıklamalar yaptı.
İspanyol Bakan, AB Komitesinin 2020’de önerdiği “Göç ve İltica Anlaşması”nın son ögesi olan “Kriz Yönetmeliği” üzerinde tartışmalar yapıldığını ifade ederek, “Neredeyse bitiş çizgisine geldik. Sadece tüm üye ülkeleri ilgilendiren bir nüans etrafında fark var” sözlerini kullandı.
Tek tek ülke ismi vermeyeceğini vurgulayan Marlaska, “Sadece biraz daha vakte muhtaçlığımız var” dedi.
Johansson da “Hiçbir temel siyasi pürüz yok” tabirini kullanarak, gelecek günlerde mutabakata varılacağından emin olduğunu söyledi.
Marlaska ve Johansson, çalışmaların bundan sonra büyükelçiler seviyesinde devam edeceğini bildirdi.
AB yetkilileri, gazetecilerin “gerçekte toplantıda neler yaşandığı, İtalya ve Almanya’nın tavırlarının nasıl olduğu” hususlarındaki ısrarlı sorularına cevap vermekten kaçındı.
Toplantıya katılan kaynaklardan basına yansıyan bilgilere göre, anlaşma sağlanamamasının arkasında Roma-Berlin arasında; Almanya’nın Akdeniz’de insani yardım ve arama-kurtarma hizmetleri sağlayan sivil toplum kuruluşları (STK) gemilerinin desteklenmesi önerisi ve İtalya’nın buna “göçmenler için cazibeli bir faktör” olduğu gerekçesiyle karşı çıkması yatıyor.
Roma-Berlin hattında gerginlik
Almanya, İtalya’nın Lampedusa Adası’nda göçmen kriziyle karşı karşıyayken Roma idaresinin Dublin Kontratı çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle mültecileri istekli olarak kabul etme muahedesini askıya almıştı.
Ardından İtalya’nın tepkisini çeken bir karar daha veren Almanya, Akdeniz’de sistemsiz göçmenleri kurtaran STK’leri mali açıdan destekleme kararı aldığını duyurmuştu.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, 23 Eylül’de Alman mevkidaşı Olaf Sholz‘a bu karardan “şaşkınlık” duyduğunu ifade eden bir mektup göndermişti.
İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, bu mevzuyu görüşmek üzere bugün Berlin’de bir araya gelmiş, birlikte basın toplantısında Tajani; insan hayatının kurtarılmasının çok önemli olduğunu ve kimsenin STK’lere karşı olmadığını fakat ülkesinin ‘yasa dışı göçmenleri çeken bir mıknatıs’ haline gelmemesi gerektiğini söylemişti.
Baerbock da ülkesinin dün Brüksel’deki toplantıda son birkaç saat içinde yapılan ağır müzakerelerde birtakım noktaları uzlaşmaya dahil ettiğini doğrulamıştı.
AB Kurulu’nun “Göç ve İltica Anlaşması” önerisi
AB, 2015’teki göç krizinden bu yana sığınmacıların üye ülkeler arasında nasıl dağıtılacağına ve iltica müracaatları reddedilenlerin nasıl geri gönderileceğine tahlil arıyor. AB Kurulu’nun bu maksatla hazırladığı “Göç ve İltica Anlaşması”, üye ülkelerin farklı tavırları sebebiyle kabul edilemiyor.
Fransa’nın AB dönem başkanlığı sürecinde paket üzerinde ilerleme sağlanabilmesi için “adım adım yaklaşımı”nı benimsemesi üzerine, bakanlar 8-9 Haziran’daki toplantılarında mutabakatın “zorunlu dayanışma mekanizması” mucibince göçmenlerin AB ülkelerine adil dağıtımı, göçmen kabul etmeyen ülkelerin her bir kişi başına, ev sahipliği yapan ülkeye 20 bin avro ödemesini öngören kuralların üzerinde nitelikli çoğunlukla anlaşma sağlamıştı.
AB kurumları, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Haziran 2024’te yapılacak olması bundan ötürü mevcut yasama yılının bitimine aylar kala üye ülkelerin anlaşma üzerinde bir an önce uzlaşmasını istiyor. Akabinde yeni kuralların yasalaşması için üç AB kurumu; Kurul, Komisyon ve Parlamento arasında üçlü müzakerelere geçilecek.