Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Irak ile Türkiye arasında 23 Eylül’de varıldığı açıklanan mutabakatın ardından, Sincar’da Irak devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi ve PKK bağlantılı yabancı silahlı grupların bölgeden çıkarılması karşılığında Başika’daki Türk askeri varlığının sona erdirilmesi gündeme geldi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı da 1 Ekim’de Başika-Zilkan üssünün kademeli olarak Irak makamlarına devredileceğini açıkladı. Ancak üssün devrinin ardından kimin kontrol sağlayacağı henüz netleşmiş değil.
Sincar’da (Şengal) PKK bağlantılı silahlı grupların bölgeden çekilmesi ve Şengal Direniş Birlikleri’nin (YBŞ) Irak ordusuna entegre edilmesine yönelik sürecin ardından, Başika-Zilkan’daki Türk askerî varlığının geleceği de Bağdat, Ankara ve Erbil arasındaki görüşmelerin gündemine girdi. TSK’nın üsten çekilmesinin ardından kontrolün Irak merkezi hükûmetine mi yoksa Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Peşmerge güçlerine mi bırakılacağı konusunda taraflar arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor.
Başika’nın geleceği tartışılıyor
Musul’un yaklaşık 30 kilometre kuzeydoğusunda bulunan Başika-Zilkan üssü, Türkiye tarafından 2015 yılında IŞİD’le mücadele döneminde kurulmuştu. Ankara, üssün Irak ve yerel güçlerin eğitilmesi ve desteklenmesi amacıyla kullanıldığını belirtirken, Bağdat Türk askerlerinin konuşlandırılmasına uzun süredir itiraz ediyor ve bunu Irak’ın egemenliğinin ihlali olarak değerlendiriyordu.
Irak ile Türkiye arasında 23 Eylül’de varıldığı açıklanan mutabakatın ardından, Sincar’da Irak devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi ve PKK bağlantılı yabancı silahlı grupların bölgeden çıkarılması karşılığında Başika’daki Türk askeri varlığının sona erdirilmesi gündeme geldi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı da 1 Ekim’de Başika-Zilkan üssünün kademeli olarak Irak makamlarına devredileceğini açıkladı. Ancak üssün devrinin ardından kimin kontrol sağlayacağı henüz netleşmiş değil.
Erbil: Peşmerge kontrol etmeli
Kürdistan Bölgesi’ndeki bazı siyasi çevreler, bölge sınırları içerisindeki Türk üslerinin TSK’nın çekilmesinin ardından Peşmerge güçlerine bırakılması gerektiğini savunuyor. Bu görüşe göre Erbil ve Duhok gibi kentlere yakın bölgelerde bulunan askerî noktaların kontrolü Peşmerge tarafından üstlenilmeli, Türkiye sınırına yakın bölgelerde ise anayasal olarak federal yapıya bağlı Sınır Muhafızları görev yapmalı.
Kürdistan Demokrat Partisi üyesi Ribin Salam da Irak merkezli Al-Alam Al-Jadeed’e yaptığı açıklamada, Başika konusunda farklı bir değerlendirme yaparak, üssün federal hükümetin kontrolündeki bölgede bulunması nedeniyle Irak ordusunun burayı devralmasının doğal olduğunu söyledi. Salam, Kürdistan Bölgesi sınırları içerisindeki diğer üslerin ise Peşmerge tarafından kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.
Güvenlik uzmanı Salar Aziz de Türk üslerinin konumlarına göre farklı güçler tarafından devralınabileceğini savunarak, kent merkezlerine yakın üslerin Peşmerge’ye, sınır hattındaki askeri noktaların ise federal Sınır Muhafızları’na bırakılabileceğini ifade etti.
Bağdat: Kontrol federal güçlerde olmalı
Kürt siyasetçi Faık Yezidi ise farklı bir yaklaşım ortaya koyarak, Türk askerlerinin çekilmesinin ardından Başika ve çevresine federal güçlerin konuşlandırılması gerektiğini savundu. Yezidi, üslerin herhangi bir siyasi partiye bağlı güç tarafından kontrol edilmesinin Irak devletinin egemenliği açısından yeni bir sorun yaratabileceğini belirtti.
Yezidi, özellikle Irak devlet otoritesinin ülke genelinde yeniden güçlendirilmesinin 30 Eylül sonrası dönemin temel başlıklarından biri haline geldiğini belirterek, üslerin geleceğinin federal hükümetin yetki alanında olduğunu savundu.
Başika, daha geniş çekilmenin parçası
Başika-Zilkan tartışması yalnızca tek bir askeri üsse ilişkin değil. Türkiye’nin Irak’ın kuzeyinde yıllar içinde oluşturduğu askeri varlığın tamamının geleceği de Bağdat-Ankara görüşmelerinin başlıkları arasında bulunuyor.
Çeşitli kaynaklara göre Türkiye’nin bölgede Bamerni, Başika ve Kani Ması başta olmak üzere büyük askerî üslerinin yanı sıra çok sayıda küçük ileri karakol ve gözlem noktası bulunuyor. Türkiye bu askeri varlığını ağırlıklı olarak PKK tehdidine ve sınır güvenliğine dayandırırken, Bağdat uzun süredir Türk operasyonlarının Irak egemenliğiyle bağdaşmadığını savunuyor.
Reuters’a konuşan görüşmelere yakın Iraklı bir askeri yetkili, Başika’nın yanı sıra Musul yakınlarındaki daha küçük bir Türk üssünün de devrinin 2026 yılı sonuna kadar tamamlanabileceğini belirtti.
PKK’nin çekilmesiyle yeni güvenlik düzeni
Başika’nın geleceğine ilişkin görüşmeler, PKK’nın Irak’taki silahlı varlığının sona erdirilmesine yönelik süreçle birlikte yürütülüyor. Bağdat, Erbil ve Ankara arasında oluşturulan ortak mekanizmanın temel gündemlerinden biri, PKK mensuplarının Irak topraklarından çekilmesi ve örgütün başta sınır hattı olmak üzere bölgedeki silahlı mevzilerinin tasfiye edilmesi.
Sincar’da YBŞ’nin Irak ordusuna entegrasyonu ve PKK bağlantılı grupların bölgeden ayrılmasıyla birlikte, Türkiye’nin bölgede yürüttüğü askerî faaliyetlerin de yeni bir güvenlik düzenlemesine göre şekillendirilmesi bekleniyor.
Bu nedenle Başika-Zilkan üssünün geleceği, yalnızca bir askerî tesisin kime devredileceği sorusu olmaktan çıkıp, Irak’ın kuzeyinde Türkiye’nin askerî varlığının yeniden düzenlenmesi ve Bağdat ile Erbil arasındaki yetki paylaşımının nasıl şekilleneceği tartışmasının merkezine yerleşmiş durumda. TSK’nın Başika’dan ne zaman tamamen çekileceğine ilişkin ise şu aşamada kesinleşmiş bir tarih bulunmuyor.