EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Balıkesir Edremit’te bir simit fırınında staj yapan MESEM öğrencisinin "cinsel istismara maruz kaldığı" iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru ...
01.05.2026
0
Laiklik Meclisi, 2026’nın ocak ve şubat “Laiklik İhlaller Raporu”nu yayımladı. Rapor kapsamında iki ayda toplam 322 alt başlıkta ihlal saptandı. Raporda; “Yeni bir aşamaya geçen karşı devrim hamlesini durdurmanın ancak laikliğe ve Cumhuriyet’e sahip ...
04.05.2026
0
Emek ve Meslek Örgütlerinden Kadınlar, 1 Mayıs 1977'de Taksim'de katledilen kadınları Kazancı Yokuşu'nda andı. Anma sırasında yapılan açıklamada, "Bizler şiddeti yalnızca bireysel değil; yapısal, politik ve sistemsel bir sorun olarak görüyoruz ...
01.05.2026
0
Türkiye Barolar Birliği bünyesinde kurulması planlanan "Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi", yüksek takipçili avukatların sosyal medya ve dijital mecralardaki paylaşımlarını inceleyecek. Reklam yasağı ihlali tespit edilen içerikler ilgili ...
03.05.2026
0

Bülent Arınç: Sayın Cumhurbaşkanımız olağanüstü üzülmüş ‘Sinan Ateş olayını araştırıp bulacaksınız, bana sonucunu getireceksiniz’ demiş

Arınç, Habertürk’te Mehmet Akif Ersoy’un sorularını yanıtlıyor

Bülent Arınç: Sayın Cumhurbaşkanımız olağanüstü üzülmüş ‘Sinan Ateş olayını araştırıp bulacaksınız, bana sonucunu getireceksiniz’ demiş
Yayınlama: 19.01.2023
3
A+
A-
Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı AKP’li Bülent Arınç, “Sinan Ateş’i tanımam, içimiz yandı. Buna benzeyen olaylarda bizim herhangi bir şey söylememiz direkt, bir tarafta yer aldığımızı söylememiz, birileri tarafından istismar edilebiliyor. Bir Müslüman olarak gerisinden Fatiha’ları, Yasin’leri okuduğumu söyledim. Bu hususta yorum yapmak istemedim. Tam da olayın üzerine gidilirken ‘sen ne karışıyorsun’ deyip hazırda bekleyen insanlar var. Bunlar küfür ve hakaret timleridir.” tabirlerini kullandı. Arınç, Erdoğan‘ın Ateş cinayetiyle ilgili, “Sayın Cumhurbaşkanımızın yakınlarından aldığım bilgiye göre bu hadiseden olağanüstü üzülmüş, ‘Bunu araştırıp bulacaksınız, bana sonucunu getireceksiniz‘ dediğini aktardı. 
 
Arınç Erdoğan’ın cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimde yeniden aday olup olamayacağı tartışmalarına ilişkin olarak, “Yeni seçim kanunun uygulanacağını düşünüyorum.” dedi. 
 
Arınç’ın açıklamalarından satır başları şöyle: 

“Sayın Cumhurbaşkanı demek ki tekrar iplerini eline aldı”

İtiraf etmeliyim ki iktisattaki düşüncelerden, toplumsal barışa kadar giderek zorlaşıyordu. Kazanamayacak durumdan giderek kazanır duruma gelmesini 1 yıllık dönemde takip ettim. Son 3-4 aydan bu yana büyük bir yükseliş görüyorum. Bu trend devam ederse sayın Cumhurbaşkanımızın bu seçimi tekrar kazanabileceği konusu. En büyük sıkıntı iktisatta. Çalışanların, emeklilerin, sözleşmelilerin farklı ezası var. Borcun, faizin geldiği nokta. Sayın Cumhurbaşkanı bu hususta önlemler almaya başladı. Bu güveni arttırdı. Sayın Cumhurbaşkanı hizmetlerini devam ettiriyor. Buluyor, buluşturuyor. Demek ki tekrar iplerini ele aldı. Hem enflasyon konusunda hem de çalışanları enflasyona ezdirmeme uğraşı içerisinde.

22 yıldan bu yana başat rol sayın Cumhurbaşkanımızın. Seçmen bölümü ‘güvendiğimiz insan, bununla yola devam edebiliriz’ beklentisi vardı. Şu anda büyük ölçüde bu beklentiler karşılanıyor. Dışarıdan para bulunuyor. Fakat şimdi tam kâfi mi derseniz, öteki şeyler yapmanız lazım. 5 ayda bu bahiste topluma güven verilebilirse bu seçim kazanılacak, bundan eminim. Ben bunu söylemeye çalıştım. Bu trend bu türlü devam ederse elbette 1. cinste kazanacaktır. Benimle yapılan mülakatta ikisini de ele aldım. Özellikle sayın Cumhurbaşkanının bu seçimi kazanabileceği konusunda toplumda beklenti oluştu. Muhalefetin kendi içerisindeki tutarsız hali. Adaylık noktasından başlayarak, sayın Davutoğlu’nun 6 tane parti başkanı onay vermezse Cumhurbaşkanı herhangi bir şey yapamayacak. Şayet partilerden bir tanesi ayrılırsa kriz çıkacak sözleri, esasen huzursuz olan seçmen tarafında bu tarafa doğru, daha yeni başlamadan birbirine düştüler şeklinde olumsuz manada bir beklenti ortaya çıktı. Bunun da sayın Cumhurbaşkanımıza yönelme konusunda, ortadaki gri alanın sayın Cumhurbaşkanı ve partisine doğru döndüğünü tespit edebiliyorum.

“Cumhurbaşkanımızın yakınlarından aldığım bilgiye göre bu hadiseden olağanüstü üzülmüş”

Özellikle sosyal medyada bir türlü kalemşörler, troller hiç bakmadan, bir takım itirazı olan insanlarla karşılaşıyorum. Merhum Sezai Karakoç ‘anlamak masraflı iştir, emek ister’ diyor. Sosyal medyada biraz da akıllarından zoru olan insanların yanlış anlamayı değil; karşıtından anlamaya meyyal olduklarını görüyorum. Bir şeyin tamamını okumadan bir tarafını eksik görüyorlar olabilir. Bugün binlerce telefon ve iletiyle ‘ağzına sağlık’ diyenlerin yanında ‘neden bunu söyledin’ diye iki hususa dikkat çekiyorlar. Birisi merhum Sinan Ateş’le ilgili. Merhum Sinan Ateş’i tanımam. Vefatıyla birlikte içimiz yandı. İki tane günahsız yandı, bir eşin feryatlarını karşılıksız bırakmam mümkün değil. Buna benzeyen olaylarda bizim herhangi bir şey söylememiz direkt, bir tarafta yer aldığımızı söylememiz, birileri tarafından istismar edilebiliyor. Bir müslüman olarak gerisinden fatihaları, yasinleri okuduğumu söyledim. Bu hususta yorum yapmak istemedim. Tam da olayın üzerine gidilirken ‘sen ne karışıyorsun’ deyip hazırda bekleyen insanlar var. Bunlar küfür ve hakaret timleridir. Nerede olduklarını herkes bilir. Orada bir Erbakan hocamızın örneğini verdim. Bu türlü konularda kaygısı ki, mesela bu kardeşimizin vefatında diyelim, sahiden bu alçakça cinayet, fakat burada savcılık soruşturma açtı. Benim için teminat şudur. Sayın Cumhurbaşkanımızın yakınlarından aldığım bilgiye göre bu hadiseden olağanüstü üzülmüş, ‘Bunu araştırıp bulacaksınız, bana sonucunu getireceksiniz’ demiş.

“Ben suçu biliyorum da hatalıyı bilmiyorum”

Diğer tarafa baktığınızda aynı topluluk içinde farklı isimler farklı şeyler ortaya koyuyorlar. Bunların bir kısmını tanıyorum. 80 davacıları beni gerçek ağabeyleri olarak kabul ederler. Ben Manisa davacılarının davasını 3 sene takip etmiş beşerim. Siyasi manada hiçbir zaman ülkücü olmadım; fakat davacıların davasına yürekten inanan beşerim. ‘Kanımız aksa da zafer İslam’ındır’ diyen insanlarla hiçbir ayrılığım olmadı. Bu mevzuda bildiğim bir şey yok. Suç belli; cinayet. O hatalılar araştırılırken ‘Bence budur, şudur’ demek esasen doğru değil. Bugün çok değer verdiğim gazetece arkadaşımız bana mesaj atmış; ‘madem hatalıyı biliyorsun niçin söylemiyorsun’ diye. Ben suçu biliyorum da hatalıyı bilmiyorum. Merhum Sinan Ateş’e gönlümden modül koparak üzüldüğümü ifade ediyorum. Küçük yaşta babasız kalmış, eşinin acısıyla yanıp tutuşan hanımefendiye karşı yapacağım dayanağı manevi manada yapmaya çalışıyorum.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.