EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Balıkesir Edremit’te bir simit fırınında staj yapan MESEM öğrencisinin "cinsel istismara maruz kaldığı" iddialarına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru ...
01.05.2026
0

Fehmi Koru: Ahmet Hakan’dan da öğrenilecek doğrular var, dünkü yazısını kaçıran CHP’liler için yazdım

“Pek çok muhafazakâr onları dinledikten sonra Kılıçdaroğlu’nun kendilerine yakın telaffuzuyla aldatılmak istendiği kanısına varmışsa hiç şaşırmam”

Fehmi Koru: Ahmet Hakan’dan da öğrenilecek doğrular var, dünkü yazısını kaçıran CHP’liler için yazdım
Yayınlama: 21.06.2023
1
A+
A-

Fehmi Koru*

Daha önce nadiren yaptığım bir uygulamaya bugün başvuracak ve yazımın en az yarısını bir diğer muharririn yazısına ayıracağım.

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın dünkü yazısına…

Gazetesinin ve şahsen kendisinin bilinen halleri yüzünden CHP’lilerin -özellikle de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun- okuma zahmetine katlanmayacağını sandığım bu yazı, aslında en fazla o etrafta okunup tartışılmaya değer.

‘CHP’li medya’ diye isimlendirilebilecek gazeteler ve televizyon kanalları ile onlarda görüşlerini yayımlayan yazarlar ve yorumculardan söz ediyor Ahmet Hakan.

Tespitleri “Seçim neden kaybedildi?” sorusuna yeni bir bakış açısı sunması bakımından önemli.

Aşağıda bahse ilişkin yazıyı bulacaksınız:

“KEMAL Kılıçdaroğlu, aslında teşhisi doğru koymuştu.

Milliyetçi muhafazakâr seçmenden oy alamadan seçimi kazanamayacağının farkındaydı.

*

Helalleşme söylemi bunun içindi.

Hadis okuması bunun içindi.

Necip Fazıl’dan söz etmesi bunun içindi.

‘Bizim de çok yanlışlarımız olmuştu’ diye özeleştiri yapması bunun içindi.

*

Sağ siyasileri transfer etmesi, İYİ Parti ile ittifak kurması, Saadet Partisi’ni yanında tutmaya ihtimam göstermesi falan…

Bunlar da milliyetçi muhafazakâr seçmeni kendisine oy vermeye ikna etmek içindi.

*

Fakat tesirli olamadı Kılıçdaroğlu.

Milliyetçi muhafazakâr bölümü ikna edemedi.

Giremedi o mahalleye.

*

Bunun 99 tane nedeni olabilir.

Ben yalnızca birinden söz edeceğim:

*

Kılıçdaroğlu’nun muhafazakâr / milliyetçi seçmenden oy alma hevesi ile kendisine destekleyici televizyon kanallarının söylemi arasında büyük bir uçurum vardı.

*

Kılıçdaroğlu alttan aldıkça bunlar üstten üstten konuşuyordu.

Kılıçdaroğlu helalleşme dedikçe bunlar hesaplaşmaktan söz ediyordu.

Kılıçdaroğlu ihtimamlı bir lisan tutturmaya çabaladıkça bunlar baş göz girişiyordu.

Kılıçdaroğlu muhafazakârlara sevimli görünmek istedikçe bunlar muhafazakârlara antipatik gelecek her türlü tavrı alıyorlardı.

*

Peki buna karşı Kılıçdaroğlu ne yaptı?

Hiçbir şey.

Ses etmedi. Şikâyetçi olmadı. ‘Biz bu telaffuzlarla mutabık değiliz’ demedi. İtiraz etmedi.

Hepsini geçtim.

Durumdan şad olmadığına dair en küçük bir işaret bile vermedi.

*

Oysa acı gerçek şuydu:

*

Bu televizyon kanalları Kılıçdaroğlu’na destek vermeseydi…

Kılıçdaroğlu’nun oy oranında azalma değil, artış olurdu.”

Başlığı ‘Halk TV Fox falan’ olan yazıyı okudunuz. Şu Anda üzerinde düşünebilirsiniz.

Ahmet Hakan’ın yazısını, meslek hayatının büyük kısmını Kanal-7 bünyesinde geçirdiği için, bir cins tanıklık sayabiliriz. Yazıların ve ekranlardaki yorumların bilhassa muhafazakar okurlar ile izleyiciler üzerinde nasıl tesir bırakacağını bilebilecek durumda biri o.

Siyasi hayata ilk çıktığında AK Parti’ye ilgi gösterebilecek kitlenin rahatsızlık duymadan izleyebildiği tek bir TV kanalı vardı: Kanal-7… Diğer kanallar hep karşılarını ekranlara çıkartarak AK Parti’nin önünü kesmeye çalışırken, Kanal-7 nitelikli muhafazakar yorumcular yanında farklı görüşten aydınlara da söz hakkı tanıyor, iki tarafın birbirini anlamasına taban teşkil ediyordu.

İktidara giden yolda AK Parti’ye medyadan destek geldiyse tek taraflı olmayan yayınlardan geldi.

Bu seçim kampanyasında tek taraflı yayını sadece AK Parti’nin prestij ettiği gazeteler ile kanallar yapmadı, CHP’lilerin prestij ettiği medya da tek taraflı yayıncılık yaparak muhalefete destek çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun görüşlerini öğrenmek için CHP’nin prestij ettiği ekranlara takılan dikkatler, bu ortada ona destek çıkma çabası içerisindeki yorumculara da kulak verdiler doğal olarak…

Ve, bu dikkatten Kılıçdaroğlu kaybederek çıktı.

Pek çok muhafazakar onları dinledikten sonra Kılıçdaroğlu’nun kendilerine yakın telaffuzuyla aldatılmak istendiği kanısına varmışsa hiç şaşırmam.

Anlaşılan, ayda bir kendisiyle aynı masada buluşan muhafazakar liderler de bu çelişkinin dayatacağı faturanın çabaları baltalamaktan ileri gitmeyeceği ikazında ya bulunmadılar yahut gereğince ısrarcı olmadılar.

Benim burada zaman zaman yaptığım ihtarlar da boşa gitti.

Öyle olduğunu fark ettikçe bir kere daha, bir sefer daha yazdım fakat beyhude.

Şimdi de kendilerinin doğru ve haklı olduklarını, onun yanlış yaptığını yeniden aynı kalemler ile yorumcular söylüyor ve Kılıçdaroğlu’nun istifasını talep ediyorlar.

CHP’yi yeniden seçimde oyu %20’nin ötesine gidemeyecek, çıkardığı adayı %50’ye yakın oy alamayacak hale getirmeden de durmayacaklar.

İstedikleri, kendilerinin çizdikleri hudutlar içerisinde bir CHP…

Umarım, Ahmet Hakan’ın üstte aktardığım yazısını her nasılsa okuyan CHP’lilerden bir-ikisi yüreği ellerine alıp yazıyı genel liderlerine da okutmuştur.  

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.