Fehmi Koru: Merak bu ya, Erdoğan-Bahçeli 45 dakikada ne konuştu? CB Erdoğan Özgür Özel’e neden 2 Mayıs’ta randevu vermiş olabilir?

“Özgür Özel Külliye’de nasıl bir havayla karşılaşacak?”

Fehmi Koru: Merak bu ya, Erdoğan-Bahçeli 45 dakikada ne konuştu? CB Erdoğan Özgür Özel’e neden 2 Mayıs’ta randevu vermiş olabilir?
Yayınlama: 30.04.2024
3
A+
A-

Fehmi Koru*

Türkiye’de her gündem süratle yerini yeni bir gündeme terk ediyor.

Siyaset açısından sağlıklı bir durum mu bu? Sanmıyorum.

Yarın ve yarından sonraki gün çok önemli iki gündem unsuru var.

İlkinde, 1 Mayıs günü, ‘İşçi Bayramı’ kutlanacak. Emekçiler bayramlarını klâsik olarak Taksim’de kutlamak istiyorlar, ama İstanbul Valiliği ‘‘Başka bir yer isteyin, neresi olursa olsun izin var, ama Taksim olmaz’’ yanıtını veriyor.

CHP’nin yeni seçilen genel başkanı Özgür Özel ise, bu yasağı delmek için teşebbüste bulunacaklarla birlikte o gün Taksim’e çıkmayı deneyecek.

Ertesi gün de, Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la Külliye’de bir araya gelecek.

Ne konuşacaklar, doğrusu merak etmeden duramıyorum.

Tıpkı, dün yapılan ve 45 dakika sürdüğü kayıtlara geçen Erdoğan’ın MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyareti sırasında neler konuşulduğunu merak ettiğim gibi…

Biraz önce, çeşitli gazetelerin internet sitelerinde Erdoğan-Bahçeli görüşmesiyle ilgili haberleri taradığımda, bazısında görüşmenin hiç önemsenmediğini, bazısında da birkaç satırlık kadarıyla geçiştirildiğini fark ettim.

Oysa Erdoğan ile Bahçeli’nin şu sıralarda konuşmaları gereken çok sayıda -bazısı dikenli- mevzu başlığı bulunuyor. 10-15 dakikası hal-hatır sormayla geçecek görüşmede, o kadar mevzu, yarım ste nasıl sığdırılmıştır, anlamak epey zor.

Acaba Erdoğan muhatabını ‘‘Merak etmeyin, rahatsızlık duymanızı gerektirecek bir şey yok’’ diyerek rahatlatmış mıdır? Yoksa, Bahçeli, onun bu teyidinden önce, ‘‘Ferdi Tayfur’un müziği üzerine bindirilmiş yürüyüş imajım umarım sizi rahatsız etmemiştir’’ cümlesiyle -varsa- gerginliği ortadan kaldırmayı mı tercih etmiştir?

İki lider birbirini rahatlatıcı bir havayı bir araya gelişlerine yansıtmamışlarsa, ortalarındaki sıkıntılı unsurları görüşmeleri için yarım stin yeteceğini sanmıyorum.

Tayyip Erdoğan’ın, yerel seçimden yenilerek çıkılmasında ülkedeki ekonomik problemlerin en çok önemli rolü oynadığı değerlendirmesi sebebiyle başarısına umut bağladığı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e, yurtdışında katıldığı bir toplantıda İngilizce konuşurken kullandığı bir sözcüğü mazeret ederek sert karşı çıkmasıyla ilgili Devlet Bahçeli’ye soracağı sorular olmalıydı…

Bahçeli’nin yeni sistemin seçilebilmede aradığı ‘50+1’ kaidesinin vazgeçilmezliğine dair tabirleri Külliye’den başdanışman seviyesinde aynı sertlikte bir cevapla karşılanmıştı. MHP lideri de herhalde görüşmede o mevzuyu açma ihtiyacı duymuştur.

Yoksa yarım stte o mevzulara hiç değinilmemiş olabilir mi?

Medeni bir biçimde ayrılma kararı karşılıklı bildiri edilerek…       

İki tarafın görüşme öncesinde sergilediği tutumlar bana bu ihtimali düşündürmüyor değil.

Bu da bizi direkt şu soruya götürüyor: Kimilerinin seçimin çabucak akabinde dillendirdiği gibi, AK Parti, kendisini fabrika ayarlarından uzaklaştırmada en büyük hissenin sahibi olan MHP ile yollarını ayırıp daha özgürlükçü ve demokratik bir hale bürünebilir mi?

Soruyu soran benim ama, soruya olumlu bir karşılık vermemi gerektirecek en ufak bir münasebet bile bulamıyorum.

İşçi Bayramı’nda, kendisinden evvelki iktidarlar tarafından uygulanmış, iktidara gelince AK Parti’nin de sekiz yıl -AİHM ve AYM kararlarına rağmen- uyguladığı Taksim yasağı 2010 yılında kaldırılmış ve sonraki üç yıl boyunca emekçiler bayramlarını geneleksel mekanı olan Taksim’de kutlayabilmişlerdi.

Mesela, bugün, İstanbul Valisi, ‘‘Buyurun, Taksim sizlere açık’’ davetinde bulunabilir mi?

CHP genel başkanı Özgür Özel’in partisi içerisinden gelen itirazları dahi göze alarak Külliye’ye çıkmasından bir gün önce, böylesine bir ani hal değişikliğine gidilmesi, ne kadar güzel bir davranış olurdu, değil mi?

Belki de ana siyasi damarların temsilcisi iki partiyi, ülkenin temel meselelerinin tahlilinde dayanışmaya sevk edebilecek bir yakınlaşmanın başlangıcına tanıklık edebilirdik.

Olabilir mi?

Gönlüm istese bile, olabileceğini düşünemiyorum.

MHP ne yapar eder ve birlikteliğin bozulmasına izin vermez.

‘İzin vermez’ nihailiğini bilerek seçtiğimi bilesiniz.

Özgür Özel Külliye’de nasıl bir havayla karşılaşacak?

İşte üzerinde durulmayı hak eden esas soru bu.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.