DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Fehmi Koru: Yeni ders yılı başlıyor; CB Erdoğan’ı dinleyip üç çocuk sahibi olanlar kara kara düşünüyor…

“Gelecek jenerasyonların vebali onun üzerinde”

Fehmi Koru: Yeni ders yılı başlıyor; CB Erdoğan’ı dinleyip üç çocuk sahibi olanlar kara kara düşünüyor…
Yayınlama: 11.09.2023
5
A+
A-

Fehmi Koru*

Bugün ilkokuldan liselere kadar bütün okullar yeni ders yılına başlıyor. Bu yıl ilk, orta ve lise seviyesindeki okullarda okuyacak öğrencilerin sayısının 20 milyon civarında olacağı hesap ediliyor.

Pek çok ülkenin nüfusundan daha yüksek bir sayı bu.

O kadar çocuğun eğitilmesi yöneticilere büyük sorumluluk yüklüyor.

Etrafa kulak verdiğimde, günümüzde eğitimin, benim yıllar önce kendi çocuklarımla yaşadığım tecrübeden çok farklı cereyan ettiğini anlıyorum.

Bizim çocuklar ilkokulu mahalle mektebinde okudular.

Devlet okullarında.

Biri dışında başkaları ilk okuldan sonra imtihanlarını kazandıkları Anadolu liselerine gittiler.

Anadolu liseleri, yani devlet okulları…

Şimdi ise velilerde önemli bir telaş gözleniyor. Derhal her aile çocuğunu bir özel okula yazdırma telaşında. Evvelce büyük vilayetlerimizde bile özel okul sınırlı sayıdaydı ve oralara ekseriyetle varlıklı ailelerin çocukları giderdi. Özel okul için meczup divane olmak gerekmezdi.

Günümüzde derhal herkes imkanlarını da zorlayarak çocuğunu bir özel okula göndermenin peşinde.

Neden?

İlk karşılık, devlet okullarının kalitesizliği oluyor. Çocuğunun iyi bir üniversitede istediği kısımda okumasının lakin özel okul eğitiminden geçtiği kabulü bu yeni eğilimin gerisindeki etken.

Ankara’dayım ve başşehrin neredeyse her sokağında birden fazla özel okul tabelasıyla karşılaşıyorum.

Ben diyeyim yüzlerce, siz deyin binlerce özel okul kapılarını öğrencilere açmış bulunuyor.

Özel okul para demek. Hem de iyi para. Ayrıyetenokullar çoklukla ailelerin yaşadığı muhitten uzak olduğundan meskenden okula ve okuldan eve ulaşım için servis devreye giriyor. O da farklı para.

Bizim çocuklar ilk eğitimlerini mahallenin okulunda aldıklarından servis hizmetinden yararlanmak gerekmemişti. Karda kışta bile kendileri okula gidip gelebiliyorlardı.

Şimdi o denli mi ya. Öğrenci çocuğun evi ile devam ettiği okulun bulundukları yerler bazen bir birinden 30 km uzak olabiliyor.

Gelsin servis araçları.

Yakınlarımdan birinden çocuğunu göndereceği okulun servisi yüksek bir aylık ücret talep etmiş, akabinde da eklemiş: “Bu sayı benzin-mazot fiyatı 40 TL’nin üzerine çıktığında değişecektir.”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümet misyonunu üstlendiği ilk günden başlayarak, merasimlerine katıldığı nikahlarda yeni evlenen çiftlere ‘en az üç çocuk’ tavsiyesinde bulunmaktaydı.

Tavsiyesini dinleyenlerin çocukları değişik düzeylerde eğitim hayatının içindeler.

Üç çocuklu bir ailenin onları özel okullara göndermek için harcamaları gerekecek miktar imkanlarının çok üzerinde.

Zannediyorum, yeni kurulan ailelerde genç evliler, beklenen masrafları düşünerek, o cins tavsiyelere fazla kulak vermiyorlardır.

Galiba Cumhurbaşkanı Erdoğan da, ya eskisi kadar çok sayıda nikaha katılmıyor yahut katılsa bile eski tavsiye ve temennisini pek tekrarlamıyor.

Bir çocuğun aylık özel okul ve servis masrafı 15-20 bin TL civarında; üç çocuklu bir ailenin eğitim masrafını varın siz hesap edin.

Kim o kadar para kazanıyor?

Özel okullara istek bir zorunluğun sonucu; devlet okullarından üniversiteye girmenin zahmeti aileleri özel okula yönlendiriyor.

Her köşede özel okul açıldığı halde tekrar de ihtiyaç için kâfi olmuyor.

Yapılması gereken, devlet okullarının kalitesinin tekrar yeni yeniden eski düzeyine -hatta daha da üzerine- çıkartılmasıdır. Çocuklarımız okul çağına girdiğinde, etraf, hiç tereddütsüz, en yakın devlet okuluna göndermemizi tavsiye etmişti; sonuçtan mutluyuz. Şu Anda yeniden o tıp tavsiyelerin geçerli hale gelmesi ve oralardan alınan eğitimin ailelerin çocukları için düşündükleri istikbale yaraması sağlanmalıdır.

Yirmi yıl öncesine kadar olabilen neden şu anda olamasın?

Ak Parti iktidarda 22. yılını sürdürüyor. Hükümetler değiştikçe bakanlar da değişti, fakat bakanı en çok değişen milli eğitim bakanlığı oldu. Artık bu yüzden midir, bilinmez, en fazla şikayet alınan husus da, eğitim.

Okul sahipleri bile bakan olarak denendi, lakin kötü gidiş durdurulamadığı gibi, devlet okullarının eğitim düzeyi 20 yıl öncesinden daha iyi değil.

Yeni bakan eğitim alanından. Üniversite hocası -rektör- lakin öğretmenlik tecrübesi de var. Daha önce aynı bakanlıkta müsteşarlık misyonunda bulunduğu için öğretmen-öğrenci eksenindeki sıkıntıları biliyor olmalı.

Başka her şeyi bir yana bırakıp, devletin her düzeydeki eğitim kurumlarını özellerin üzerine çıkartmanın yollarını arayıp bulmalı.

Gelecek jenerasyonların vebali onun üzerinde.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.