DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, belediyelere ilişkin yaptığı değerlendirmede iktidarın “yargı ve kayyım” politikalarını, ana muhalefetin ise “yolsuzluk ve denetimsizlik” sorunlarını eleştirerek, iki tarafın da vatandaşın sorunlarına çözüm ...
02.04.2026
0
Türkiye Altın İşletmeleri A.Ş.’nin Nevşehir ve Kayseri’yi kapsayan maden kapasite artışı projesi için “ÇED olumlu” kararı verildi. Proje kapsamında faaliyet alanı genişletilirken yeni tesislerin kurulması planlanıyor. Cumhuriyet'ten Şeyda Öztürk'ün ...
01.04.2026
0
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İkizköylü Esra Işık'ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Hatimoğulları, "Bu ülkenin ağacını, ormanını, suyunu, taşını savunmak suç değildir" dedi. Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki ...
01.04.2026
0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Zonguldak'ta 1 Nisan'da yapılan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçiminde pusulada "harf hatası" yapıldığı gerekçesiyle CHP'nin oyunun geçersiz sayılarak CHP'nin adayının seçimi kaybettiğinin iddia ...
06.04.2026
0

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Uğur Dündar’ın eleştirilerine sert yanıt

“Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…” sözleriyle sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, Dündar’ın argümanlarına karşılık verdi

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan Uğur Dündar’ın eleştirilerine sert yanıt
Yayınlama: 10.04.2024
5
A+
A-

CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazeteci Uğur Dündar‘ın açıklamalarına tepki gösterdi. “Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…” sözleriyle sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, Dündar’ın tezlerine karşılık verdi.

Kılıçdaroğlu, “Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!” dedi.

“Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler” diyen Kılıçdaroğlu, “Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin casusu olup olmadığımı soracak kadar istikrarınızı yitirdiniz, ses çıkarmadım” tabirlerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsde etmem.   Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım argümanlarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine “siyasi rüşvet aldınız” imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!” dedi.

“Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma eforları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, siyasi arenada makosenlerimi tekrar giyerim ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda çabamı veririm” diyen Kılıçdaroğlu, “Büyük emeklerle ve ödenen bedellerle tesis edilen bu kardeşlik yapısına, bu toplumsal ittifaka ve bu helalleşmeye saldırmayı sürdürürseniz, milletin uygarlık yolundaki bu muahedeye halel getirmeye çalışırsanız, bunun hesabını sorarım” sözünü kullandı..

Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şu şekilde:

“Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…

Sağdan soldan vatan evlatlarının idamlarıyla sonuçlanan 68 kuşağı fırtınasında gemisine dalga vurmamış Uğur Dündar, 1980 darbesinin ‘Bizim Uğur’u, TRT Genel Müdürü…”

“Ayağına taş değmemiş Uğur Dündar”

Bizim jenerasyonun onur abidelerinden Tarık Akan‘ın yumruklaştığı, dürüst ve mücadeleci gençlik-kafalarında bitlerle azaplardan geçerken-ayağına taş değmemiş, nezaket ziyaretlerinin müdavimi Uğur Dündar…

‘Gün geçmiyor ki’ cümlesiyle başladığı her haber programında, fonda tansiyon müzikleriyle süslediği ve toplumun inanç noktalarına temas ederek 28 Şubat sürecinin alt yapısında emeği olan, iş başörtü sıkıntısına geldiğinde; “İnadına küçük etek, inadına dekolte” sloganlarına katkı sunan Uğur Dündar…

Sağlık skandalı haberi ismi altında ‘Tesettür Faciası’ başlığıyla, toplumdaki kutuplaşmanın her daim ekmeğini yiyen, fildişi kulelerinin zirvesindeki konforlu alanını inşa edebilmek için büyük ‘fedakarlıklar’ yapan, andıçların Uğur Dündar’ı…”

“Sizin çarkınız tekrar döner”

”Her alanda, mevcut baskıcı iktidarın, sizin de içerisinde arkadaşlarınızın olduğu (ki bence onlar o denli sanıyor) muhalifler, davalarla, mahpuslarla, ataklarla mücadele edip bedel öderken, sizin çarkınız tekrar ‘şanlı ünlü’ döner Uğur Beyefendi.

Senin de bildiğin ama hiç hoşuna gitmeyecek bir sır vereyim; Biz helalleştik… Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakın oy vermeyi, ismini duyunca besmele çeken muhafazakârlarımızla helalleştik. 1960’lardan kalma sağ sol arbedesinin kötü mirasıyla yüzleştik. Bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle de helalleştik…   İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuştuk, anlaştık, helalleştik… Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlarla yüzleştik.”

”Size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz!”

”Geçmişte yaşadığımız bütün travmalarımızı, öfkelerimizi, intikam hislerimizi ebediyen toprağa gömdük. Bütün farklılıklarımızı kabul ettik, sevdik ve kucaklaştık. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz! Bunu vatanperver dostlarımızla yaptık. Başta değerli dostum Sayın Karamollaoğlu olmak üzere 6’lı masanın başkanları ile yaptık.

Nasıl yaptığımızı da anlatayım. Berkin Elvan’a da ağladık, Eren Bülbül’e de… Sinan Ateş ile de vurulduk, Tahir Elçi ile de… Deniz Gezmiş’le de sehpaya çıktık, Mustafa Pehlivanoğlu ile de… Ergenekon kumpası mağdurlarına da destek olduk, hatasız günahsız KHK mağdurları anaokulu öğretmenlerine de…

”Ölüm tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük”

”Yürüdük Uğur Beyefendi. Hak için halk için yürüdük. Yolumuza kurşunlar bırakıldı yürüdük… Pislikler döküldü yürüdük… Terör örgütleri kuşun sıktı, linçlendik, içerisinde bulunduğumuz ev için ‘Yakın o evi’ dediler, tekraren vefat tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük.

Cumhuriyet Halk Partisi çok değişti Uğur Beyefendi. Artık toplumun büyük kısmını öcü benzeri gördüğü bir parti değil. Bakın TV programında değerli kardeşim Cemal Enginyurt, size karşı millet ittifakını ve helalleşmemizi nasıl savunuyor, siz ise nasıl da inkar ediyorsunuz.”

“Buna müsde edemeyiz”

”Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!     Toplumun inanç ve bedelleri ile siz ve temsil ettiğiniz kimliğiniz, mıknatısın iki başka kutbu üzeresiniz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve toplumsal barışa yaklaştıkça seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü kardeşlerimiz, bütün kırgınlıklarını unutan Kürt kardeşlerimiz, vatanperverlik çatısı altında bütünleştiğimiz sağcı kardeşlerimiz, özcesi bu ülkenin ötekileri bizden uzaklaşıyor. Buna müsde edemeyiz.”

‘Siyasi rüşvet aldınız’ imasına susmam”

”Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler. Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin casusu olup olmadığımı soracak kadar istikrarınızı yitirdiniz, ses çıkarmadım. Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsde etmem. Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım argümanlarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine ‘siyasi rüşvet aldınız’ imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!”

“Hesabını sorarım”

”Sizin tabirinizle; ‘Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu 70’li yıllardan beri tanırım. Kemal Bey’in asıl işi hesap sormaktır. Devletin birçok kayıp trilyonlarını, tüyü bitmemiş yetim hakkını, yurt dışından getirmiş ve hazineye irat kaydettirmiştir.’ El hak doğrudur Uğur Beyefendi. Benim asıl işim hesap sormaktır. Büyük emeklerle ve ödenen bedellerle tesis edilen bu kardeşlik yapısına, bu toplumsal ittifaka ve bu helalleşmeye saldırmayı sürdürürseniz, milletin uygarlık yolundaki bu muahedeye halel getirmeye çalışırsanız, bunun hesabını sorarım.”

“Uğur”lar sizin olsun, Tarıklar bizimdir”

”Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma eforları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, SİYASİ ARENADA MAKOSENLERİMİ TEKRAR GİYERİM ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda uğraşımı veririm.   Tarih kimi affedecek, kimi affetmeyecek? Bu soruyu da not düşelim zaman göstersin…   Bu vesileyle de vatanperver gazetecimiz Sayın Mehmet Ali Birand’ı hürmetle anmış olalım. Onun şahsında bütün gerçek gazetecilere selam olsun…   “Bizim Uğur”lar sizin olsun, Tarıklar bizimdir…   Kalın sağlıcakla…”

Ne olmuştu?

Uğur Dündar, Sözcü gazetesindeki köşe yazısında “CHP’nin ve “Altılı Masa”nın lideri Kemal Kılıçdaroğlu resti görmek yerine, kendi adaylığını dayattı ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetti” tabirlerini kullanarak şu satırları yazdı:

Son yerel seçim sonuçları gösterdi ki; Kılıçdaroğlu, kendisi yerine Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’tan birini aday gösterseymiş, o seçim basitçe kazanılacakmış!..

Üstelik “Altılı Masa”daki çoğu partiye, bol keseden milletvekili dağıtmaya da gerek kalmayacakmış!..

Böylece siyaset tarihimizde dönüm noktası olacak büyük bir imkan kaçmış.

Ne diyelim?

Tarihten ibret alınmasını ve böylesine vahim yanlışların bir daha tekerrür etmemesini dileyelim…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.