“Bana 6 yıl değil 60 yıl verin, tekrar bu insanların haklarını savunacağım”
Edirne F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 2015-2017 yılları arasında Diyarbakır, Mardin, Ankara ve Mersin’de yaptığı konuşmalar nedeniyle hakkında açılan davanın karar duruşması Mersin’de görülüyor. Konuşmalarına mevzu telaffuzları gerçekleştirilen görevlilerin tamamının FETÖ’den tutuklandığını belirten Demirtaş, “Devletler toplumun özgürlüklerini kısıtlayarak var olmuşlardır. Devlet istek üzerine kurulmamıştır, devlet kutsal değildir, Türk devleti niçin kutsal olsun? Ben bunu söylediğim için hangi devletin neresi incindi. Devlet hukukî kişiliktir, hükmî kişiliğe hakaret mi olur?” diye sordu. Demirtaş, “Bana 6 yıl değil 60 yıl verin, yeniden bu insanların haklarını savunacağım. İnsanlık onurunu ben korudum, bin sefer karşıma gelse tekrar korurum, cezadan çekinmem” tabirlerini kullandı.
Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2015-2017 yılları arasında Diyarbakır, Mardin, Ankara ve Mersin’de yaptığı konuşmalar nedeniyle pek çok soruşturma açıldı. Buna göre Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve devrin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nu El-Nusra, IŞID, Ahrar ul Şam benzeri örgütlere maddi ve manevi yardım yapmak, lojistik destek, silah ve para yardımında bulunmak ve Türkiye’de 2014-2016 yılları arasında meydana gelen olaylardan sorumlu tutmakla itham etti.
Demirtaş hakkında TCK 301 kapsamında “cumhurbaşkanlığına hakaret” ve “hükümet ve devlet organlarını alenen aşağılama” suçlamalarıyla açılan 10 dosya birleştirildi. Davanın karar duruşması, Mersin 14’ncü Asliye Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı.
“Devlet hukukî kişiliktir, hukukî kişiliğe hakaret mi olur?”
Gazete Duvar’dan Yüsra Batıhan’ın haberine göre, duruşma salonu tıka basa dolarken, salon dışında pek çok kişi de duruşmayı kapıdan izledi. Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Demirtaş, burada savunma yaptı. “Devleti aşağılama” suçlamasıyla yargılanan Demirtaş, “Türkiye Cumhuriyeti dahil dünyanın bütün devletleri katildir, kan üzerine kurulur, kutsal değildir. Devletler toplumun özgürlüklerini kısıtlayarak var olmuşlardır. Devlet istek üzerine kurulmamıştır, devlet kutsal değildir, Türk devleti niçin kutsal olsun? Ben bunu söylediğim için hangi devletin neresi incindi. Devlet hukukî kişiliktir, hukuksal kişiliğe hakaret mi olur?” diye sordu.
“Bana 6 yıl değil 60 yıl verin, tekrar bu insanların haklarını savunacağım”
Söz konusu tezlere dikkat çeken Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu ülkede cumhurbaşkanı, başbakandan öteki tenkitlerimizi kime söyleyeceğiz, söyleyince hakaret oluyor. Ben bu konuşmaları yaptığım sırada, Cizreli Cemile Çakır’ın cenazesi buzdolabı içinde bekletildi. Cenazesinin gömülmesine izin verilmedi. Cemile Çakır günlerce bu buzdolabında, ailesinin gözü önünde defnedilmeyi bekledi, cenazesi kokmasın diye dolaba konuldu. Bu fotoğraf bir bayanı öldürdükten sonraki çıplak fotoğrafı. Twitter’da yayınlandı. Bunlar devlet mi, bunlar devlet vazifelisi mi? Ben bunları eleştirirken ne diyeyim, ‘3-5 polis’ mi diyeyim, ‘ayıp etmişsiniz çocuklar bu türlü şeyler paylaşmayın’ mı diyeyim, ne diyeyim? Hangi ahlak, hangi hukuka göre bunu yaptılar, neden sessiz kalayım. Zira ben Kürdüm, burada duranlar Türklük kontratını imzalamış olanlardır, farkımız budur. Taybet İnan, 65 yaşında kendi konutunun önünde 7 gün cenazesi sokakta kaldı. Ben o konuşmayı yaptığımda 7 gün boyunca Taybet İnan’ın cenazesini almaya çalıştık. Ben bu insanın hakkını savunan Selahattin Demirtaş’ım, budur farkımız. İnsanlık onuru burada 7 gün yattı. Bana 6 yıl değil 60 yıl verin, tekrar bu insanların haklarını savunacağım. İnsanlık onurunu ben korudum, bin sefer karşıma gelse yeniden korurum, cezadan çekinmem. O konuşmaları durup dururken mi yaptım, insan durup dururken devleti neden eleştirsin. Bakın neler yaşamışız: Bir özel harekatçı bir yatak odasına gitti, spermlerini bir bayanın iç çamaşırına sildi fotoğrafını çekip Twitter’da paylaştı. Duvara ‘katliam yaptık, buyruğu senden aldık uzun adam’ yazmışlar. Meskenlerin duvarına yazmışlar bunu. Kürdün duvarına ‘Türksen övün değilsen itt et’ yazmışlar. Kim yazmış, devlet yazmış. Ben bu devleti eleştirdim. Ben yargılamaya husus konuşmaları yaparken bunlar yaşanıyordu.”
“Hakaret ettiğim için yargıladığınız devlet vazifelileri FETÖ’den tutuklu”
Konuşmalarına husus telaffuzları gerçekleştirilen görevlilerin tamamının FETÖ’den tutuklandığını belirten Demirtaş, “Devlet yapar mıymış bu türlü bir şey? 15 Temmuzda gördünüz, Meclis’i bombaladılar. Cizre’de bir sivile işkence yapacağına inanmadığın devletin 15 Temmuz’da Meclis’i bombaladığına inandınız. Ben bunların hepsini söyledim, az bile söyledim. Bu Fetullahçılar bunu yaparken başbakan ‘Taş üstende taş, baş üstünde baş bırakmayın’ diyordu. Onlar da durdurmaya çalışmadı. Devlet dediğin bu türlü mi olur?” diye konuştu.
“Hakim ‘kitap okumayın’, Demirtaş, ‘savunma okuyorum öykü benzeri mi geldi’ dedi”
Demirtaş savunmasını yaptığı esnada, mahkeme hâkimi “Kitabın ismini verin, okumak isteyen okusun. Buradan kitabı başından sonuna kadar okuyamazsınız” dedi. Demirtaş, söylediği söz edilen söyleme karşı, “Ne kitabı, savunma okuyorum savunma. Kıssa benzeri mi geldi size?” diye sordu.
“Okumuyorum, savunmamı da yapmıyorum. Sözümü kestiniz”
Demirtaş’ın savunmasını alkışlayan bir izleyici ise salondan çıkarıldı. Demirtaş’ın savunmasını kitap olarak nitelendiren mahkeme hakimi, Demirtaş’ın savunmasına devam etmesini talep etti. Demirtaş, “Okumuyorum, savunmamı da yapmıyorum. Sözümü kestiniz, hakim benim savunmamı kesti bitiriyorum” dedi.
“Bedelli hapis yatıyoruz parasını siz ödüyorsunuz”
Savunmasını yarıda kestiğini ve son sözlerini söylediğini belirten Demirtaş, “Biz tutuklandığımızda dolar kuru 3.13’dü, bugün 30’larda. Hukukun katledilmesinin faturasını insanlar dolar kuru ve enflasyon ile ödedi. Hukukun üstünlüğü ekonomi ile alakalıdır. Emekliler her ay Demirtaş ve Kavala’yı içerde tutabilmek için cebinden 3 bin lira ödüyor. Siz bir mşınızı veriyorsunuz, öğretmenler bir mşını Demirtaş ve Kavala içeride tutulabilsin diye veriyor. Bedelli hapis yatıyoruz, parasını da siz ödüyorsunuz. Neden? Bu iktidar orada kalabilsin diye, mafya cirit atabilsin diye, tarikatlar parayla, devleti soyarak, talanla semirebilsin diye. Halk da bedelini ödüyor. Bugüne kadar verdiğiniz kararlar, yalnızca buna yaradı. Daha söylenecek çok şey vardı ama sizin rahatsız olmanız beni de rahatsız etti” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Duruşma, Demirtaş’ın avukatlarının savunmaları ile devam ediyor.